Ambalaj Sektörünün Lideri Onur Plastik

Ambalaj Sektörünün Lideri Onur Plastik
, Sektörel
30 yıldır ambalaj sektöründe büyüyerek Dünya pazarında varlığını sağlam adımlarla sürdüren Onur Plastik, yeni teknolojileri de bünyesine katarak daha güçlü ve yüksek kapasiteli üretime geçmeyi hedefliyor.

Polyester çember hattı satın alarak üretim yelpazesine polyester çemberi de dahil eden Onur Plastik,  üretim tesislerinin tümünü barındıran Düzce Tesislerini 2005 yılında kurarak bu alanda Türkiye’nin sektörde lokomotifi ve lider firması oldu. 

Onur Plastik’in ilke ve hedeflerini anlatan  Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı  Emre Kurt,  “Müşterilerimiz için değer yaratmak, beklentilere yüksek kalite ve istikrarla karşılık vermek adına çalışmak öncelikli ilkelerimizdendir. Satış sonrası oluşabilecek her türlü problemde müşterilerimizin yanında yer almak, bayi ilişkilerimizle Dünya’nın her bölgesine hizmet götürmek şirketimizin olmazsa olmaz hedefleri içerisindedir. Onur Plastik TS-EN ISO 9001 Standardı ile; müşteri taleplerinin ve pazarın araştırması ile başlayan ve tasarım, üretim ve satış sonrası servise kadar uzanan tüm ilgili süreç ve alt süreçleri disipline eden bir yönetim sistemi uygulayarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmayı hedeflemektedir. Dünya pazarları ile rekabet edebilen bir kuruluş olan Onur Plastik, standartlarını da belgeleyerek, çalışanı, müşterisi, bayisi ve tedarikçisi ile dünya liginin iyi bir oyuncusu olmak için günden güne çabasını artırmaktadır” dedi. 

 

YENİ VE DÜŞÜK MALİYETLİ ÜRÜNLER GELİŞTİRMEKTEDİR

Müşteri memnuniyetine  yönelik kalite çalışmaları yaptıklarını belirten Kurt, “Onur Plastik Laboratuvarlarımızda Araştırma ve Geliştirme ekibimiz en son teknoloji ekipmanları kullanarak yeni ve düşük maliyetli ürünler geliştirmektedir. Müşteri memnuniyetine yönelik kalite çalışmaları sürekli olarak yapılıp, üretimi yapılan her ürünün kalite seviyesi en üst düzeyde tutulup analizi yapılmakta ve kayıt altına alınmaktadır” dedi.

 

ONUR PLASTİK’İN MERKEZİ DÜZCE’DİR

Dünyanın 43 ülkesine ihracat yapan Onur Plastiğin merkezinin Düzce olduğunu belirten Kurt, “1983 yılında İstanbul’da kuruldu. Dünya’nın 43 ülkesine ihracat yapıyoruz. Doğu Avrupa ve Ortadoğu’nun kendi sektöründeki en büyük firmasıdır. Onur Plastik’in merkezi Düzce’dir. Bulgaristan ve Sırbistan’da Onur Plastik’e hizmet eden iki ayrı firması vardır. Bu firmalar yurt dışında ki atıkları toplayıp çok önemli tesislerde ham madde haline getirip Türkiye’ye gönderiyorlar. Bu ham madde daha sonra Düzce’de ki fabrikamızda işlenip tekrar bu ülkelere satılıyor. Burada bir geri dönüşümde söz konusu. Türkiye’de geri dönüşüm bilinci oturmadığı için Türkiye’de bu işler sıkıntı” dedi.

TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPTIKÇA PERSONEL SAYISI AZALIYOR

Teknolojiye yatırım yaptıkça istihdam edilen personel sayısının düştüğünü belirten Kurt, “Şu an mevcut itibari ile 45 kişi çalıştırıyoruz. Teknolojiye yatırım yaptıkça personel sayısı azalıyor. Bu yüzden her geçen gün eleman ihtiyacımız da azalıyor. Düzce’de kalifiye elaman bulamadığımız için eleman alımında ciddi sıkıntı çekiyoruz. Bu nedenle de yatırım düşünmüyoruz. Ana problem elaman bulamamak değil, kaliteli eleman bulamamak. Bir şehirde sanayi kültürü yoksa 500 tane elaman alsanız içinden üç tane çalıştıracak eleman çıkar” dedi.

