Kurumsal Kimlik, Markanın İmzasıdır

Kurumsal Kimlik, Markanın İmzasıdır
, Güncel
Sadece insanlar değil markalar da kendilerini görüntüleriyle ifade ederler. Markalar logoları ve renkleri sayesinde “kalabalıkta” ayırt edilir olurlar. Gerek şirketlerin gerekse markaların kurumsal kimlikleri tıpkı insanlarda olduğu gibi karakterlerinin dışa yansımasıdır. Kurumsal kimlik, bir şirketin veya bir markanın kişiliğinin, duruşunun, değerlerinin “aurasıdır”.

Teknik olarak kurumsal kimlik, bir kurumun veya bir markanın amblemi, logosu, yazı karakterleri ve renklerinden oluşan görsel unsurlarının bütününe verilen isimdir. Bu görsel unsurlar kurumun imzası olur.  Bu imzanın antetli kağıtlara, ofislere, mağazalara, ambalajlara, broşürlere, şirket araçlarına, web sitelerine uygulanması ile kurumsal kimlik hayata geçer.

 

Kurumsal kimlik, -daha insanlar onu yakından tanımadan önce- bir markanın değerlerini, duruşunu, tarzını “ilk izlenim” olarak yansıtma işlevi görür. İlk izlenim olduğu için çok derin ve kalıcı bir etki yaratır.

 

Markanın kendi özünü yansıtan bir algı oluşturabilmesi için kurumsal kimliğine çok özen göstermesi ve bu konuyu hakkıyla yönetmesi gerekir. Başarılı bir marka imajının oluşturmanın ilk adımı markanın ismiyse ikincisi de kurumsal kimliğidir. Kurumsal kimlik, markanın kim olduğunu tasarımla somutlaştırır ve onu insanların beğenisine sunar. İyi bir kurumsal kimlik tasarımı,  markanın değerlerini, kişiliğini görsel bir bütünlük içinde dış dünyaya yansıtan tasarımdır.

 

Görsel kimlik elbette tek başına her şey demek değildir; ancak nasıl insanların görünüşleri,  giyim tarzları, aksesuarları, saç stilleri, makyajları hatta kullandıkları kokular onların kişiliği hakkında son derece önemli ipuçları veriyorsa markaların da görsel kimlikleri bu ilk izlenimi yaratır. Sadece görsel kimliğine bakarak bir markanın nasıl bir deneyim vadettiğini tahmin etmek mümkündür.

 

 

Başarılı bir marka sadece iyi bir görsel kimlikle yaratılmaz. Ancak iyi bir görsel kimlik olmadan da bir markanın felsefesini, değerlerini, vizyonunu, anlam dünyasını değer ortaklarına doğru biçimde aktarması mümkün olmaz. Görsel kimlik oluşturmada doğru olan markanın dışa yansıyan görüntüsü (kimliği) ile kişiliğinin uyuşmasıdır. Mevlana’nın insanlar için söylediği markalar için de geçerlidir. Markalar da “göründükleri gibi olmalı ya da oldukları gibi görünmelidirler.”

 

İnsanlar gördüklerine inanır. Rudolf Arnheim “Düşünmenin daha ilk anda görmeyle birlikte başladığını, düşüncenin yapısal olarak neredeyse resimsel diyebileceğimiz ölçüde görme duyumuza bağlı olduğunu” söyler. Görsel iletişiminin son derece güçlü bir duygusal etkisi vardır. Görsellik sadece baskın bir iletişim kurmakla kalmaz aynı zamanda çok daha hızlı ve derin bir iletişim kurar.

 

Görsel kimliklerini iyi tasarlamış markalar (kurumlar) hem kendilerini daha etkin bir şekilde ifade etme, farklılaştırma, konumlandırma hem de bütün değer ortaklarıyla güçlü bir bağ kurma imkanı bulurlar.

 

Markaların inanç ve değerleri görsel kimlikleriyle dışarı yansır ama markalar aynı zamanda görselliğin yarattığı estetik standarttan da beslenir. Markaya ruh veren, aynı zamanda, görselliğin yarattığı renkler ve simgelerden oluşan duygu ve anlam dünyasıdır.

 

Kurumsal kimlik konusunda dünyanın en tecrübeli isimlerinden biri olarak kabul edilen Wally Olins’e göre marka (kurum) kimliği, bir kuruluşun sembollerini, logolarını, renklerini ve ürünlerini sergilemenin yanı sıra, bize o kuruluşun değerlerini, iş yapma anlayışını, yönetim biçimini ve duruşunu da anlatır. Olins’e göre markaların kimliklerini belirlemeden önce “Ne yapmaya çalışıyorum? Kiminle konuşuyorum? Nasıl konuşmalıyım? Nasıl kendimi net bir şekilde nasıl anlatabilirim?” sorularına doğru cevaplar vermesi ve görsel dillerini bu çerçevede kurgulamaları gerekir.

 

Laura Ries, güçlü bir kimlik yaratabilmek için sıradan sembollere değil, markanın anlamını ve felsefesini taşıyan kavramları insanların zihnine “çivileyecek” çekiç gibi güçlü görsellerle (visual hammer) ifade etmek gerektiğini söyler.

 

 

Bir marka, insanların karşısına, kurumsal kimliğini giyinerek çıkar.  Renkler, şekiller, biçimler , formlar, tipografi, mimari, endüstriyel tasarımlar… bir ana fikir (kavram) altında birleşip bir bütün oluşturarak markanın (kurumun) imzası olurlar. Bir markanın, hayattaki duruşunu, iddiasını, yapmak istediklerini, gitmek istediği istikameti, kalite algısını, sunduğu yaşam biçimini bu imzadan kolaylıkla okumak mümkündür.

 

Tüketicilerin kendilerini markaya yakın hissetmeleri, çalışanların kendilerini markaya (kuruma) ait hissetmeleri ve markanın diğer paydaşlara ilham vermesi için, görsel kimlik son derece kritik ve yeri doldurulamaz bir iletişim aracıdır.

 

İyi bir kurumsal kimlik tasarımı markaya -bazen sahip olduğu gerçek performansın bile ötesinde-  itibar kazandırır. Diğer her şeyi tam yapsa da, kendisini iyi ifade etmeyen bir görsel kimliği olan markalar hak ettikleri itibarı elde edemezler.

 

Nasıl insanların görünüşleri kişiliklerini yansıtıyorsa kurumların karakterlerini de kurumsal kimlikleri yansıtır. Bir insanın ne kadar güçlü, ne kadar iyi özellikleri olursa olsun, bu insanın kılık kıyafeti, tarzı, nezaketi de son derece önemlidir. Biçim, öz kadar önemli ve değerlidir.

 

Markanın güçlü bir etki yaratması ve kalıcı bağlar kurması ilk önce kendisini görsel olarak nasıl ifade ettiğine bağlıdır.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...