Divapa’nın Başarısı Hepimizin Başarısıdır

Divapa’nın Başarısı Hepimizin Başarısıdır
, Sektörel
Divapan hakkında kısa bir bilgi veren Hakan Zengin, “Divapan Entegre, ülkemizin MDF ve MDF Iam üretimi yapan köklü sanayi kuruluşlarından birisidir. Üretimini 47 bin m2’si kapalı, 300 bin m2 alanda gerçekleştiren Divapan, sektöründe uluslararası kalite belgesi alan ilk firma olmuş, kısa bir sürede ülke sınırlarını aşan büyük bir üretim hacmine ulaşmıştır. Divapan, sahip olduğu üstün teknoloji, genç ve uzman kadrosu, oluşturduğu geniş ve kaliteli ürün yelpazesi ve hizmet anlayışı ile sektörün büyüyen ihtiyaçlarına cevap veren öncü firmalar arasında yer almanın haklı gururunu taşımaktadır” dedi.

GÜNLÜK 750 METREKÜP MDF, 7 BİN PLAKA DEKORATİF LEVHA

Zengin, Divapan Entegre tesislerinde günlük 700 + 400 metreküp MDF, 7 bin plaka melaminli dekoratif kağıt kaplı levha üretim kapasitesine sahip olduklarını belirterek “Divapan’ınMDF’lam markası olan 'Divalam'ın dünya trendleri doğrultusunda yenilenen zengin bir renk kartelasına sahip” dedi.

Divapan'ın birçok noktada ürün satışı gerçekleştirildiğini işaret eden Zengin “Geniş bir coğrafyaya ihracat yapıyoruz. Ayrıca; Mısır, İtalya, Yunanistan, Rusya, Almanya ve Atlanta’da düzenlenen uluslararası fuarlarda Türk levha sektörünü başarı ile temsil ediyoruz” diye konuştu.

 

DİVAPAN’IN BAŞARISI HEPİMİZİN BAŞARISIDIR

Divapan Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Zengin’le bu başarı öyküsünü konuştuk.  “Divapan’ın başarısı herkesin başarısıdır” diyen Zengin, “Bu fabrikanın her kademesinde birkaç yıl çalıştım” dedi. 

Sektörün içinden gelen bir isim olan Zengin, “ Ben yaklaşık 20 küsur ülke de orman ürünleri üzerine çalışmış, bu işi meslek edinmiş kafasında bu olayı tamamen yaşamış bu alanda çalışmış bir insandım. Ve bu fabrikanın da her kademesinde hemen hemen yıllarca görev yaptım.Fabrikamızın değişik kademelerinde yaklaşık 7 yıl kadar görev yaptım.  Bu kadar görev yaptıktan sonra bu göreve geldim. Yönetim anlayışımızı tamamen değiştirdik. Biz iletişimden, inovasyondan yana olduk. Yönetmek değil de yönetişimden yana olduk. Yani biz her kademeyi bütün arkadaşlarımızı genel müdür gibi görevlendirdik. Dolayısı ile ben sanki çalışma arkadaşlarımızın hizmet noktasında onların önünü açan, hizmet eden hatta çalışanın bir tanesi koltuğu bile rahatsız ise koltuk getirip koyan bir yönetici oldum. Bu şekilde çalıştım” dedi. 

 