 

DÜZCE BÜYÜK BİR SANAYİ ŞEHRİ DEĞİL

Kimseye haber vermeden işten çıkan bir elemanın mahkemeye giderek tazminatını aldığını ve bu tarz davaların en çok Düzce’de yaşandığını belirten Kurt, “Burada çalışan bir arkadaş vardiyasında çalışırken canı sıkılıp ben işi bırakıyorum deyip kimseye haber vermeden basıp gidiyor. Sonra mahkemeye veriyor. Tazminatını da alıyor, böyle bir hukuk sistemi var. Düzce büyük bir sanayi şehri değil. Türkiye’de bu tarz davaların oran olarak en çok yaşandığı il Düzce” dedi.  

 

İŞ DİSİPLİNİ İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR

Düzce’de iş disiplininin oluşması için zamana ihtiyaç olduğunu belirten Kurt, “Düzce’de eğitim oranı düşük olduğu için bu insanların kültürüne de yansıyor. İnsanlar uyumlu değil. Buranın insanı sanayi görmemiş. İki ay fındıkta çalışacak, tarımda uğraşacak, iş disiplini henüz tam oluşmamış. Bunun için zamana ihtiyaç var.  İki ay burada, iki ay başka bir fabrikada çalışır” dedi. 

SANAYİ ODASI’NDA SANAYİCİ YOK

Düzce Ticaret ve Sanayi Odasının bünyesinde sanayicinin olmadığını belirten Kurt, “Sanayi Odası’nda ki yöneticilerden kaç tanesi sanayici? Maalesef Sanayi Odası’nda sanayici yok,  hepsi esnaf. Çok iyi iş yapan bir esnafı alıp herhangi bir sanayi kuruluşunun başına koyalım bakalım idare edebilecek mi? Sanayici olarak ben sıkıntımı kiminle konuşacağım. Benim dilimden kim anlayacak, derdimi kim çözecek? Sanayi odasını sanayicinin yönetmesi lazım” dedi. 

 

SİYASET YAPACAKLARSA O KOLTUKLARDAN İNECEKLER, MEYDANLARA GİDECEKLER

Ticaret ve Sanayi Odasındakiler için siyaset yapacaklarsa meydanlara insinler diyen Kurt, “Sanayi odasından bize hiç gelmediler. Biz sanayi odasına ihracat ile ilgili gittik, inledik. Not defterlerini koyduğumuz gibi kapattık.  Konuşmaya başladılar siyaset, konuşmayı kapattılar siyaset. Siyaset yapacaklarsa o koltuklardan inecekler, meydanlara gidecekler” dedi.  

 

DÜZCE GELİŞECEKSE SANAYİCİLER GELİŞTİRECEK

Düzce’nin gelişiminde sanayicilerin büyük katkısı olduğunu belirten Kurt, “Düzce gelişecek ise sanayiciler geliştirecek. Onur Plastik Düzce esnafına milyonlarca lira para kazandırıyor. İş yaptırıyoruz. Mesela özel okullara bakın.  Fabrikalara dışarıdan gelenlerin hepsi özel okula gönderiyor çocuğunu. Bu da Düzce’ye kazanç sağlıyor” dedi. 

 

DOĞALGAZ HATTI İÇİN 25 BİN TL İSTEDİLER

Fabrikanın bulunduğu alanda doğalgaz olmadığını ve hat çekilmesi için 25 bin TL istediklerini belirten Kurt, “Bizim burada doğal gaz yok.   Burada doğal gaz olmaması bir problem. Konuyla ilgili muhatap bulamıyorum.  Geçen gelmişler 25 bin TL verirseniz doğalgazı çekeriz demişler. Neden ben bu parayı veriyorum?” dedi. 

 

HAYATINDA İHRACAT YAPMAMIŞ ADAM GÜMRÜK BİRLİĞİNE KARŞI ÇIKIYOR

Hayatında ihracat yapmamış adamların gümrük birliğine karşı çıktığını belirten Kurt, “ Düzce’de birkaç tane firma gümrük getirmek için çok uğraştı. İhracat yapan ciddi firmalar var. Adam hayatında ihracat yapmamış karşı çıkıyor, ne gerek var 20 km ileride Adapazarı’nda gümrük birliği var diyor” dedi.  

