Sektörün Öncü İsmi Superlit

Sektörün Öncü İsmi Superlit
, Sektörel
“Su, insan hayatının vazgeçilmez bir unsurudur ve damlasının dahi boşa harcanmasına göz yummak bir insanlık suçudur. Bu kavramdan yola çıkan firmamız, içme suyu, sulama, kanalizasyon ve HES projelerinde elli yıllık tecrübesini ülkemiz ve dünyanın hizmetine sunmayı bir borç bilmiş ve çevre bilincini her zaman ön planda tutmuştur.”

Ulusal ve uluslararası altyapı projelerinde teknolojisine ve çözümlerine öncelikle başvurulan; kalite, maliyet, yenilik ve çevre odaklı yaklaşımı ile bilinen, dünya kompozit sistemleri pazarında en fazla katma değer sağlayan üç şirketten biri olmağı kendine vizyon edinen Süperlit, Doğanın ekolojik dengesine ve toplum yaşamına katkıda bulunarak  kıt su kaynaklarını en az kayıpla insanlığın hizmetine sunuyor.  

Türk ticaret ve endüstri sektöründe önemli bir role sahip Karamancı Holding’in ilk şirketi olan Superlit Boru Sanayi A.Ş.,1961 yılında kuruldu. 

Basınçlı/basınçsız boruların uluslararası standartlara uygun üretimini ve satışını yapan Superlit bugün son teknoloji ürünü makina ve ekipmanlarla donatılan modern fabrikasında, CTP (Cam Elyaf Takviyeli Polyester) Boru üretim hatları ile geniş alana yayılmış güçlü yurtiçi ve yurtdışı satış aktiviteleri, ürün çeşitliliği ve yüksek kalitesi ile faaliyetlerini sürdürüyor.

Superlit sektörünün kurulu kapasite açısından en büyüklerinden birisi. 185 bin m2 arazi üzerine kurulu, 30 bin m2 kapalı alana sahip Superlit Düzce ve 61 bin m2 arazi üzerine kurulu, 12 bin500 m2 kapalı alana sahip Malatya fabrikalarında, İçme suyu, sulama, enerji, kanalizasyon, arıtma, soğutma ve deniz deşarjı sistemleri için boru üretiyor. 

ISO, TS, BS, DIN, ASTM, AWWA gibi ulusal ve uluslararası standartlara uygun, 300 mm – 4000 mm çap aralığında, 1250 – 2500 – 5000 – 10000 – 20000 (ve özel tasarımla üzeri) rijitlikte, 0-40 bar basınca mukavim, “Sürekli Sarma” teknolojisinin yanı sıra “Savurma Döküm” teknolojisi ile boru üretimi yapan Cam Elyaf Takviyeli Polyester Boru (CTP) üretim hatları mevcut. Superlit her iki üretim teknolojisini kullanan Türkiye’deki tek CTP boru üreticisi.

1961’den beri yurtiçi piyasada İller Bankası, Devlet Su İşleri, Belediyeler, Su İdareleri, Köy Hizmetleri, Yerel İdareler ve Özel Müteahhitlere, 1977’den beri başta Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa devletleri olmak üzere yurt dışı piyasaya hizmet veren Superlit bugün; CTP boru ve ek parçaları üretimi ve temininde Türkiye ve dünya pazarında sektörün en iyi tanınan firmaları arasında yer alıyor.

Superlit, büyüme hedef ve politikalarının devamı olarak, ilk uluslararası yatırımını Romanya’da “Sürekli Sarma” teknolojisi ile Cam Elyaf Takviyeli Polyester boru üretim tesisini kurarak  gerçekleştirdi. Malatya yatırımı ise 2012 yılı başında devreye girdi, toplam yatırım bedeli 20 milyon USD olan bu tesis ile birlikte GAP bölgesindeki projelere daha hızlı ve kaliteli servis verebilme olanağını arttırmış oldu. 

Süperlit Fabrikası Üretim Direktörü Özcan Çağlar,  “ 1974’ten beri Kaynaşlı’dayız, artık aile gibi olduk. Biz bir telefon kadar yakınız. İlgili genel idarecilerimiz ile bizim çok yakın temaslarımız var. Kurumsal işten ziyade bir aile gibiyiz” diyerek fabrika ile ilgili bilgiler verdi.

