Devlet Eli İle Yeni Düzenlemeler Yapılmalı

Devlet Eli İle Yeni Düzenlemeler Yapılmalı
, Sektörel
Rekabettin üç temel unsuru olan enerji maliyetleri, istihdam ve verginin devlet eli ile düzeltilmesi gerektiğini belirten Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fahri Çakır, sanayicinin ancak böyle rahatlayabileceğini ifade etti. Çakır ayrıca Düzce’ye Gümrük birliğinin kurulması gerektiğini ancak, sanayicilerin vergi kayıtlarının başka illerde olması nedeniyle yeterli üretim kapasitesini kağıt üzerinde gösteremediklerinin de altını çizdi.

Düzceli sanayicilerin en büyük sorununun devamsızlık sorunu olduğunu dile getiren Çakır, “1 ton fındık için adamlar işi bırakıyorlar. Düzce bu konuda son derece sabıkalı” dedi. 

ODA TİCARET VE SANAYİ DİYE AYRILMALI

Ticaret ve Sanayi Odalarının sivil toplum kuruluşlarının çatısı olduğunu belirten Düzce TSO Başkanı Fahri Çakır, “STK kapsamında TSO il bazında çatı örgüttür. Türkiye genelinde de TOBB çatı örgüttür. 1 buçuk milyon üyesi olan çok devasa bir yapı.   Ticaret ve Sanayi Odaları bazı illerde ticaret odası ve sanayi odası olarak ayrı durumda. Bu da çok enteresan. Hangi kıstasa göre ayrılıyor ya da hangi kıstasa göre aynı çatı altında toplanıyor. Ben ayrı olmasından yanayım” dedi.

KAMU MU SİVİL Mİ BELLİ DEĞİL

TSO’nun Kamu mu yoksa sivil toplum kuruluşu mu olduğu konusunda sorunlar yaşadıklarını belirten Fahri Çakır, “ Ticaret ve Sanayi Odası sivil toplum kuruluşu ama buda tartışılır. Ben mesela dedim ki bu bina TSO’nun kendi binasıdır. Bu binayı satayım ya da kiraya vereyim. YİMPAŞ AVM’nin orada kendi yerimiz var. Düzce’de metruk iş yerleri var, kalıcı iş yerleri. Burayı satın alayım ya da bana kiraya verin. Ama beni ticari bir iş yapar gibi görmeyin.   TSO evet sivil tolum örgütü. Dolayısı ile bir tartışma başlattık. Kamu mu, değil mi? Kamu değil diyen oldu, kamu diyen oldu. Gerçekten STK isem kamu olmamalıyım. Ama kamu gibi mütalaa edilen işlerim varsa o zaman kamu olarak kabul göreyim. Şurada kamu, burada değil olursa bu işin altından çıkılamaz. Sana tahsis yapamayız sen kamu değilsin dediler. Orası bizim işimizi çözecekti. Park sıkıntısı yoktu. KOSGEB’i, MARKA’yı oraya getirecektim. Şu caddeyi kullanmaktan, kapatmaktansa orası çok daha iyiydi. Orası çok güzel olacaktı” dedi.

SİYASETEN TARAFIM

Düzce Ticaret ve Sanayi odasının siyasallaştığını söylemlerine cevap veren Çakır, “Bütün samimiyetim ile söylüyorum. Siyaseten tarafım. Siyasi kimliğim ile de buradayım” dedi. 

TÜRKİYE HALA FAİZ CENNETİ

Sanayicilerin en büyük sorunlarının başında gelen, faiz, enerji maliyetlerinin yüksekliği, lojistik konularına değinen Çakır, “ Vergi fazla yüzde yüz katılıyorum. Enerji maliyetleri yüksek. Lojistik herkesin yakındığı şey. Faiz oranları yüksek. Konu başlıklarının hepsi hükümetinde konusu. Cumhurbaşkanı diyor ki faizi düşür. Türkiye hala faiz cenneti. Bu benim meselem değil. Ben sanayicinin yanında da tarafım. Ben iş aş üreten herkesin tarafıyım. Ben TOBB konsey üyesiyim. Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanı bizim bakanımız” dedi.

İSTİHDAMIN ÜZERİNDE Kİ YÜK FAZLA

İstihdamın üzerindeki yükün fazla olduğunu belirten Çakır, “Aylık 1300 TL maaş vereceğim, diğer yükler ile bu kadar daha masraf yapacağım. İstihdamın üzerinde ki yük fazla.  Yatırımcıya deki senden 10 sene vergi almıyorum. Devletin devamlılığında 10 sene çok küçük bir süredir” dedi. 

