FİZİKİ ALT YAPIDA BİR ÇOK BÖLGEDEN ÜST SIRADAYIZ

FİZİKİ ALT YAPIDA BİR ÇOK BÖLGEDEN ÜST SIRADAYIZ
, Dosya
Eğitimin Düzce’deki en yetkili isimlerinden biri olan Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit ile Düzce’deki eğitimi masaya yatırdık. Eğitimin insan hayatındaki öneminden tutun da fiziki yapılanmasına, Düzce için uygulanmaya başlayan iki yeni projenin kazanımlarından, veli-öğrenci-öğretmen üçlüsünün eğitimdeki başarıyı artırmak için yapması gerekenlerden kısacası eğitim denince akla gelebilecek her ayrıntıyı görüştük.

ESKİ ÇAĞLARDAN BERİ İNSANLIK İÇİN EN ÖNEMLİ KAVRAM EĞİTİM

Eğitim günümüz dünyasında artık oldukça bilimsel yöntemler ile üzerinde çalışılan, bu kapsamda birçok ülkede farklı yöntemler ile uygulamaların olduğu bir alan. Eğitim anlamında baktığımızda, eski çağlardan beri insanlık için önemli olan ve var olan bir kavram.

Eğitim birazda insanların yaşadıkları dönemde ki ihtiyaçları ile de ilgili gelişim göstermiştir. İnsanların çokça savaştıkları bir dönemde askeri eğitim önem kazanırken, başka bir dönemde ise farklı eğitimler ön plana çıkıyor. İnsanlar doğduklarından itibaren bir ailenin içerisinde büyüyorlar. Belli bir yaştan sonra git gide insanların tabi oldukları sosyal çevreler büyüyor, genişliyor. İnsan girdiği her çevrede belli bir eğitimi aslında öğreniyor.

SOSYAL HAYATTA, AİLEDE, ÇEVREDE VAR OLAN BİR SÜREÇ EĞİTİM

Şimdi ise ilk olarak bebeklikte ailede başlayan bir eğitim, ardından çocuğun büyümesi ile birlikte biraz daha geniş ailesinden yani çevresindekilerden, mahallede ki arkadaşlarından öğrendiklerini de bir eğitim olarak görmeliyiz. Daha sonra okul dönemi ile başlayan resmi bir eğitim faaliyeti başlıyor. Dolayısı ile eğitim yalnızca okullar da olan ve biten bir şey değil. Eğitim sosyal
hayatta da var olan, ailede de var olan, bunların yanında devletinde içerisinde olduğu ve belirlediği ilkeler ile yürüyen bir süreç.

EĞİTİMİ DEVLETLER HAZIRLADIKLARI MÜFREDATLAR İLE ŞEKİLLENDİRİYOR

Her toplumun, her devletin insanlarından bir takım beklentileri var. Geleceğe veya günün koşullarında nasıl bir insana ihtiyaç duyuyor ya da gelecekte nasıl bir toplum hayal ediyor ve bu toplumda ki insanların nasıl olmasını düşünüyor. Bu çerçevede eğitimi de devletler hazırladıkları müfredatlar ile şekillendiriyorlar ve bu müfredatlar ile birlikte öğretmenler okullarda eğitim faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz.

DEVLETİMİZ EN BÜYÜK BÜTÇEYİ EĞİTİME AYIRIYOR

Bizim devlet olarak eğitimden beklentimiz öncelikle geçmişini, tarihini, kültürünü, dinini, manevi değerlerini çok iyi bilen, üstün ahlaklı ve bunun yanında geleceğin Türkiye’sinde, devletimize Dünya standartlarında en güzel şekilde hizmet edebilmesi için oldukça geliştirilmiş bir nesil ortaya çıkarmak. Bunun içinde çok önemli çalışmalar var. Eğitim gerçekten önemli bunu devletin en büyük bütçeyi eğitime ayırmasından da anlayabiliriz.