50 yıllık birikime sahip bir firma olduklarını belirten Çağlar, “Alt yapı sektöründe 1961 senesinden beri boru üretimi yapan, kanalizasyon, içme suyu borusu v.s enerji sektörü de dâhil olmak üzere 50 yıllık birikime sahip bir firmayız. Firmamız bu işlere 1961 yılında  İstanbul’da, 1974 yılında da Kaynaşlı’da kurduğu tesisler ile başladı. Daha önce beton boru yapıyorduk.  Teknolojik gelişmelerden sonra 2000 yılından itibaren kompozitli ve dünyanın en büyük basınçlı, 4 metre çapa kadar olan kompozitten boru üretiyoruz. Bu borular özellikle sulama projelerinde devlet su işlerinde, içme suyu projelerinde ve büyük enerji tesislerinde soğutma suyu olarak kullanılıyor. Bunun en büyük özelliği kompozitin, en az 50 yıl kullanılabilir olması. Bu ürünleri sadece Türkiye çapında değil, Dünya’nın dört kıtasında ihracat yapma kapasitesine sahibiz” dedi. 

Çağlar, “Süperlit Karamancı Holdinge bağlı bir firma. Holdingin, süperlit borunun yanında tekstil ve enerji sektöründe de faaliyet gösteriyor. Bunlardan en büyüğü Kayseri’de faaliyet gösteren Orta Anadolu Tekstil. Bu firmamız bizim Dünya’nın sayılı kot kumaşı üreten firmalarından biri. O da yaklaşık yılda 350 Milyon TL ciro kapasitesine sahip” dedi. 

DÜNYANIN DİĞER UCUYLA REKABET EDEBİLYORUZ

Dünyanın bir ucundan diğer ucuna rekabet edebildiklerini belirten Çağlayan, “Tesisimizin Düzce’nin dışında 2008 yılında Romanya’da ilave bir kapasite artırımımız oldu. 2011 senesinde Malatya’da 20 milyon dolarlık bir tesis daha kurduk. Dolayısı ile üç farklı lokasyonda Dünya’nın çok farklı coğrafyalarında yer aldık. Örnek olarak Çin’i söyleyebilirim. Yeni Zelanda’da 130 km sulama borumuz var. Dünya’nın diğer ucu ile buradan rekabet edebiliyoruz. Avrupa’da  Norveç’ten tutun İtalya’da ki sulama projelerinden ve yine geçen yılsonu itibari ile Güney Amerika’da Şili gibi ülkelere ihracat yapma kapasitesine sahibiz” dedi. 

 DÜZCE FABRİKAMIZ TEKNOLOJİ MERKEZİ

250 kişi istihdam ettiklerini belirten Çağlayan, “Süperlit olarak baktığımızda şirketimizin merkezi İstanbul’da. Lojistik merkezimiz, operasyonlarımız hep İstanbul’da. Düzce fabrikamız teknoloji merkezi olarak faaliyet gösteriyor. 250 kişilik istihdamımız var. Çoğu mavi yaka. Genelde Kaynaşlı ve Düzce’den. Yaklaşık 25 kişilik beyaz yakalımız var. Bunların çoğu mühendis seviyesinde. Çok genç dinamik bir ekibiz. Çalışanlarımızın firma memnuniyeti en üst seviyede. 2009 senesinde bu konuda Türkiye’de ödül almış bir firmayız” dedi.

SEKTÖRÜN ÖNCÜSÜYÜZ

Superlit’in  uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarları sayesinde sektörün öncüsü durumunda olduğunu belirten Çağlayan, “Çok ciddi rekabet olan bir sektör ama firmamız  kalite anlayışından hiçbir zaman ödün vermedi Süperlit lokasyonda, ülkenin ilk uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarlarımız var. Bu ne anlama geliyor. Buradaki bilimle ilgili yapılan AR-GE çalışmaları uluslararası geçerliliğe sahip. Bu konuda 2005 yılında akredite olduk. Sektörün öncüsü olduk. Kalite ve gelişime açık olmamız dolayısı ile AR GE faaliyetleri kapsamında müşterilerimizin ve kendi personelimizin eğitimi için bir teknoparkımız faaliyete geçti. Bu teknoparkta  alt yapı ile ilgili çözüm modellerinin, gerek pratik gerekse uygulamalı araştırma faaliyetlerini bizzat yerinde yapabiliyoruz” dedi. 

