ÇOCUKLARIN OKSİJENE İHTİYACI VAR

ÇOCUKLARIN OKSİJENE İHTİYACI VAR
, Dosya
Düzce’de bu yıl faaliyete geçen Çözüm Özel Eğitim Kursu, aslında 25 yıllık bir firma. Dershanecilik tecrübesini, Temel Liselere ve eğitim kurslarına dönüştüren Çözüm, 27 derslikli binasında 16’şar kişilik sınıflarda gençlerin oksijenini tüketmeden onları geleceğe hazırlıyor.

Aslen Sakaryalı olan Çözüm Özel Eğitim Kursu Düzce Kurucusu ve Müdürü Erol Beyazyüz, eğitim alanındaki birikim ve tecrübelerini bizimle paylaşıyor.

ŞEHRİN EN ZENGİNLERİ HEP ONLARIN DERSHANESİNE GİDİYORDU

Ben Çözüm’ün Düzce kurucusuyum. 5 yıldır eğitim sektöründeyim. Sakaryalıyım. Çözüm’de iki yurt dışı ortağımız var. Çözüm 25 yıllık bir firma. Dershanelerin kapatılmasıyla birlikte temel liseye dönüşüm projesini üreten, bakanlığa kabul ettiren bir firma. Yayıncılık sektöründe pazarın lideri. Fetö’den önce dershane sektöründe  ikinciydik. Fetö çıkında birinci sıraya geldik. Etüt kurslarında ikinci markayız. Düzce’de bu yıl faaliyete geçtik. Daha önce dershane açmak kolay değildi. Özellikle küçük şehirlere gelmek istemiyordu markalar. Çünkü, şehrin en zenginleri hep onların dershanesine gidiyordu.

ESKİSİ GİBİ DEĞİL ARTIK ŞARTLAR BİRAZ DAHA AĞIR

Çözüm Özel Eğitim Kursu olarak şuan ki binamızda 27 derslik var. Öğrenci sayımız 200 civarında ve 20 tane de öğretmenimiz var. Çözüm olarak şuanda lise öğrencimize eğitim veriyoruz. Son genelge ile birlikte ortaokul kısmını açmayı zorlaştırdılar. Eskisi gibi değil artık şartlar biraz daha ağır.

SINIFLARIMIZ 16 KİŞİLİK

Şuan sınıflarımızda öğrenci sayımız 16 kişiden fazla değil. Bu sayı artarsa öğrencinin ilgisi düşer. Çocukların oksijene ihtiyacı var. Her öğrencinin bir nokta 2 metrekarelik alana ihtiyacı var. Kontenjan ona göre belirleniyor. Fiziki yeterlilik eğitimde öğretmenden daha etkili . Bina yapısı ferahlığı çok önemli. Gençleri kafese koyup ders anlatamazsınız.

VELİLER İNANILMAZ İLGİSİZ

 Düzce’de veliler çocukların eğitimi konusunda inanılmaz ilgisiz. 200 öğrencimizin 5 tanesinin velisiyle yakın temas kurabiliyoruz. Her sınıfın rehber öğretmeni var. Veli çocuğunu bırakıp gidiyor. Sonrasıyla çok ilgilenmiyor. Bu oran Sakarya’da daha yüksek. Biz çağırmadan veliler gelir. Veliyi takip sistemine katmazsanız başarıya ulaşamazsınız. Düzce’de fındıkçılığın da verdiği bir güç ile gençler geleceğini garantide görüyor. Kendilerine göre matematik yapmışlar. Bunu da veli yaptırıyor. Genç geleceğini garanti altında görüyor ve kaygı yaşamıyor. Düzce’nin eğitim sektöründe veliyi eğitimin içine çekmesi lazım.

SANA PARA VERİYORUM DİYOR

Eğitimde önemli etkenlerden bir diğeri ise öğretmendir. Ancak öğretmenin rolü veliden sonra gelir. Eski öğretmenler daha disiplinli sorgulayıcıydı. Yeni öğretmenlerde o yok. Gerçi devlet okullarında öğretmen öğrenciye kötü bir söz söylediğinde ertesi gün veli idareye geliyor. Bu sistem devlet okullarında böyle iken bizde daha farklı. Çocuk, devlet öğretmeni bana müdahale edemiyor, sana para veriyorum sen nasıl müdahale edeceksin diyor. Velilerde özel sektördeki öğretmeni aynı şekilde görüyor. Böyle olunca öğretmenin çok fazla etkisi kalmıyor. Şuanda öğretmenler öğrencilerine arkadaş olmaya çalışarak bir şeyler yapmak için uğraşıyor. Halbuki bu bir yarış ve bir yarış varsa bunda disiplin şart. Bir komuta zinciri oluşturulmalı. Şuan ki öğretmenlerle, öğrencilerle ve velilerle bunu sağlamak zor.

 YARIŞ ADALETLİ DEĞİL

Eğitimdeki politika sık sık değişiyor. Devletin en çok değiştirdiği politika eğitim ve sağlık. Sistem içinde doğru bulduklarımız var ama yanlışlar da var. Antalya’da meslek lisesi memleket meselesi diye bir program var. Şuanda ülkenin en büyük sıkıntısı meslek liselerinin bitirilmesi. Ara eleman kalmadı. Herkes işletmeci mühendis oldu. Yarışın olduğu yerde ortaya kötü bir sistem çıkıyor. Parası olan özel ders alıyor. Bir matematik hocasına yüksek para verenler oluyor. Koçluk merkezleri oluşturulmuş. Yarış adaletli yarış değil. Eğitim politikası doğru değil, ezbercilik sistemi artırılmaya çalışılıyor. Düşünmeyi mantığı öne almıyorlar.