BİR AYAĞI GEÇMİŞTE BİR AYAĞI DA GELECEKTE OLAN ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK GEREKİYOR

Siz eğer toplumunuzu en güzel şekilde eğitir ve geliştirseniz birçok problem zaten kendi kendine çözülür. Devletin ilerlemesinde ve gelişmesinde, Dünya ile rekabet edebilmesinde yine yetiştirdiğiniz çocukların niteliği çok önemli. Bir pergel gibi düşünürsek bunun bir ayağı geçmişte bir ayağı da gelecekte olan çocuklar yetiştirmek gerekiyor.

NE KADAR NİTELİKLİ EĞİTİM VERİRSEK DÜNYA BARIŞ VE HUZUR İÇİNDE OLUR

Eğitim bir toplum için, Dünya için çok önemli. İnsanları ne kadar eğitebilirsek veya eğitim sektöründe insanları ne kadar tutabilirsek onlara ne kadar nitelikli eğitim verebilirsek Dünya o kadar barış ve huzur içerisinde olacak demektir. İnsanlarımız ne kadar eğitimsiz kalırsa da, insanlar eğitimden ne kadar uzakta kalırsa da orada o kadar problemler ile karşılaşılacaktır.

ÖĞRETMENİN ÖZELLİĞİ BUGÜNDEN YARINA DEĞİŞMEZ

Bir öğretmenin hangi özelliklere, hangi niteliklere sahip olması gerektiği çağdan çağa değişiklik gösterse de aslında temel de aynıdır. Eğitim yapan öğretmen eğer başarıya ulaşacaksa hangi niteliklerde olmalıdır, hangi yeterliklere sahip olmalıdır? Bu bugünden yarına değişmez. Belli konularda değişiklik olabilir ama temel konularda değişmemesi gerekir. Belli bir dönem eğitimde disiplinin biraz daha fazlalaştığı dönemler olmuştur ülkemizde. Ancak son dönemlerde biraz daha bir rahatlama olduğu söylenebilir, öğrenciler açısından.

ÖĞRETMENLER  ÖĞRENCİLER İLE ARALARINDA BİR SEVGİ BAĞI KURMALI

İbni Haldun vardır geçmişimizde. Çok önemli bir bilim adamıdır. İbni Haldun eğitim alanında diyor ki “Çocuğa yaklaşırken, sert bir şekilde, onları ürkütecek bir şekilde yaklaşmayın” diyor. Biraz daha sevgiye dayanan bir eğitimden bahsediyor yüzyıllar öncesinde. Şimdi geldiğimiz noktada bugünde öğretmenlerimiz öğrenciler ile aralarında bir sevgi bağı kurmaları gerekiyor. Bir sınıf ortamında eğer çocuk öğretmenden tedirgin oluyorsa onun öğrenmesi de zorlaşıyor.

ÖĞRENCİ TEDİRGİN OLURSA ÖĞRENME GERÇEKLEŞMİYOR

Yapılan bilimsel araştırmalara göre öğrenci tedirgin olursa öğrenme gerçekleşmiyor. Ancak öğrenci sınıfta mutlu oluyorsa öğrenme daha hızlı oluyor. Sevginin huzurun olduğu ortamda çocuklar çok daha fazla öğreniyor. Öğretmenin en başta yapması gereken bu, huzurlu bir sınıf ortamı. Öğretmenlerin bunu sağlaması gerekiyor.

ÖĞRETMENLERİ ÜSTÜN NİTELİKLER İLE DONATMAMIZ GEREKİYOR

Eğitimin bir amacı var. Bizim de ülke olarak bir amacımız var. Bu amacı gerçekleştirmek için öncelikle eğitimi verecek kişileri, öğretmenleri o üstün nitelikler ile donatmamız gerekiyor. Aynı zamanda öğretmenin sınıfta ki kullanabileceği, araç gereç v.s yöntemleri geliştirmemiz gerekiyor. Bunları bakanlığımız yapıyor. Mesela FATİH projemiz Dünya çapında bir proje.

AKILLI TAHTALAR EĞİTİM ORTAMINI DA DAHA NEŞELİ HALE GETİRİYOR

Dünya’yı sınıflarda çocuklarımızın önüne getiriyor. Akıllı tahtalarımız var, internetimiz var. Bunlar gerçekten büyük gelişmeler. Öğretmenlerimizi rahatlatıyor. Sınıfta ki eğitim ortamını da daha neşeli hale getiriyor ve çeşitlilik sağlıyor. Bunların, çocukların öğrenmelerine çok büyük katkıları var. Öğretmen gelecek sınıfta bir saat konuşacak sonra gidecek, böyle bir sınıf ortamı yok. Akıllı tahta açılıyor, oradan örneklere bakılıyor, dersine göre farklı görseller açılıyor çocuklar daha mutlu olabiliyor.

