Tekstil Sektöründe Parlayan Yıldız Realkom

Tekstil Sektöründe Parlayan Yıldız Realkom
, Sektörel
R Grubun tekstil ayağında faaliyet gösteren Realkom dünyaca ünlü markalarla yıllardır iş birliğini sürdüren ve çalışanlarına, üretime ve çevreye yatırım yaparak sürekli kendini güçlendiren bir kurum. İstanbul'da merkezi bulunan Realkom, tekstil sektöründe pazar lideri konumunda. 1500 çalışanı olan bir çok ekiple ve 450.000 adetlik aylık dokunmuş giysi ile büyük bir kapasiteye sahip entegre tekstil şirketi.

Realkom, yüksek etik ve üretim standartlarını koruyan bir firma olarak; teknik ve uzmanlığı birleştirerek ileri görüşlü, yenilikçi ve esnek bir yaklaşım gerektiren, sürekli gelişen moda ve tekstil sektöründe emin adımlarla ilerlemektedir.  Tekstilde önemli isim olan Realkom Düzce şubesinin genel müdürü Mutlu Kayan 'dan firma çalışmaları ve diğer faaliyetler  hakkında bilgi aldık.

 

"R GRUBUN TEKSTİL AYAĞIYIZ"

Firmamız Realkom 1999 kuruluşlu bir firma. REALTEKS, REALKOM, RENTEKS, R DESIGN, R LOJİSTİK şirketlerinden oluşan R Grubunun bir üyesi. Biz Realkom olarak tekstil ayağıyız. Ayda 350–400 bin TL gibi bir rakam ile yıllık 5 milyon adet gibi üretim sayısıyla Dünyaya ihracat yapan bir firmayız. 

Realkom 2007 yılında Düzce’ye geldi. O tarihte firmada 43 çalışan ile başladık. Şuan 850 çalışanımız var.  Burada ki çalışma saatlerimiz sabah 8, akşam 6'dır. Yıkama bölümümüzde farklı bir vardiya var o da akşam 10, sabah 8 çalışıyor. 

Bu 9 yıllık süreçte Düzce’nin 3 ayrı noktasında fabrikalar oluşturduk. Bulunduğumuz araziyi satın alıp 17 bin metrekare kapalı alan yapıp 7 metrekare daha yer yapıyoruz. Toplamda 24 bin metrekare alan ve 850 çalışan ile iş hayatında aktif haldeyiz. Diğer lokasyonda ki noktalarımızı kapattık. Kendi bünyemizi bir yere topladık. Bu şekilde maliyetleri en aza indirdik.

 

DÜZCE STRATEJİK BİR NOKTA

Düzce'nin Metropol olan İstanbul’a yakın bir il olması büyük bir avantaj. İstanbul , Ankara, İzmir şehirlerine çok yakın olması bizim burayı tercih etmemizde ki en önemli nedendir. Aynı zamanda Düzce yatırım teşvikli bir yer. Önce bir fabrika kurmanız lazım sonrasında makinaları hazır edersiniz ama  tekstilde önce makine sonra inşaat desteği veriyorlar. Sonuçta  1 milyonluk makine alıyoruz. 4 milyonluk inşaat yapıyoruz. Ama devlet fabrika binasına desteği az veriyor makineye ise çok veriyorlar. Yani enerji teşviği biraz sıkıntılı. 7 yılda kendini amorti ediyor. Ama çok büyük bir ihtiyaç. Biz enerji ile hareket eden bir firmayız. Elektrik-Doğalgaz 100-150 bin lira geliyor. Biz bunu çeviremiyoruz. Bir kişiye ait ruhsata 1 megabayt veriyorlar aslında kişi başı 3 megabayt ama teşvik onu kapsamıyor. Devletin ihracat yapan firmalara teşvik verip markalaşmasını buraya gelen vekillere de söyledik. Böyle marka oluşturabilsek yıllık 50-60 milyon olan ciro 4 katı hatta 5 katına çıkacak. Bu gibi konuları da vekillerimize  ilettik. 

"DESTEKTE SIKINTI YAŞAMADIK"

Ben Realkom adına konuşayım.  Gerek siyasi, gerek yerel  ve gerek üniversite olmak üzere Düzce’den sonsuz destek alıyorum. Bu güne kadar hiçbir sıkıntı yaşamadım. Ne zaman belediyeye gitsek valiliğe gitsek sorunumuzu anlatsak sıkıntımızı hemen çözüyorlar. Üniversite ile sanayici iş birliğinde daha iyi bir çalışma ekipmanı sağlamak adına üniversitede tekstili geliştirebilecek bir şeyler olursa bizim için daha avantajlı olur. 