ÇOK ÖZEL BİR BORU GELİŞTİRDİK

Teknoparkın herkese açık olduğunu belirten Çağlayan, “DSİ’nin su proje tasarım ve uygulama mühendislerini her sene firmamızın teknoparkında misafir ediyoruz. Yine bunun dışında yurt dışından gelen mühendislerimiz mesela Uganda, orada işlerimiz var, 4 kişilik mühendis grubu getirip eğitimlerimize tabi tuttuk.  Bunlar ülkemizin tanınırlığı açısından güzel konular. AR GE birimizin çalışmaları doğrultusunda Superlit iki projeyi tamamladı. Üçüncüsü de şu anda yolda. 2004 yılında TÜBİTAK ile yapmış olduğumuz AR GE projesi kapsamında çok özel bir boru geliştirdik. Üçüncü projemize TÜBİTAK’ın dışında üniversitemizi de kattık. Hibrit, minarel katkılı özel bir boru geliştirme çalışmalarına başladık. Laboratuvar çalışmaları devam ediyor” dedi.

Düzce’de ki mevcut toknopark için “En azından bir teknoparkımız var” diyen Çağlayan,  teknoparkı daha iyi kullanmak gerektiğini ve katkı yapma ihtimalini her zaman değerlendirebileceklerini belirtti. 

TÜRKİYE’NİN İLK KOMPOZİT ANA BİLİM DALI ÜNİVERSİTEDE KURULDU

Son zamanlarda sık sık duymaya alıştığımız kompozit malzeme hakkında bilgiler veren Çağlayan, “Kompozit malzeme farklı karakterde ki malzemeyi bir araya getirerek yeni bir ürün oluşturmadır. Kompozit teknolojisi çok farklı sektörlerde kullanılıyor. Kompozit aslında uçak sanayinde, savunma sanayinde çok yaygın olarak kullanılır.  Kompozit ile ilgili firmamızın bölgemize kattığı bir diğer katma değerde Düzce  Üniversitemiz ile iş birliği yaparak Türkiye’nin ilk Kompozit Ana Bilim Dalını Düzce Üniversitesi’nde hayata geçirdik. Bu Türkiye’de bir ilk. Buda üniversite ile işbirliğimizin sonucu ortaya çıktı. Hatta bu kapsamda Düzce Üniversitemiz Türkiye’de ki kompozit sektöründe araştırma ve geliştirme konusunda laboratuvar kurulması yönünde çalışma başlattı. Şu anda üniversitenin laboratuvar alt yapısı tamamlandı. Bazı cihazlarımızda devreye alındı. Kompozit konusunda faaliyet gösteren çok fazla firmamız var. Buradaki amaç, hem Düzce’ye hem bölgeye Türkiye çapında bu laboratuvarın sanayicilerin hizmetine sunulması. Burada ki en büyük katma değer tabi ki kompozit sektörü kendini yenileyen, gelişime çok açık ve teknoloji geliştiren bir sektör. Bu konuda da üniversitemiz ilk adımları atmış oldu” dedi. 

DÜZCE’NİN EN BÜYÜK ARTISI KONUMU VE LOKASYONU   

Düzce’nin yatırımla ilgili kabiliyetini değerlendiren Çağlayan, “ Düzce’nin en büyük artısı konumu ve lokasyonu. Özellikle kara taşımacılığının yanında limanlara yakında olması da büyük bir avantaj. Karadeniz Ereğli ve İzmit Körfez gibi limanlara yakın. Liman aracılığı ile Dünya’nın her tarafına ihracat yapılabilir. Bu çok büyük bir artı. Düzce’de hiçbir zorlukla karşılaştığımızı söyleyemeyiz. 10 seneden beri yatırım konusunda yerel idarelerin büyük katkısı var. İstihdam adına çalışanlara verilen destekler, kalkınma, kalkınma ile birlikte bazı yatırımcıların avantajları var bizde bunlardan yararlandık” dedi. 