İNSANIN YETİŞTİRİLMESİ EN BAŞTA İNSANIN KENDİ SORUMLULUĞU

İnsanın yetiştirilmesi en başta insanın kendi sorumluluğu. İnsan kendisini geliştirmek istemiyorsa kimse onu geliştiremez. Ama insan kendini geliştirmek istiyorsa muhakkak bir şeyler yapar. Kitap okur, farklı etkinliklere katılır, seminerlere katılır ve kendisini geliştirir.

ÖĞRETMENLER KENDİLERİNİ EN ÜSTÜN STANDARTLARDA GELİŞTİRMELİ

Geleceğin Dünyasını görüyoruz, Türkiye’nin hedeflerini görüyoruz. Öğretmenlerimizde bu bağlamda çocukları en güzel şekilde yetiştirmek için öncelikle kendilerini en üstün standartlarda geliştirmesi en başta kendi görevi.

 VELİ TAMAMEN EĞİTİMİN İÇİNDE OLMALI

Veli kesinlikle tamamen eğitimin içinde olmalı. Başarıda ki en önemli faktör velinin de olduğu bir sistemin geliştirilmesi. Okul, öğretmen ve aile. Bu ayaklardan biri eksik olduğu zaman maalesef istenilen başarı sağlanamıyor. Öğretmende çok iyi görevini yapacak, okul yönetimi de çok iyi olacak, çocuklar ile ilgilenecek. Ama aile de çocuğunu takip edecek. Öğrenmen ile okul yönetimi ile sürekli görüşüp çocuğu hakkında bilgi alacak. Öğretmen aradığında, okul yönetimi aradığında gayet ılımlı bir şekilde ne isteniliyorsa onları yapması gerekiyor. Çocuğunu evde belli bir ölçüde takip etmesi gerekiyor. Çocuk kitap okuyor mu, ders çalışıyor mu? Bu saç ayağını birleştirdiğimizde öğrenci başarı açısından çok yükseliyor. Aile ilgilenmediği zaman orada bir eksiklik meydana geliyor.

 BUNDAN ÖNCEKİ KUŞAKLAR EĞİTİMDE DEPREMDEN ETKİLENDİ  

Depremin Düzce’de ki olumsuz etkilerini değerlendirsek eğitimde olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Oradan kaynaklanan bir olumsuzluk var. Şu anda bunun etkisi büyük ölçüde ortadan kalkmış. Ancak bundan önceki belli bir kuşak bundan büyük ölçüde etkilenmiş.

FİZİKİ ALT YAPIDA BİR ÇOK BÖLGEDEN ÜST SIRADAYIZ

Şu anda eğitimde fiziki alt yapı anlamında ülkenin birçok bölgesine göre üst sıralardayız. Okullarımız yapılmış. Yalnızca merkezde 8 tane ikili eğitim yapan okulumuz var. Sayın Valimizin talimatıyla onlarla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Sayın Başbakanımız da açıkladı, tam güne dönüşüm projemiz var. Bunları da gerçekleştirdiğimizde hiçbir problemimiz kalmayacak. Zaten bu 8 tane okulumuz şehir merkezinde ve başarılı okullarımız. Bundan dolayı da çok fazla talep gören okullarımızdır.