 

GÜMRÜK DEMEK HAREKET DEMEK

Düzce’ye gümrük birliği gelmesi halinde yatırımında geleceğini belirten Kurt, “Düzce’de bir gümrük olsa fena mı olur. Düzce’ye gümrük gelse buraya yatırım çekersin.  Bolu  gibi civar iller buraya gelecek. Gümrük demek hareket demek. Başka firmaların Düzce’ye gelmesi demek. Bunun için de Ticaret odasının başında sanayiyi bilen birinin olması şart.   Hatta sanayiciden daha iyi olacak, sanayiciyi yönlendirecek, tecrübelerini aktaracak” dedi 

 

ÇOK ÇALIŞAN MİLLETVEKİLLERİ LAZIM

  Kurt, “Bize çok çalışan milletvekilleri lazım.  Bakan çok çalışan bir milletvekilinden daha iyi değildir. Çünkü Bakanın kendi sorumluluk alanları vardır, iş yoğunluğu vardır. Düzce ile ilgilenmesi gereken ise milletvekilleridir. Bakan vekillerin Ankara’daki gücüdür” dedi. 

 

ESNAF HENÜZ SANAYİ KÜLTÜRÜNE HAZIR DEĞİL

Düzce esnafının  henüz sanayiye hazır olmadığını belirten Kurt, “Mesela savunma sanayi yatırımını kim yapacak. Aselsan yapacak. Aselsan buraya fabrika yapar mı bi düşünmek lazım. Diyelim ki yapmaya karar verdi.  O kadar çok kalifiye elemanı nereden bulacak. Düzce’de esnafta sanayiye hazır değil. Mesela Düzce’den şirkete araba alacağım. Çevre illerdeki yetkili satıcılar ile kıyasladığımızda Düzce hep daha pahalı kalıyor. Ben şu arabadan alacam diyorum. Adapazarı’nda fiyat bu, aynı fiyata ver senden alayım diyorum, ben o fiyata vermem diyor. Verse esnafta kazanacak bende kazanacağım, para da Düzce’de kalacak” dedi.

 

ELEMAN AÇIĞGI HAT SAFHADA

Düzce’de eleman açığının hat safhada olduğunu belirten Kurt, “Biz elemana açız. Bize işi bilen ve seven elemanlar lazım.  Önceki satış müdürüm, ihracat müdürüm buraya stajyer olarak girdi. Satışta çalışan bayan arkadaşlardan bir tanesi lise de geldi stajyer gibi. Üniversiteyi bitirdi, her yaz geldi burada çalıştı. Burs verdik şimdi satışta çalışıyor. Üniversite mezunu da okulu bitirdiğinde hiçbir şey bilmez, sadece teoride bilir. Ama ben bir şey söylediğim zaman işini iyi yapması lazım, işi benimsemesi lazım. Bu kültürle ilgili bir şey. Şehirlerin sanayi kültürünü öğrenmesi şart. Sanayi kültürü doktorda, hastane de bile olacak. Adam eli burkuldu diye rapor alıyor. El burkuldu diye 4 günlük rapor alınır mı? Eli burkulur gelir devam eder, şirketinde doktoru var, basit işler verilir devam eder işine” dedi.   

 

BİZE KALİFİYE ELEMAN LAZIM

Tarımdan da ek gelir elde eden elemanların işlerine çok iyi sarılmadıklarını  belirten Kurt, “Bana kalifiye elaman lazım. Mühendis lazım. Ben bunu Düzce’de bulacağım. İyi bir eğitim seviyesi olması lazım.  Düzce’de nasıl olsa tarımdan bir para geliyor diye, asıl para kazandığı işine sarılmıyor.  Çözüm önerim öncelikle sanayi ve ticaret odasının yönetimi baştan aşağı değişmeli. Herkes sanayici olmalı. Hatta her sanayinin kollarından insanlar olmalı. Yönetim kurulunda tekstili temsil edecek biri olmalı, İhracat konusunda temsil edecek biri olmalı. Hatta Düzceli olmasına da gerek yok yönetimin. Bence dışarıdan gelmiş, Düzce’ye sanayi yatırımı yapmış birileri de olabilir” dedi.  