CESUR İNSANLAR KAFASINI KALDIRIRLAR

Divapan’a yönetici olduğu dönemin kriz dönemine denk geldiğini ve fabrikanın kapanmak üzere olduğunu belirten Zengin, “ Benim yönetici olduğum zamanda krize denk geldi. Krizde ileriyi görmek çok önemli. Krizde hava puslu oluyor ve bir adım ötenizi göremiyorsunuz. Tamamen herkes o fırtınadan zarar görmemek için pusmuş oluyor. İleriyi göremiyor. Ama cesur insanlar kafasını kaldırırlar. Hatta çok riskli olmasına rağmen ağacın tepesine çıkıp o grupların arasından geleceği görmeye çalışırlar. Yeni bir yönetim anlayışımızla bu durumun geçici olacağını gördük. Fabrikayı tam kapasite çalıştırmaya devam ettik. İhracat yaptık ve bu krizden başarı ile geçmiş olmak hatta kar yaparak geçmek bize ciddi bir ivme kazandırdı. Bu ivme ile beraber arkadaşlarımızla beraber hep birlikte yönetişerek, iletişerek adil olarak hesap verici davranarak ilerledik. Çünkü her zaman çalışma arkadaşlarıma şunu söylüyorum hiç kimse hesap veremeyeceği işi yapmasın. Herkes hesaba çekileceğini bilsin. Ona göre satın almadaki, satışta ki tüm arkadaşlarıma herkesle şeffaf olun adil olun yaptıklarınızın bir açıklaması olsun. Bunların hesap verici özelliği olsun. Bizim yapımız adil, şeffaf hesap verebilen bir yönetimdi, bu şekilde çalıştık.  Bunda da başarılı olduk, yatırıma dönüştürdük. Ve kara geçtik. Fabrikamız uzun yıllar yatırım yapmayarak geri plana düşmüştü, hatta kapanmaya doğru yüz tutmuştuk. Ama bunun tersine döndürülebileceğini hep birlikte ispatlamış olduk. İleride de bu noktada bu bölgede bir kutup noktası olmak ve sektörümüzün parlayan bir yıldızı olmaya devam etmek istiyoruz. Ve şu anda bu noktadadayız. Gelmek istediğimiz yere doğru ilerliyoruz” dedi. 

 

DÜZCE BİZİM SEKTÖRÜMÜZÜN EN İDEAL YERİ

Düzce’nin sektör için ideam bir yer olduğunu ancak ormanların dağlık kesimlerde yer alması nedeniyle zorlandıklarını yaşadıklarını belirten Zengin, “Düzce bizim sektörümüzün en ideal yeri. Orman kaynağı güçlü bir bölge. Bu kaynağın sektörün ihtiyaçlarını karşılama imkânına baktığımız zaman tamamen örttüğünü ve yatırım açığı olduğunu gösteriyor. Yatırım açığını kapatabilecek bir bölge burası orman kaynağı olarak. Tek eksiklik ormanlarımızın dağlık kesimlerde olması ve yollarının tam yapılmamış olması. İyi bir ormancılık yapılmadığından dolayı üretimin az olmasından kaynaklanan bir sıkıntı var. Yavaş yavaş biz kapasitemizi geliştirdikçe açılacaktır böyle bir fırsat var Düzce’de” dedi.

 

ÜRETİMDE DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ  

Fabrikanın ormandan çıkan vasıfsız ürünleri kullandığını belirten Zengin, “Biz şu anda ormanlardan çıkan en vasıfsız ürünleri kullanıyoruz. Bizim sektörümüz Dünya’da üçüncü, Avrupa’da birinci durumdadır. Biz Çin ve ABD’den sonra Dünya üçüncüsüyüz üretimde.  Biz ham maddeye dayalı bir sektörüz. Ormandaki vasıfsız ürünleri kullanıp sanayiye dönüştürüyoruz. İki türlü ormanlara hizmet ediyoruz. Bir tanesi masif ağacın yerine ikame eden bir levha üretiyoruz, ikincisi ormandaki vasıfsız ürünlerin kullanımı ile orman bakımlarının yapılmasını ve orman ürünleri fabrikalarının atık ürünlerini de kullanarak ciddi bir değer oluşturuyoruz.” dedi. 

 

TAŞIMA MALİYETLERİ YÜKSEK

Nakliye ücretlerinin maliyetli olması dolayısıyla yakın bölgelerden hammadde temini yaptıklarını belirten Zengin,Ormanlarda oluşan bu vasıfsız ürünlerin taşıma maliyetleri çok yüksek. Dolayısı ile nakliye maliyetleri çok yüksek olduğu için yakın bölgelerden yapılan bakımlardan oluşan odunları almamız lazım” dedi. . 

 

KIŞIN HAM MADDE SIKINTISI ÇEKİYORUZ

Kış aylarında hammadde sıkıntısı yaşadıklarını belirten Zengin, “Kış aylarında hammadde sıkıntısı çekiyoruz. Çünkü bizim sektörümüz 24 saat çalışan tesislere sahip. Ama ormandaki kesimler belli mevsimlerde yapılıyor. Stok yapmanız lazım. Ciddi stok maliyetleri oluşuyor. Mesela kışın yağmurlu ve karlı zamanlarda aylarca ormana girilip bu üretimler yapılmıyor. Böylece ham madde sıkıntısı çekilebiliyor. Bu dönemde ithal ürün getirmeniz gerekiyor” dedi.