DENGE PROJESİ İDARECİLERİ ZORLAYAN BİR SİSTEM

Bu sene iki yeni projeyi uygulamaya başladık. Bunlardan bir tanesi Denge Projesi. Düzce Eğitimde Nitelik Geliştirme Projesi bunun açılımı. Okullarımızda birçok faaliyetlerimiz var. Bir okulda neler yapılması gerekir, o okulda başarının artması için neler yapılmalı. Hangi çalışmalar yapılmalı diye başlıklar oluşturduk. Onların birde alt başlıklarını oluşturduk. Mesela okulunuzda gazete çıkardınız mı? Dergi hazırladınız mı? Sportif faaliyetlerde başarınız var mı? Kültürel faaliyetlerde başarılarınız var mı? Bu başlıklar ile ilgili elektronik ortam da geliştirdik. Biz belli zamanlarda DENGE sistemimizi açacağız. Okul müdürümüz öğretmenler ile oturacak, orada ki yazan faaliyetlerden yaptıklarını işaretleyecekler. Yaptım diye işaretlemesi yetmeyecek biz yaptığına dair raporları, dosyaları da onlardan isteyeceğiz. Bu girişler yapıldıktan sonra okulun puanı ortaya çıkacak. Her yaptığı faaliyetin puan olarak karşılığı olacak. Onların hepsi toplandığında, okulun Düzce içinde ki okullar arasında kaçıncı sırada olduğu ortaya çıkacak. Bu sistem idarecileri zorlayan bir sistem.  Bu yönü ile okullarımızı çalışmaya zorlayan bir sistem. Bu konu hakkında komisyonlarımız çalışmaya devam ediyor. Sistemi daha da geliştirmeye çalışıyoruz. Başarıyı arttırma yönünde daha fazla neler yapılabilir diye de çalışmalara devam ediyoruz.

BAŞARIYA BİR ADIM PROJESİ İLE EKSİKLER TESPİT EDİLECEK

Diğer projemiz ise Başarıya Bir Adım Projesi. Buraya geldiğimizde bize hep sınavlarda ki başarıdan bahsedildi. Geçmiş yıllarda maalesef birçok okulumuzda deneme sınavı yapılmıyordu. Bazı okullarımızda çok iyi bir sınav kültürü varken bazı okullarımızda maalesef ne bir sınav kültürü ne de buna karşı bir duyarlılık olmadığını gördük. Biz dedik ki bir sistem geliştirelim. Hem TEOG hem de YGS sınavında il genelinde bir çalışma yapalım. Bizim Başarıya Bir Adım Projesinde geliştirdiğimiz proje de deneme sınavları yapılacak, ünite testleri çözülecek. Bu ünite testleri ve deneme sınavlarının sonuçları incelenecek, analiz edilecek, eksik kalan konular hem sınıf olarak hem de bireysel olarak takip edilecek.

ÖĞRENCİLERİMİZİ ÖĞRETMENLERE ZİMMETLEDİK

Bizim 8. Sınıfta eğitim gören 5 bin öğrencimiz var. Biz bu 5 bin öğrenciyi de öğretmenlerimize zimmetlemiş durumdayız. Her öğretmenimize belli bir sayıda öğrenci verdik. O öğretmenimiz o öğrencileri takip ediyor. Sınavlara giriyor mu? Sınavların sonucu nasıl gelmiş? Ailesi ile görüşülmesi gerekiyor mu? Gerekirse ailesi ziyarete gidiliyor. Ya da ailesi okula çağrılıyor. Bu şekilde biz 5 bin tane çocuğu takip etmeye başladık. Bu direk hedefe yönelik bir proje.

DENEME SINAVLARINI DÜZENLİ YAPIYORUZ

Bu okullarımızda deneme sınavlarının yapılması, analizlerin yapılması, sonra tekrar deneme sınavlarının yapılması gibi. Bunlarla ilgili bazı standartlar getirdik. Son sınıflar için ayda iki defa deneme sınavı yapılacak. Yedinci ve on birinci sınıflar için ayda bir deneme sınavı gibi. Proje kapsamında bütün okullarımıza, ortaokullarımıza fotokopi kâğıdı aldık. Fotokopi makinesi olmayan okullarımıza fotokopi makinesi aldık yaklaşık 30 tane ve dağıttık okullarımıza. Her şeylerini biz hazırlamaya çalışıyoruz.

BU PROJE MERKEZDEN KÖYLERE HER OKULDA UYGULANIYOR

Bu projelerin en merkezde ki okuldan, köylerdeki okullara kadar her yerde uygulanması için de elimizden geleni yaptık. Her türlü imkanları var. Biz asgari şartları belirledik. Mesela okul ayda 4 deneme sınavı da yapabilir. İdareciler okullarının başarılı olması için farklı projelerde geliştirebilir, biz destek veririz.

