Baharı Bekleyen Kardüz Yaylası

Baharı Bekleyen Kardüz Yaylası
, Gezi & Yorum
Bu ay rotamız Kardüz’e. Kış bastırmadan görelim, sizlere gösterelim istedik. Biliyorum ki tekrar kar yağdığında yolları kapanacak ve bahara kadar kapalı kalacak. Çünkü Kardüz’de yaşam duracak. İnsanın olmadığı yerde, doğa kendini dinleyecek.

27.12.2015 tarihinde Güneşli pırıl pırıl bir Pazar günü Akçakoca’dan Kardüz Yaylasına gitmeye karar verdiğimde, beraber olduğumuz arkadaşlarımdan, Tevfik Yapıcı, Sezgin Küçük ve Ömer Faruk Sarı ile saat 11 civarlarında yola çıktık. Böylece Yaylada İkindi güneşinde güzel fotoğraflar çekilebilirdim.

Kabalak rampasını çıkıp tepeye ulaştığımızda, Kardüz yaylası tam karşımızda bize göz kırpıyordu. Düzce ovasını ise kesif bir sis basmıştı.

Gölyaka ilçemize vardığımızda, Necmi Hocamla buluştuk. Necmi Kap 10 yıl beraber Düzce İl Genel Meclis Üyeliği yaptığım bir arkadaşımdı. 2013 yılında, Avusturya’nın Salzburg eyaletinde incelemeler de bulunmak üzere, Valilik tarafından görevlendirilen 4 kişiden biriydi. Gidip gördüğü yerlerle kıyaslanarak hazırlanan raporda aynen şu görüşlere yer verilmişti: “Kardüz Yaylasında kar kaliteli ve kalıcıdır. Kardüz Yaylasında planlanan kayak alanında rakım bin 700,bin 840 metredir. Kar kalınlığı 2012 Mart ayı sonunda çalışma grubunca yapılan incelemede 3-4 metre olarak ölçülmüştür. Çığ tehlikesi bulunmayan 5 adet 800 ile bin 400 metre uzunluğunda olmak üzere en az yan yana 3'er platformdan oluşacak kayak pistlerinin yapılabileceği zeminde ağaç, taş, uçurum vb. tehlike yaratacak, spor kalitesini bozacak durumların olmadığı hem çalışma grubunca, hem de uzmanlarca tespit edilmiştir. Kardüz'ün yaz sporcu kampları, izcilik kampları ve yayla turizmi için de uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Kardüz Yaylasında belirlenen kış ve yaz sporları alanı 2 bin 661 dekardır.”

Niyetimizi kendisine aktardığımda, halen görevine devam eden dostum, yolun tepeye yakın bölgelerin de sıkıntı çekebileceğimizi söyledi. Orman İşletme Müdürümüzle görüşerek bize yardımcı olmasını talep etti.  

Aksu Köprüsünü geçip, Bakacak Köyüne girdiğimizde, sisten çıktık, güneşi tekrar gördük. Gölyaka ve Düzce ovası Deniz gibi görünüyordu. Bembeyaz sislerin altında kalmıştı Düzce. 

Saçmalıpınar Köyüne geldiğimizde asfalt yol bitti. Yolun hemen solunda Orman İşletmesi Yangın Kontrol Binasında Ahmet Demircan bizi bekliyordu. Orman İşletme Müdürlüğümüzün arazi aracıyla yola devam ettik. 

İki ayrı mahalleden, yerel dilde obadan oluşan yaylanın ilk girişinde, Bakacak Obası’nda buz tutmuş karlar yavaş yavaş eriyordu. Akan sular çimenleri suluyordu. Hemen karşımızda Çardaktepe dik duruşuyla meydan okuyordu fırtınalara. Büyük ve küçükbaş hayvanların su içmeleri için hazırlanmış; bir kısmı ağaç kütüklerinden oyularak, bir kısmı betondan yapılan yalaklar içi su dolu baharı bekliyordu. 

Aracımıza binip daha yukarıda bulanan Saçmalı Obası’na geçtiğimizde bir grup Gölyakalı hemşerilerimizle karşılaştık. Pazar gününü farklı bir duyguda yaşamak için çıkmışlardı. İnsanın yüzünü yalayarak esen rüzgârda piknik yapıyorlardı. Davete icabet sünnettendir. Bir taraftan yiyeceklerini paylaştılar bizimle, bir taraftan sohbet ettik, bilgi aldık. Birde üstüne mangal közünde hazırlanmış tavşankanı çayı yudumlamak duygularımızı bile ısıttı.

Öğrendik ki; Kardüz, Düzce’mizin en yüksek, Gölyaka ilçemizin en büyük yaylası.

Bin 832 metre rakımda 180 hektar alan içerisinde olan Kardüz Yaylası yaz aylarında 130 haneye kadar ulaşan büyüklüğü ile ciddi bir yerleşim yeri. Açık havalarda denizin göründüğü yaylada, Düzce’yi tepeden seyretmek mümkün. Ahmet Demircan kardeşimiz tarif ediyor. “Şu karşıda dağların arasındaki köy Esmahanım, şurası Çilimli, bu taraftaki Yığılca’nın köyleri, hemen solumuz Hendek ilçesine bağlı Dikmen köyü, karşıdaki tepenin ardı Abant, diğerinin ardında Taşkesti”. Üç ilçenin buluştuğu noktada, Düzce sınırlarının son noktasındaydı Kardüz.  

Üç beş hanenin hayvancılık yaptığı yayla, artık bir keyif yaylası haline gelmiş. Yaz sıcağında serin bir ortamda, doğanın kucağında, gece soba yakarak ısınmak, birkaç saatlik uykuyla dinç uyanmak, yüksek basıncın etkisi altında doğayla dost olmak bir  farklılık. Yaylada sosyal tesisler yapılmış. Güzel bir cami, ahşaptan yapılmış birlikte eğlenip oyunlar oynayabilecekleri sosyal tesis, hatta dışı saç levhalarla kaplanmış sahne bile mevcut. 

Ahşaptan yapılmış yayla evlerinin dışı saç levha ile kaplıydı. Nedenini sorduğumda, kışın sert geçtiğini, görünen evlerin çoğunun kar altında kalacağını öğrendim. Profilden yapılmış elektrik direğinin yere kadar eğilmiş olması kışın doğa şartlarını anlatmaya yetiyordu.  

Buradaki yaşam dostluğu, yayla sakinlerinin birlik ve dayanışmasını pekiştirmiş. 

Dönüşe geçtiğimizde yaylanın düzlüklerinde yürürken gölgemin uzunluğu akşamın yaklaştığını haber veriyordu. Rüzgarın uğultusunda duyduğum sesle sağıma baktığımda motor bisikletleri ile gelen iki genç gördüm. Yolun kenarına park ettiler. Sohbet ettik. Ağabey burası bizim için farklı bir dünya. Yayla havası alıp döneceğiz dediler.

Biz de Düzce’nin dağlarına tepeden bakmanın keyfiyle dönüş yoluna geçtik. Farklı duygular içerisinde Bakacak Köyüne indiğimizde tekrar sisin içinde kaybolarak gündelik yaşamın koşturmacası içerisinde yaylanın önemini daha iyi anlayarak günü tamamladık.

Güzel Düzce’mizin bir başka köşesine rotamızı çevirinceye kadar, hoşçakalın.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...