 

SEKTÖRDE 11 FİRMA VAR

Düzce’de aynı sektörde 11 tane firma olduğunu belirten Zengin, “Pazardaki payımız yüzde beş civarında. Sektörümüzde 11 firma var. Diğer sektörler gibi değil. Bu fabrikalar kolay kurulan fabrika değil. Makine ağırlıklı bir sektör. Bugün MDF fabrikası kurmak istediğinizde 100 milyon Euro’yu gözden çıkarmanız lazım. Artan kapasiteler göz önünde bulundurulduğunda böyle fabrikaları kurmak çok mantıklı gelmiyor. Geri dönüşü çok hızlı değil” dedi.

 

CİROMUZUN YÜZDE ALTMIŞINI DÜZCE’DEKİ ORMANLARA ÖDÜYORUZ

Divapan olarak cirolarının yüzde altmışını  Düzce’deki ormanlara ödediklerini belirten Zengin, “Biz elde ettiğimiz ciromuzun yüzde altmışını Düzce’deki ormanlara ödeyen bir firmayı. Burda bu çeşit bir sektör yok. Burası paha biçilmez bir şirket. Bu memleket için önemli bir şirket. Bakın kaplama, kereste fabrikaları orman ürünleri sektörü böyle bir sektör. Özellikle benim sektörüm cirosunun yüzde altmışını buraya ödeyen bir sektör. Bizim sektörün ana girdisi buradan tedarik ediliyor ve bunun tamamını buraya ödüyoruz. Burdaürettiğiiz ürünler taşıma ağırlıklı ürünler. Ve burada Düzcemiz kamyoncu bir şehir. Burada günlük 100 kamyon giriş çıkış yapıyor. Yarın 800 kamyondan bahsediyorum. Burada 800 kamyoncunun ortakları ile beraber 1600 kişinin aileleri ile birlikte 7-8 bin kişiye toplamda iş sağlıyorsun demektir sadece kamyoncular açısından. Birde ormanda hammadde işleyip buraya getiren insanların sayısını koyarsanız rakamları tespit etmek zor olmasa gerek. Yakınımızdaki bir köyün bir etkinliğine katıldım. Diyorlar ki siz fabrikanızda fazla işçi çalıştırmıyorsunuz. Ne alakası var dedim. Sen gel ürünlerini pazarla. Domatesini ben vereyim de. Bir sera kur gel buradaki işçilerin yemeğinde kullan. Veya bir et üretimi yap bütün etlerini sen tedarik et. Yakınındaki bir fabrika. Akılcı düşünün diyorum. Sadece işçi çalıştırmak demek senin köyünüze hizmet etmek demek değildir. Fabrikanın alımında satımında bulunabilirsiniz. Asıl kazanç burada. Çalıştırılan işçi sayısına bakıldığı için Düzce ilerlemiyor. Aslen katma değer üreten fabrikalar sayesinde Düzce’izin değer kazandığının farkında değiliz” dedi.

 

SANAYİ VE  TİCARET ODASININ AYRILMALI

Sanayi ve Ticaret odasının ayrı ayrı olması gerektiğini belirten Zengin, “Ticaret ve Sanayi Odasının ayrılmasını isterdim. Çünkü burada ciddi bir sıkıntı da var. Sanayi ve ticari kuruluşlar farklı kulvarlar çünkü.  Dengesizlik oluşur. Sanayiyle Ticaret odasının ayrılmasını dilerdim. Konya, Kocaeli öyle. Sanayi kökenli, sanayinin tozunu yutan insanlar farklı, tüccar insanlar farklı düşünen insanlardır. Ben şahsen farklı bakıyorum. Ticaret tamamen farklıdır.  Sanayici ile Ticaretci’yi ayırmak gerektiğine inanıyorum” dedi. . 

 

ÜNİVERSİTEYE DESTEĞİMİZ SÜRECEK
Divapan Genel Müdürü Hakan Zengin, “Düzce Üniversitesi kurulduğundan bu yana tüm desteğimizi verdik ve üniversite sanayi işbirliğimiz bugün olduğu gibi gelecekte de devam edecektir. İlimize ve ülkemize örnek projeler üretme azmimizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Divapan A.Ş Genel Müdürü Hakan Zengin, sanayicinin gelişime açık olması gerektiğine dikkat çekti.