BAŞKAN KELEŞ’İN DESTEĞİ İLE İLK DENEME SINAVIMIZI YAPTIK

Düzce Belediye Başkanı Sayın Mehmet KELEŞ’in desteği ile de ilk deneme sınavımızı yaptık. Başkanımıza desteğinden dolayı çok teşekkür ederim. Başkanımız büyük katkı sağlıyor, deneme sınavlarında ki maddi konuların tamamını karşılıyor. Deneme sınavları konusunda bir duyarlılık oluşturduğumuzu bir kültür oluşturduğumuzu düşünüyoruz.

5 BİN ÖĞRENCİNİN TAMAMINA ODAKLANDIK

En önemli konulardan bir tanesi de sadece başarılı öğrencilere odaklanmadık. 5 bin öğrencinin tamamına odaklandık. Her birisini olduğu yerden bir adım yukarı çıkarmak bizim hedefimiz. Bazen okullar bu tür sınav hazırlıklarında başarı seviyesi yüksek öğrencilerle ilgileniyorlar. Bu da diğer çocuklarımızı olumsuz etkiliyor. Bir okul ya başka okul ile ya da bir öğrenci başka öğrenci ile yarışmıyor. Okullar kendileri ile öğrencilerde kendileri ile yarışıyor. Bu sınavda nasıldı, bir sonra ki sınavda nasıl? Eğer önceki sınava göre kendini geliştirmiş ise bizde başarılı göreceğiz. Hepsinin şartları ayrı bu yüzden hepsini kendi şartları içinde değerlendireceğiz. TEOG sınavı öncesinde birçok okulu ziyaret ettim. Çocuklarımızı sınıflarında ziyaret ettik. İlçe müdürlerimiz de talimat verdim. Onlarda okulları sık sık geziyorlar. İlçelerde ki okul müdürleri ile de bir araya geldik. Toplantılar gerçekleştirdik.

Bu proje ile bir heyecan bir motivasyon oluşturduk diye düşünüyorum. Okul müdürlerimiz ile de görüşüyoruz. Yaptığımız çalışmalar ile bir başarı yakalayacağımızı düşünüyoruz.

KİTAP OKUMA VE DEĞERLER EĞİTİMİ PROJELERİMİZ OLACAK

Sonraki zamanlarda bir kitap okuma projesi de geliştiriyoruz. Değerler eğitimi ile ilgili projelerimiz olacak.  Bunun yanında mesela milletvekilimiz Ayşe KEŞİR’de bir konu üzerinde çalışıyor. O yönde de geliştireceğimiz projelerimiz olacak. Daha sonra kamuoyu ile paylaşacağımız sosyal projelerimizde olacak.

İKİLİ EĞİTİM YAPAN OKUL PROBLEMİMİZİ DE ÇÖZDÜĞÜMÜZDE SORUNLAR AZALACAK

Okullardaki Fiziki durum açısından ülke standartlarına göre oldukça iyi durumdayız. Daha iyi de gideceğiz. Alacağımız çok yol var. İkili eğitim yapan okul problemimizi de çözdüğümüzde sorunlar daha da azalacak. Bu kapsam da FETÖ’den devraldığımız okullar var, yurtlar var. Bunlar da bizim kapasitemizi geliştirdi. Dolayısı ile ülkemize göre oldukça iyi bir durumdayız. Ama dediğimiz gibi alacak çok yolumuz var. Sayın Bakanımız Faruk ÖZLÜ, Sayın Valimiz Zülkif DAĞLI, Milletvekillerimiz Fevai ARSLAN ve Ayşe KEŞİR gerek okullarımızın fiziki yapısı gerekse eğitim öğretim ile ilgili diğer alanlarda bizlere her türlü desteği vermektedirler.

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ İLE ÇALIŞMA İÇİNDEYİZ

Öğretmenlerimizin verimliliğini artırmak için Düzce Üniversitesi ile bir çalışma içerisindeyiz. Milletvekilimiz Ayşe Keşir’in bu konuda bir girişimi var. Öğretmen eğitimi ile de bir çalışma yapacağız.