 

DİĞER İLLERİN SANAYİ ODALARINA İMRENİYORUM

Diğer illerin Sanayi Odalarının sanayicileri kanatlarının altına aldığını belirten Kurt, “Ben Dünya’nın çeşitli ülkelerinde fuarlara gidiyorum. Türkiye’den gidenler ile konuşuyoruz,  herkesin sanayi odası gitmiş fuara. Ben düşünüyorum bizim sanayi odası niye burada yok. İnsan imreniyor. Sanayi odası bunları kanatları altına almış. Bizde sanayici olarak bir destek bekliyoruz.  Ben sanayi odası başkanı olsam, buraya Koç’un, Sabancı’nın eski CEO’larından birini getiririm. Bunlar siyasetçi getiriyorlar.  Ben şimdi sanayi odasına adaylığımı koydum diyelim, nasıl kazanacağım? Düzce’de ki firmalarda bu yüzden adaylığını koymuyor” dedi. 

 

 DÜZCE’NİN SANAYİCİLERİ ÖNCÜLÜK ETMELİ

Şerifoğlu, Kapsan ve Türksevenler gibi Düzceli sanayicilerin öncülük etmeleri gerektiğini belirten Kurt, “Düzce’de Düzceli sanayici çok var mı? Yok. Düzceliler ya tırcı, ya fındıkçı oluyor. Düzceli sanayici Şerifoğlu var, Kapsan var, Türksevenler var. Buna öncülük edecek olanlar bunlar. Şerifoğlu öncülük edecek. Şerifoğlu’nun merkezi burası. Buna Düzceliler öncelik edecek. Her oluşumu yapacak güçteler. Ekonomik olarak TSO’dan daha büyüğüz. Sanayici olmayanın sanayi odasında işi olmamalı.  Sanayicilik çok farklı bir şey” dedi.

 

TESTLER İÇİN BAŞKA ÜNİVERSİTELERE GİDİYORUZ

Düzce Teknopark ile ilgili de konuşan Kurt, “Düzce’de teknopark var.  Bizim bazı testler yapmamız gerekiyor. Bir sürü üniversiteye gidiyoruz. Düzce’de ki teknoparkla ilgili çok bir bilgimiz yok. Bu zamana kadar neler yapmışlar, kaç sene önce kurulmuş bilmiyorum. Bu konuda bir eksiklik var ve bence bu eksikliğin giderilmesi gerekiyor” dedi.   

 

TEKNOLOJİK BİR LABORATUVAR VAR DİYE BİLİNSİN PARA DÜZCE’DE KALSIN

Teknoparkın eksiklikleri olduğunu belirten Kurt, “Bu şehir gelişecek ise sanayi firmaları ile gelişecek. Bir teknopark kuruldu. Bizim beklentimiz ne? En azından bazı cihazlar olsun da ben İstanbul’a göndermeyeyim. Burada üniversite var, burada bir teknopark var.  Eksiklikleri mutlaka olacaktır ancak alınacak makinelerin fiyatı nedir, neden temin edilemiyor? Bu konuda bir şeyler yapılsın. Teknopark’ın eksiklikleri var. Sadece burada değil bir çok teknopark’ta var aynı eksiklikler.  Bazı testler var. Türkiye’de bile yok. Alınacak bir cihaz ne kadar pahalı olabilir bilmiyorum ama bir çözüm bulunmalı.    Türkiye’de olmayan birkaç cihazı getireceksiniz. Avrupa’da Türkiye’de herkes Düzce’ye getirecek ürünleri test için. Düzce  bu şekilde tanıtılacak. Fındıkla olacak iş değil.   Bu işler Düzce’de yapılsın, teknolojik bir laboratuvar var diye bilinsin para Düzce’de kalsın” dedi. 

 

İŞKUR’UN YÜKÜNÜ ÇOĞALTTILAR

İş mahkemelerinin İŞKUR’a bağlandığını  belirten Kurt, “  İŞKUR bir şeyler yapmaya çalışıyor. İş mahkemelerini de İŞKUR’a bağladılar, bu İŞKUR’un işi değil, kendi işini yapması zorlaşıyor.  Yeni bir kanun hazırlanıyor, herkes tazminat alabilecek. Bu işverenleri çok zorda bırakacak” dedi. 

 

PIRIL PIRIL GENÇLER VAR

Gençlerin kendilerini iyi yetiştirmesi gerektiğini belirten Kurt, “Eğitim, kültür çok önemli. Gençleri değerlendirmek lazım. Avrupa’da 25 yaşında adam bakan oluyor. Bizde 60 yaşında ki daha fazla değer görüyor. Pırıl pırıl gençler var. Gençlerinde kendilerini geliştirmesi çok önemli” dedi.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...