 

TSO'DA SANAYİCİ ŞART

Şimdi ticaret odasının içinde çalışan özverili arkadaşlarımız var. Genel anlamda TSO'ya baktığınızda 3 yılda ciddi anlamda çok şey kaybettiğini görürsünüz. İş adamları ile birlik kurulup ortak hareket edilecek çok etkinlik var. Koşmak gibi bir seçeneğimiz varken yavaş yürüyoruz. Seçilen yönetim çok uyum sağlayamadı birbirlerine. İnşallah önümüzdeki seçimlerde daha birlik içerisinde çalışabilecek bir yönetim seçilir. O konuda daha iyi bir şey olur. Tabi ki ülkemizde belli kurallar belli anlaşmalar yürüyor ama sanayicinin dili, dini, ırkı ya da politikası olmaz. Sanayi ayrı bir şeydir. Orada sanayici olması gereken, insanları geliştirebilecek kişiler olması lazım. Tabi ki bürokratlar sanayici ile birlikte olup beraber hareket edebilir. Sadece sanayicilerden bir grup oluşur ve ardından grup bürokrat desteği alır. Şu an da sanayiciler odasını eleştirerek konuşmuyorum. Bu ülkenin konusu. Ticaret ayrı bir şey. Bin kişiyi çalıştıran adamın durumu farklı olur. Hiç adam çalıştırmamış insanlar daha farklı olur. 

 

BİR İL İÇİN TEKNOPARK ÖNEMLİ

Ben aktif olarak 4 yıl Teknopark'ta yönetim kurulu üyeliği yaptım. Bu dönemde arkadaşlarımıza görevi devrettik. Teknopark bir ilde üniversite ve sanayinin kuluçka merkezidir.  Her sanayicinin Ar-Ge yapıp fikrileri geliştirebileceği kuluçka merkezi. Bununda çalışmaları Teknopark'ta yapılıyor. Esas Düzce’de sanayicilerin kendi  Ar-Ge'lerini yapabileceği bir alan oluşturulamadı. Teknopark binası yapılamadı. Küçük Mehmetler'de ki arazi ile alakalı projeler geliştirildi ama geçekleşmedi. Şu anda herhangi bir çalışma yok. O proje hayata geçip sanayicilerin kuluçka merkezi olursa o zaman çalışmalarda daha rahat ilerleyebilirler.

 

EĞİTİM ANLAMINDA BÜYÜK SIKINTI YAŞIYORUZ

İş hayatında bir üniversite okuyup kariyer yapan grup, birde liseden ayrılan grup var. Yaşamı boyunca  herkes okumak ister ama okuduğun okulun sana ileride bir faydası olacaksa o yolda ilerlemek lazım. Sadece diplomam var diye okumak çok yanlış bir yol. Okul hayatınız 10-15 yıl sürecekse mühendis,  doktor vs olunabilir. Maalesef bir çok öğrencimiz diploma alıp sosyal dönüşümden, iş hayatına geçince çok başarısız oluyor. 23-24 yaşına gelmiş insanlar çıraklığı verimliliği sağlayamıyor ve otomatikman iş hayatının dışında kalıyor. Direk iş hayatına girip, iş tecrübesi ile değerlendirip daha verimli yerlere gelebilirler. Üniversiteli arkadaşlarımız çıktıkları zaman girdikleri firmalara bir şeyler kazandırmaları gerekiyor.  Şahsen bu konuda çok zorlanıyoruz.  Elemanların kalifiyesi olmadığı için 6-7 ayını alıyor. Kişi o işi severse çalışmaya devam ediyor sevmezse senin ona harcadığın 6-7 ay gidiyor. İşin farklı bir açısından bakacak olursak eğitim sistemi tamamen yanlış. Lise mezunu adama çarpım tablosunu bile sorduğumuz da suratımıza boş bakıyor. Eskiden çarpım tablosu ezberletilmeden hareket edilmiyordu. Makine yoksa kafadan hesap yapamıyor insanlar artık. Bilgisayar yoksa okumuyor. Bir şeyleri araştırmıyor. Eğitim anlamında büyük bir sıkıntı yaşıyoruz.  Analiz etme, hızlandırma,  pratiğe dökme gibi konularda gençlerimiz eksik. Lise mezunu bir kızımız 6 kere 7’nin kaç olduğunu düşünüyorsa orada sorun var demektir.  İş adamları çalışan beyinler ister.  Çalışan beyinler gelmediği için biz sorun yaşıyoruz. Tekstil ile alakalı öğrencileri biz sürekli firmamıza çağırıyoruz. Yaz döneminde kabul ettiğimiz stajyer öğrencilerimizde oluyor.

 

MARKALAŞMAK İÇİN DEVLET ELİ ÖNEMLİ

Dünyada global bir savaş var.  Ekonomik anlamda bir ülkenin güçlü olması için o ülkeyi yönetenlerin destek vermesi gerekiyor.  Atıl duran fonlarla sanayicilere destekleri devam ederse Dünyada ekonomik güç olarak savaşacağız. Sonuç olarak markalaşma konusunda devlet kesinlikle elini teşvikten çekmemesi gerekiyor. 

Realkom olarak herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Tüm yerel yönetimle bir arada çalışıyoruz. Merkezimizin %80’nini Düzce’ye çekmeye çalışıyoruz.  Çalışanlarımızın bine yakını Düzce’de çalışıyor. 65 dönüm arazimiz var. Devamını sağlamak konusunda devletin teşviğe destek vermesi gerekiyor. Biz firma olarak Düzce'yi daha ileri bir seviyeye taşımak istiyoruz.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...