DÜZCE GÜVENLİK AÇISINDAN PROBLEMLİ DEĞİL

Bazı okullarımızın özel güvenlik görevlileri var. Benim geldiğim yerde bunu çok fazla görmedim. Ama Düzce’de bir çok okul kendisine özle güvenlik görevlisi tutmuş, bu çok güzel. Okul aile birlikleri bunların masraflarını karşılıyor. Bazı okullarımızda yok ama problem olduğunda emniyet birimleri anında müdahale ediyor. Onlarla da sürekli irtibat halindeyiz. Gerekeni yapıyorlar. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Düzce o yönde de çok problemli bir il değil güvenlik açısından.

 MERKEZDEKİ OKULLAR BAŞARILI DİYE YIĞILMA YAŞANIYOR

Düzce merkezdeki bazı okullarda yığılma yaşanıyor. Niye bu okullara çok fazla talep var? Bu okullar biraz daha fazla başarılı olmuş, kendilerini bir şekilde göstermiş okullar. Dolayısı ile talep var. İşte bizim Başarıya Bir Adım Projesi ve DENGE projesi ile bütün okullarımızda bu tür faaliyetleri yaparak onlarda ki standartları da yukarı çıkarmak. Bu okullar dışında da çok başarılı okullarımız var, çok başarılı okul müdürlerimiz var. Tam güne dönüş ile birlikte bu okullarda da bir rahatlama olacağını düşünüyorum. Bunlar çözülecek.

 ÖĞRENCİLERİMİZ SORUMLULUK SAHİBİ OLACAKLAR

Öğrencilere tavsiyemiz şu. En başta öğrencilerimiz sorumluluk sahibi olacaklar. Annesi, babası istiyor diye değil, kendisi için ders çalışacak. Öğrenci anne babası söyledi diye kitap okumayacak. Kendisini geliştirmesi açısından kitap okumanın ne kadar önemli olduğunun farkında olacak. Bunu öğretmenleri söylüyorlar okullarda. Ailesi ona hadi kitap oku demeyecek. Öğrenci babasına “Baba bana bu kitabı alır mısın, ben bu kitabı okumak istiyorum” diyecek. Olmadı gidip kütüphaneden alacak.

TAŞIMA SU İLE DEĞİRMEN DÖNMEZ

Sorumluluk sahibi olacak, hiç kimse ona bir şeyi zorlamadan, öğrenci kendi görevini bilerek kimsenin telkinini beklemeden görevini yerine getirecek. Yeri geldiğinde ders çalışan, yeri geldiğinde gezen, yeri geldiğinde arkadaşları ile oynayan bir çocuk olmalı. Bizim çocuklardan istediğimiz bu. Taşıma su ile değirmen dönmez. Birilerinin o çocuğu takip etmesi ile sürekli zorlaması ile bu iş olmuyor. Bir seviyeye geliyor ama bir noktada yine kopuyor.

“NASIL BİR GELECEĞİM OLACAK” DİYE KENDİLERİNE SORSUNLAR

Öğrenciyi biraz zorluyorsun, Fen Lisesine gidiyor, biraz daha zorluyorsun Tıp Fakültesine gidiyor ama bakıyorsun başarılı olamıyor. Bu adam mutlu mu? Değil. Öğretmenlerimiz bunlara söylüyor zaten. Sürekli konuşuyorlar. Geleceklerini bir görsünler. “Nasıl bir geleceğim olacak” diye kendilerine sorsunlar. Babasının mal varlığı olabilir ama günümüz toplumunda güzel bir hayat yaşamak için mutlaka insanın en üst seviyede okuması gerekiyor. Bir üniversite mezunu olması gerekiyor. Sosyal hayat anlamında bunlar çok önemli. Çünkü zaten çocuk oralara bir meslek kazanmak için gitmiyor ki. Çocuk orada bir hayat öğreniyor. Oradan öğrendikleri ile toplumda kendisine bir statü kuruyor. Çocuklarımız okumanın, üniversite mezunu olmanın ne kadar önemli olduğunu aslında görüyorlar. Geleceğin dünyasında kendini yetiştirmiş olmak çok önemli. Çocuklarımız bu konuda sorumluluk sahibi olsunlar. 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...