ENERJİ MALİYETİ, VERGİ HAM MADDEYE ULAŞIM. MECLİSİN MESELESİ 

Enerji maliyetleri,  istihdam ve verginin devlet eliyle düzeltilebileceğini belirten Çakır, “.  Rekabette üç temel unsur vardır. Bir enerji maliyetleri, iki istihdam, üç vergi. Bu üç temel unsur devlet eli ile düzeltilecek. Enerji maliyeti, vergi, ham maddeye ulaşım bunlar meclisin meselesi.  Hammadde başka bir coğrafya da, sanayi başka bir coğrafyada. Oradan oraya hammaddeyi nakledeceksiniz, ürettiğinizde belli ulaşım merkezlerine nakledeceksiniz. Dolayısı ile dördüncü madde lojistik” dedi. 

HALKINA EN PAHALI AKARYAKITI SATAN ÜLKEYİZ 

Türkiye’nin enerji bağımlısı bir ülke olduğunu ve hesabı bu gerçeğe göre yapmak gerektiğini belirten Çakır, “Dünya’da 208 devlet var. Halkına en pahalı akaryakıtı vergilendirilmiş biçimde satan ülkeyiz biz. Ama biz petrol üreten ülke de değiliz. Yüzde 92 oranında petrolü dışarıdan ithal ediyoruz. Enerji bağımlısı bir ülkeyiz. Hesabı buna göre yapacağız. Af yok, ötelemek, ertelemek var. Sanayiciye deki, sen yakıtı ucuz kullanacaksın ama bunu senin borç hanene yazıyorum. İstihdamın üzerinde ki yükü yazdım kardeşim. Vergini her şeyini yazdım. THY zarar ediyor, deniz yolları zarar ediyor. Deniz yollarında ÖTV’siz yakıt verilmeye başlandı. Park alanları ucuzlatıldı. Şu anda kar etmeye başladılar. Bunu karada yapamazsın” dedi.  

ÜRETMEYEN EKONOMİ İFLAS ETMEYE MAHKUMDUR

“Üretmeyen ekonomi iflas etmeye mahkumdur” diyen Çakır, “ Üreteceksin, ürettiğini satacaksın. Satarken rekabet edebildiğin şekilde maliyeti aşağı çekeceksin. Çin, Hindistan, Güney Amerika Ülkeleri ile rekabet edeceksin. Bunun için üreteceksin.  İhracatının yaklaşık yüzde seksenini Avrupa Birliği üyelerine yapıyorsun ülke olarak. İhracat hedeflerini de değiştirmemiz lazım. Yaymamız lazım. Kaliteyi vermek, ürünü açık pazarlarda satmak gerekir” dedi.

FAİZ YÜKSEK OLURSA ÜRETTİĞİNİ SATAMAYACAK

Faizlerin yüksek olması halinde, maliyetlerin artacağını ve ürettiklerini satamayacaklarını beliten Çakır, “ Ucuz parayı vereceksin, üretime dahil edeceksin, ürettiğini satacak. Eğer yüksek faiz olursa, maliyet artacak, ürettiğini satamayacak. Satamadığı zaman banka ona kredi veremeyecek. Kredi veremediği zaman sıkıntı. Müşterisi çok, araç alıyorum, ev alıyorum dediğin zaman bak ne oluyor. Anında para elinde. Nüfus kağıdı ile para veriyorlar. Kredi kartı hemen eline geliyor niye, faizi yüksek, işlerine geliyor. Bu büyük bir risk” dedi.

AVRUPA PARASINI TÜRKİYE’DE FAİZE YATIRIYOR

Avrupa’da faizlerin düşük olması nedeniyle çuvalla paranın Türkiye’ye getirilerek faize verildiğini belirten Çakır, “Avrupa’da ortalama faiz yüzde iki. Şimdi yüzde iki ile para aldım deseler bedava aldım derler. Yüzde iki Avrupa’da faiz varken, bavul dolusu, uçak dolusu para Japonya’nın, körfezin parası geldi bu ülkeye. Bu adam parasını bu kadar düşük faize yatıracak kadar ahmak mı? Türkiye faiz cenneti. Veriyor faize. Avrupa’da kazandığının yüzde iki yüzünü kazanıyor adam. Birde uluslar arası sistemde parası garantide. Türkiye’de darbeler olsa, sistemler değişse, hükümetler gitse para tehlikede” dedi.  

DEVLET MEKANİZMASI BELLİ ADIMLARI ATACAK

Yüksek faiz konusunda devlet mekanizmasının belli adımlar atması gerektiğini belirten Çakır, “Gelişmekte olan ülkelerin hepsinde var bu yüksek faiz. Devlet mekanizması belli adımları atacak. Benim üretip üretmediğimi denetleyecek. Bu denetlemeyi yapanların yüzde yetmişi paralelin, vatana ihanet edenlerin elinde. Üretmiyorsam devlet beni affetmesin. Affederse olmaz ama ötelesin. Dünya’da bunun örnekleri yapılsın” dedi. 