BİZDEN İSTENENLER ÜNİVERSİTELERDE YOK

Devlet özel kursların açılmaması için çaba harcıyor. Özel eğitimcilerden istenen metrekareler, laboratuvarlar devlet üniversitelerinde yok. Siz mümkün olduğunca açmayın diyor. Bizden istenenler hiçbir yerden istenmiyor. Bize diyor ki bir öğrenciye 1.2 metre kare alan ayarlayın. Devlet okullarında ise bir sınıfta 40 öğrenci okuyor. Bu öğrencilerde eğitim alıyor, özel kurumlardaki öğrenciler de eğitim alıyor.

İYİ EĞİTİM VER ÇOCUK SENDEN MEMNUN KALSIN

Devlet okulları daha kötü durumda. Şuanda okul müdürlerine yapılan baskı var. Çocuklarınızı özel kurumlara göndermeyin diye. Kursa giderseniz size devamsızlık yazarız diye bir baskı oluşturan yerler var. Hiçbir şey baskıyla çözülmez. İyi eğitim ver çocuk senden memnun kalsın. Eğitim vermiyorsun kaliteyi tutturamıyorsun, ama kursa gönderilmesine de karşısın. Devletin koyduğu şart var 15 öğrencinin altına düşerse kapanır diyor. Bakıyorsunuz 15öğrencinin altına düşüyor, sınıfta 3 kişi 5 kişi kalmış öğretmen 15 kişi yazıyor. Bir nevi devleti kandırıyorsun.

KAYIT DIŞIYLA UĞRAŞACAKLARINA BİZİMLE UĞRAŞIYORLAR

Bakıyorsunuz 5 öğretmen ev tutmuş evde ders veriyor. Bu binanın hiçbir yerine çözüm yazısı yazmayayım beni gelip milli eğitim denetlemez. Çünkü kayıtlı adresim yok yani kayıt dışı çalışıyorum. Ben izinle uğraşayım, vergi vereyim, bu işi kaçak yollarla kayıt dışı yapanlar dururken gelip bizimle uğraşsınlar. Resmileşince işler çok daha zor yürüyor.

REKABETİN OLMADIĞI YERDE KALİTE DÜŞER

Düzce’de bizim gibi üç eğitim merkezi var. Bu tabi ki yeterli değil. Dershanelerin kapatılmasından önceki döneme baktığınızda burada 6 firma vardı. Şuanda liselere eğitim veren firmalar anlamında bakıyoruz 3 firma var. Binaların kapasitesi artmadı. Mevcut binalar aynı. Önceden 24 kişilik sınıflar vardı şimdi sınıflar 16 kişilik. Şuanda yetersiz. Çünkü rekabet azalıyor. Rekabetin olmadığı yerde kalite her zaman düşer. Açık konuşuyorum 3 işletmeyle sınırla kalacağız. Çünkü  5 Ağustos’tan önce bir başvurusu varsa firmanın 5 ders için kurs verme izin alabiliyor. Ağustostan sonra başvuranlara 1 ders için izin veriyor. Öğrenciye tek ders vermek için kimse gelip yatırım yapmaz, yer açmaz. Zaten veli de tek ders için o kurslara para vermez.

EĞİTİM KURUMLARINI KAPATARAK BU SİSTEMİ DÜZELMEZLER

Eğer ki bizim derdimiz bu kurslardan belli kesimlere insan yetiştirmekse, bana desin ki kaç kurum var Düzce’de 5 kurum diyelim. Birer tane müfettiş ayırsın, yıllık gideri ne müfettişin 50 bin diyelim. Bu müfettiş haftada bir gelsin bizi denetlesin, ama amaç İyi bir eğitimse.. Yok amaç belli kesimlere, belli cemaatlere adam yetiştirmekse bunu böyle engelleyemezsiniz. Adamlar daire tutar, villa tutar yine eğitim verirler. Bunlar kontrol altında tutulmalı. Burada yasal bir kurum var bana vergi veriyor desinler ve bir cemaate bağlı olup olmadığımı gelip denetlesinler. Eğitim kurumlarını kapatarak bu sistemi düzeltemezler.

ÇOK PARASI OLAN ÖZEL DERS ALIR…

Hepimiz 28 Şubat’ta yaşananlara kızıyoruz. O zaman meslek liselerinin ve imam hatiplerin önü kapandı. Bizler bunu eleştirdik. Ama şimdi öyle bir duruma geldik ki çok parası olan özel ders alır, orta seviyedekiler devlet okullarındaki kurslara gidip kendini hazırlar. Bu çocukların hepsinin gireceği sınavlar aynı. O zaman adaletli bir yarış olmuyor.

DEVLETİN KABUL EDEMEDİĞİ KURUM ÖZEL KURSLAR

Devlet özel okulları destekleyerek kendi yükünden yüzde 12’sini özel okullara aktar istiyor. Akıllıca yapılan bir destek bence. Devletin kabul edemediği kurum bizim gibi özel kurslar. Kanımca etüt ve kursların ömrü uzun değil. Devlet bunları kabul etmedi.  

DEVLETİN KARARLILIĞINI GÖRDÜK

Çözüm sektörü hızlı takip ediyor. Çözüm’ün bir çok dershanesi temel liseye dönüştü. Çözüm dönüşümden en az zarar gören kurumdur. Belli bir gurup dedi ki sen beni kapatamazsın. Biz Çözüm olarak devletin kararlılığını gördük. Hepimiz temel liseye dönüştük. Dediler ki Temel liseler 4 yılın sonunda kolej olacak  yada kapanacak. Hazırlıklarımızı ona göre yaptık. Temel liseye dönüştürdüğümüz tüm dershanelerimiz 4 yılın sonunda hepsi koleje dönüşecek alt yapıya sahip.

 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...