SON HAMLELERLE ENDÜSTRİYEL KÜLTÜR OLUŞTU

Son sanayi yatırımlarıyla birlikte Düzce’de endüstriyel kültürün oluştuğunu, bununla birlikte de kalifiye eleman sıkıntısının yaşanmaya başladığını belirten Çağlayan, “OSB’ye gelen firmalara bakıyoruz. Özellikle kalifiye eleman konusunda sıkıntıların baş göstermeye başladığını söylemek gerekiyor. Bunların hepsi bir süreç. Düzce sanayi konusunda çok fazla geçmişi olan bir il değil. Son sanayi yatırım hamleleri ile birlikte Düzce’de belli bir endüstriyel kültür oluştu. Bunun en büyük etkisini kalifiye elaman konusunda yaşıyoruz. Sürekli göç alıyor” dedi. 

DÜZCE 10 SENE ÖNCEKİ DÜZCE DEĞİL

Üniversite mezunları için Düzce’nin daha cazip hale getirilmesi gerektiğini belirten Çağlayan, “Düzce’nin sosyal gelişim konusunda da büyük eksiklikleri olduğunu görüyoruz. Üniversite mezunu arkadaşlarımız için Düzce’nin daha cazip hale getirilmesi gerekiyor. Dışarıdan personel baktığımızda bu konuda talep görmüyoruz. Düzce çokta cazip gelmiyor. Düzce’ye gelmek istemiyorlar. Şehrin alt yapısının gelişmesi lazım. Burası aslında büyük bir köy görünüme sahip ama bu anlamda büyük bir çalışma var ben bunları görüyorum. Belki zaman alacak ama yapılıyor, bu çaba var. Düzce 10 sene önceki Düzce değil muhakkak.  Sanayi kültürünün getirdiği sıkıntıları sancıları yaşıyor. Önemli olan bu sancılı sürecin kısa sürmesi ve bir an önce tamamlanması” dedi. 

KOMPOZİT SEKTÖRÜNDE YENİ BİR YATIRIM NİYETİMİZ VAR

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’yle sanayiciler olarak bir araya geleceklerini belirten Çağlayan, “Yeni bakanımız hemşerimiz büyük gurur yaşadık. Bakanımızla sanayiciler olarak bir araya geleceğiz. Şu anda bizim Düzce fabrikamızın olduğu alanda ilave bir yatırım yapma imkânımız var. Bununla ilgili çeşitli görüşmeler yaptık. Kompozit sektöründe yeni bir yatırım niyetimiz var. Ortaklıkta olabilir tamamını da biz yapabiliriz. Yerel yöneticiler de irtibat halindeyiz. 250 dönümlük bir arazi, burada en kötü yatırımda 200 civarı istihdam sağlanır. Ön görüşmelerimizi yapıyoruz, gerekli desteği alıyoruz” dedi. 

TSO YENİ SANAYİCİLERE YARDIMCI OLUYOR

Düzce Ticaret ve Sanayi Odasının daha çok yeni yatırımcılara yardımcı olduğunu belirten Çağlayan, “Sanayi odası ile kurumsal anlamda temaslarımız oluyor. Sanayi odası daha çok yeni yatırımcılara destek oluyor. Sanayi odamız ile de zaman zaman görüşme yapıyoruz ama dediğim gibi yeni yatırımcılara daha çok destek olmaya çalışıyorlar” dedi. 

GENÇLER DAHA GLOBAL BAKMALILAR

İş hayatına atılacak gençlere önemli mesajlar veren Çağlayan, “Çıraklık yapmadan ustalık olmaz. Özellikle üniversite mezunu arkadaşlarımız o diplomanın aslında mezun olduktan sonra aldıkları belge, ileride çaba gösterirlerse yeterli olabileceklerine dair bir belge. Önce bunu anlamaları gerekiyor. Sürekli kendilerini geliştirmek çok önemli, yabancı dil çok önemli. Zaten eğitimden daha ziyade öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri önemli. Bunu aksatmamaları gerekiyor. Çok iyi bir akademik bilgiye sahip olabilirsiniz ama kendini anlatamayabilirsiniz, sosyal olmayabilirsiniz. Bu konularda kendilerini geliştirmeleri lazım. Daha global bakmaları lazım” dedi. 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...