 

SANAYİCİ YAPIP SATACAĞIMA ALIR SATARIM DİYOR 

Vergi verenin biraz daha ümüğünü sıkıp, biraz daha fazla vergi alındığını belirten Çakır, “ Koy pergelin ucunu Ankara’ya, çevir etrafında. Coğrafyada bir buçuk milyar insan yaşıyor, 4 saatlik uçak mesafesinde. Ekonominin yüzde yetmişi Ankara’nın 4 saat uzağında. Ama ne hikmetse vergi verenin biraz daha ümüğünü sıkıp, biraz daha fazla vergi alınıyor. Sanayici zaten vergi veriyor. Vermeyenlere bak. Kayıt dışı ekonomiyi dâhil et. Kayıt altındakinin ümüğünü sıktığın takdirde, yapıp satacağıma alır satarım diyor. Dolayısı ile bu meselelerde mutlaka iyileştirme yapılmalı” dedi.

BU SİSTEM MERDİVEN ALTINA İTİYOR İNSANI

Vergi, teftiş, müfettiş, maliye, çek, senet, hammadde, lojistik  meselelerine devletin el atması gerektiğini belirten Çakır, “Düzce’de 5 bin üyemiz var bunlardan 3 bin 500’ü aktif. Organize Sanayi’de 7 bin kişi çalışıyor. Dolayısı ile bu iş ve aşı üretiyor. Bu insanlar üretmek için can atıyorsa, bu belalar ile karşı karşıya. Buraya geliyor, çalışan olaydım da bu işin sahibi olmayaydım diyor.  Adama öyle bir geliyor, vergi, teftiş, müfettiş, maliye, çek, senet, hammadde, lojistik meseseler. Buna mutlaka devlet elinin dokunması lazım. Dokunuyor mu dokunuyor. Ama yeterli değil. Bunların olması için öncelikle ülkede siyasi istikrar olması lazım. Bunların hepsinin tek geçerliliği var. Siyasi istikrarın geçerli olduğu bir Türkiye. Diyelim ki hepimizin istediği her şey oldu ama Türkiye’de demokrasi yok. Güvenilir siyasi bir irade yoksa o zaman bunların hiçbir önemi yok” dedi.

BURADA ÜRETİYORSUN AMA BENİM VERGİ KAYDIMA GİRMİYORSUN

Sanayi firmalarının vergi kayıtlarının Düzce’de olmamasının büyük bir sorun olduğunu belirten Çakır, “Firmalarının merkezinin Düzce’de olmaması bana göre sorun. Ben bunun mücadelesini verenlerden biriyim. Burada üretiyorsun ama benim vergi kaydıma girmiyorsun. İstanbul, İzmir, Bursa’da merkezin. Benim sanayi bölgeme geliyorsun, teşvikten yararlanıyorsun, Düzce’nin birçok avantajından yararlanıyorsun.  İstihdam yarattılar, ürettiler. Kaydını da getir. Dedim ya sanayicinin tarafıyım. Sanayici üretiminden lojistiğine kurduğu bir sistemi çalıştırıyor. Gel kaydı Düzce’ye yap dediğimizde bu işlemleri de var” dedi. 

DÜZCE’DE EN AZINDAN LOJİSTİK BİR ÜS YAPILMALI

Düzce’ye lojistik üst yapılmasına kamyoncuların ve nakliyecilerin karşı çıktığını belirten Çakır, “Düzce’de en azından lojistik bir üs yapılmalı. Lojistik üst deyince bizim kamyoncu ve nakliyecilerimiz hemen karşı çıktılar. Niye karşı çıktılar biliyor musunuz? Sadece lojistik deyince nakliye zannediyorlar. Bizim kamyonlar ve tırlar iş yapmayacak diyorlar. Dışarıdan gelenler iş yapar diyorlar. Lojistiği nakliyeden ibaret sanıyorlar. Hâlbuki bir lojistik bir gümrükleme. Bir malın ihracat noktasına geliş hazırlıklarının yapıldığı bir üst” dedi. 

SANAYİCİLERİN DİĞER İLLERE KAYITLI OLMASINDAN DOLAYI GÜMRÜK KABUL EDİLMİYOR

Düzce’nin yıllardır gündeminde olan Gümrük meselesine de değinen Çakır, “Gümrük çalışmasını yaptık ama bazı siyasi işlerden dolayı Bolu bu işi aldı. Bolu aldı derken bizde alabiliriz. Biz yine gümrük konusunda çalışmamızı yapıyoruz. Gümrük istiyorum ama bana diyorlar ki senin ihracatın 100 milyon dolar. Hayır, 1 milyar dolar diyorum. Gerçekten burada üretim 1 milyar dolar. Fakat buraya kayıtlı olan firmaların 10 milyon dolar. Diğer illere kayıtlı olmasından dolayı gümrük kabul edilmiyor. Yasal düzenleme yapılabilir. Yasal düzenleme de sıkıntı yok ama uygulanabilir mi ona bakmak lazım. Düzce’de belki uygulanabilir ama Niğde, Yozgat, iç Anadolu gibi illerde olamayabilir. Bu sefer sanayici ve iş adamı maliyet hesabı yaptığı için maliyete olumsuz etkisi olur. 