Hakan Zengin, konuşmasında sanayicilerin de üniversitenin birer parçaları olduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerde yaşadığı üniversite sanayi işbirliği çalışmalarına örnekler verdi. Üniversite sanayi işbirliğinin gönül işi olduğunu belirten Zengin, “Bu birliktelik ancak üniversite, sanayi, devlet birlikte üçlü bir sarmal oluşturursa sağlanabilir. Bugüne kadar USİ dediğimiz Üniversite-Sanayi İşbirliğinin sağlanamamasının nedeni de budur. 3 ayaklı bir sisteme oturmak zorunda bu ayağın 3.’sü ve en önemlisi de Devlettir. Aksi takdirde gönül işi olur. Dünyada bunun en iyi örnekleri Japonya ve Güney Kore’dir. Ayrıca Almanya bunu başarmış ülkelerin başında geliyor” dedi.

Zengin, Divapan-Düzce Üniversitesi işbirliği ve sanayi ile ilgili yaptığı değerlendirmede ise, “Düzce’de Divapan bu konuda en güzel örnekleri barındırıyor. Örneğin sektöründe uluslararası laboratuvar yeterlilik belgesini alan ilk fabrikadır. Bu nedenle ilimizdeki Orman Fakültesinin tüm öğrencilerine kullanım ve staj imkanları vererek iyi bir örnek oluşturmuştur. Düzce Üniversitesi’nin ilk San-Tez projesini gerçekleştirmiştir. İkincisi de geçtiğimiz hafta başlamıştır. Bu üniversite ile aynı anda çift San-Tez projesi yürüten tek sanayi kuruluşuyuz. Fabrikamızda yetişen staj yapan, tez yapan, çalışan birçok arkadaşımız sektörümüzde çok iyi konumlara gelmiştir. Sanayicilerin bu konuda gelişime açık olmaları, teknoloji, Ar-Ge birikimlerini üretime dönüştürmeyi başarabilmeleri gerekir” diye konuştu.

Sanayici Üniversite işbirliğine önem verdiğini belirten Hakan Zengin “Üniversiteler beklenti toplamaz. İcatlar beklentilerden, krizlerden çıkar. Üniversite icat yapmak zorunda değil. Üniversiteler öğrenciler yetiştirir, araştırır görevini yapar. Bizler Üniversitenin temsilcileriyiz, parçalarıyız. Bizler yapacağız ama bunları ürüne dönüşmek konusunda sıkıntılarımız var. Bunu da hep birlikte yapacağız” dedi.

Düzce Teknopark’ın kurucu yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten Zengin, “Halen yönetimde görevime devam ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir çok teknoparkın bir araya gelerek oluşturduğu paltformda imza atmak nasip oldu. Duyduğumuz heyecanı tarif edemem. İnşallah önümüzdeki günlerde Düzcemizden bahsederken Düzce Teknopark’ın adı mutlaka anılacak işlere imzalar atacağız” dedi. 

 

GENÇLERE ÖĞÜTLER

Birçok üniversitede seminer ve konferanslar verdiğini söyleyen Hakan Zengin gençlere heyecan duymadıkları ve duymayacakları işleri yapmamalarını tavsiye ettiğini belirtirken, “İnsanı geliştiren duydukları heyecandır” dedi.
Zengin, “Bence mutluluk bir sonraki zaman dilimi için heyecan duymaktır. Mutlaka hayatınızın merkezine sevgiyi koyun. Sevgi olmadan her iş yavan kalır ve asla ilerlemez” diye konuştu.
İş yaşamında ki başarılarından bahseden Hakan Zengin, “Başarımızın temelinde insan var. Birlikte çalıştığınız insanların duygularını önemsemelisiniz. Çünkü onlar umutları ve hayalleri ile birlikte çalışıyorlar. Dolayısıyla onların çalıştığı mekanları ve gelirlerini iyileştirirseniz veriminiz artar” dedi.


SORUMLULUK ALMAKTAN KAÇMAYIN
Zengin “Gençlere tavsiyem sorumluluk almaktan kaçmayın. Çünkü bu insanı en çok geliştiren duygudur. Şayet kendinizi kabul ettiremiyorsanız ne kadar iyi bir tahsile sahip olursanız olun ürününüzü de satamazsınız. Çalışanlarınıza değer verip kalitelendiremiyorsanız başarısız olmaya mahkumsunuz.” dedi.
Zengin son olarak herkesin birer girişimci olabileceğini söyledi.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...