VATANDAŞLARIN 10 LİRALIK YERİ 110 LİRA OLDU

Düzce’deki OSB çalışmalarını anlatan Çakır, “İki tane OSB var şu anda çalışan. Kâğıt üzerinde Çilimli kuruldu, kamulaştırma çalışmaları yapılacak. Bir kısmında hukuki sıkıntı var ama çözülecek. Kamulaştırma yapılarak devreye sokulacak. Gümüşova OSB ıslah OSB. Ben oraya lokal fabrikaları getirmiştim. Orayı bir harita içerisinde toplayıp OSB’ye dönüştürmeye yönelik ıslah çalışması yapılacak. Çalışma tamamlandıktan sonra normal OSB’ye dönüşecek biraz daha genişleyecek. Ancak oradaki mesele şu. Vatandaşların 10 liralık yeri 110 lira oldu. Buralar devlet yeri değil, vatandaşın kendi yeri olduğu için, vatandaş psikolojik harekata başladı. Kim ağzına hangi fiyat geliyorsa onu söylüyor buda doğru yaklaşım değil. Gümüşova’da çalışmalar bitmek üzere” dedi. 

OYUNCAK OSB SORGULANMALI

Oyuncak OSB’nin çevreye zarar vermemesi gerektiğini belirten Çakır, “Oyuncak OSB sorgulanmalı. Nasıl olacağına dair kararı yerelde biz vermeliyiz. Bu olaylardan önce gündemde ilk sıradaydı. Oyuncak OSB’nin  Gümüşova’ya kurulması yönünde bir çalışma var. Oyuncak OSB kimyasal yapı olmamalı. Çevreye zarar vermemeli. Oyuncak dediğiniz zaman ilk akla gelen ülke Çin. Her şeyin taklidini üretiyor. Oyuncak OSB’yi son derece iyi analiz ederek kurmak lazım. Çünkü bu bölge arazisini hovardaca kullanacak bir bölge değil. Bir diğer yandan İSKİ bölgesi. Her çakılacak çivi mutlaka bitki örtüsü ile örtüşecek. Çakıştığı an olmaz. Dolayısı ile bu dezavantaj gibi gözükenleri avantaja çevirmeliyiz. Düzce sanayisinin doyum noktasına ramak kaldı” dedi. 

1 TON FINDIK İÇİN İŞİNİ BIRAKANLAR VAR

iş âlemini ilgilendiren daha önemli sosyal meseleler olduğunu belirten Çakır, “ Burada istihdam üreten yatırımcılarımızın, istihdamın asil unsuru olan çalışanlarımız tarafından son derece rahatsız olduğu, devamsızlık ve fındık meselesi var. İşe rica ile girmiş birçok Düzceli var ki fındık zamanı işini bırakan. Bundan şikâyetçi birçok sanayi kuruluşumuz var.  1 ton fındık için işini bırakanlar var. Değer mi? Bunu Düzce’nin kendi vatandaşı yapıyor. Ben bu noktada siyaseten işçiden ya da, görevim nedeni ile de sanayiciden yanayım. Tamamen gerildim. Türkiye’de milletvekilliğinden sonra sanayi odasında ki tek kişiyim ben. Her türlü sorunun ulaştırıldığı mercideyim. Türkiye ortalamasının üzerinde devamsızlık olan bir il Düzce. Düzce bu konuda son derece sabıkalı. Bunun iş ahlakı, demografik yapı ile alakalı” dedi.

TEKNOPARKIN PARA SORUNU YOK

Teknoparkın para sorunu olmadığını belirten Çakır, “Teknoparkın yönetim kurulu başkan yardımcısıyım. Büyük bir bina yapıyoruz. Para sorunu yok. Teknopark hazır hale gelecek” dedi. 

PARANIN KALANINI TOBB’A GÖNDERİYORUM 

Ticaret ve Sanayi Odalarında toplanan paranın masraflar düşüldükten sonra tamamının TOBB’a gönderildiğini belirten Çakır, “Ticaret ve Sanayi odalarının hiçbir yaptırımı yok. Bu kanunun yeniden yazılması taraftarıyım.  Ne diyorlar TSO sadece para alıyor. Benim aldığım para yok. Kanun bu, alacaksın diyor. Ben odanın masrafını, giderlerini ayırıyorum, Maaş ödüyoruz burada çalışanlara, kalanını TOBB’a gönderiyorum” dedi.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...