FINDIK DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ BİR ÜRÜN

FINDIK DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ BİR ÜRÜN
, Söyleşiler
Yığılca’da 6 yıldır hizmet veren Yığılca Fındık Fabrikası, TSE standartlarına uygun olarak inşaa ettiği binasıyla ilçenin ihtiyacına cevap veriyor.

Yığılca Fındık Fabrikası Sahibi Selim Erdoğan’la sektörün sorunları hakkında konuştuk. 6 yıldır hizmet veren Yığılca Fındık Fabrikası hakkında da bilgiler veren Erdoğan, “2008 yılında bu arsayı  aldık. Tarlaydı önceden. 2010 yılında fabrikamızın kurulumunu tamamlayıp üretime başladık. 6 yıldan beri bu sektördeyiz. Kapasite sorunumuz yok. Fındık sürekli olan bir sektör değil. Zamanı belli mevsimi belli. Her şey TSE standartlarına uygun.  Firma olarak İhracat yapmıyoruz. İhracat yapmak için önce yeterli bilgi ve donanıma sahip bir  kadro  lazım. Farklı sektörlerde hizmet veriyorum. Fındığı insanlar güvendiği yere veriyor. Her gelen mal evraklı giriyor, evraklı çıkıyor. Sektörde kaçak işi çok fazla yok. Sonuçta borsadan geçen bir ürün. Aldığın para belli, verdiğin para belli” dedi.

 

FINDIK DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ BİR ÜRÜN

Fındık değerini bilmediğimiz bir ürün. Çok kaliteli ve değerli bir ürün ama biz değerini bilmiyoruz. Öncelikle suçlu hep tek kişi oluyor. Kim oluyor? Sanayici oluyor. Sanayici bu malı bu kadar pahalı satmıyor. Sanayiciden kastım tüccarlar değil fabrikalar.

TAŞI, KÜFÜ, BOŞU HEPSİ İÇİNDE GELİYOR FABRİKAYA

Üreticinin fındık kültürü de değişiyor zamanla. Eskiden fındık tertemiz gelirdi fabrikaya. Üretici fındığı toplayıp kuruturdu. Harmandan sonra içindeki taşı ve boş fındıkları ayıklardı öyle satardı. Şimdi taşı, küfü, boşu hepsi içinde geliyor fabrikaya. Sırf biraz daha ağırlık yapsın, kiloyu fazla bassın diye üretici fındığını temizlemiyor bile.   

TOPRAKLARIMIZ ÇOK VERİMLİ AMA…

Türkiye’deki topraklar fındık için aslında çok verimli. Ama baktığınız zaman İtalya’da dekar başına alınan fındık kilosu ile Türkiye’de dekar başına alınan fındık kilosuna bakın. Arada uçum kadar fark var. Aslında biz bunun nedenini araştırmalıyız öncelikle.

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ SAHADA ÇALIŞIYOR

 Belli firmalar onlarca ziraat mühendisi salıyor sahaya. Bu ürün onlara çok lazım diye. Örnek bahçeler yapıyorlar, fındığı araştırıyorlar neden azılıyor, neden artıyor diye.  Ama sonuca baktığınızda bizler fındık bahçelerimizde verimi bir türlü artıramıyoruz.

KÜLLEME REKOLTEYİ DAHA DA DÜŞÜREBİLİR

Fındıkta mantar hastalığı diye bir hastalık var küllenme dediğimiz. İleriki senelerde fındıkta rekoltenin daha da düşük olması ile karşılaşabiliriz. Mantar dediğimiz hastalığın yok olması için ilaçlamaların tam yapılması gerekiyor. Bu konuda halka bilgi verilmesi lazım.

 

FINDIĞI İŞLEYEMİYORUZ

Fındığı bu ülkede işleyebiliyor muyuz, işleyemiyoruz. Önce iç piyasada fındığı tüketmemiz gerekiyor. Biz fındığı dışa satmazsak elimizde kalır. Çünkü işleyemiyoruz. Kavrulmuş fındık alsak marketlerde o kadar pahalı ki.  Topladığımız fındığı yemeye kalksak zaten bitiremeyiz. Biz malımıza sahip çıkmalıyız.

FINDIK ÇOK KOLAY PARAYA DÖNÜŞEBİLİYOR

Fındığı diğer sektörlerden ayıran en büyük özelliklerden biri sektörde emanet anlayışının olması. Çok kolay paraya dönüştürülebilen bir ürün fındık. Yani gece gitsen bir kuyumcuya altınını satıp paraya çeviremezsin. Ancak fındığını gece bile paraya dönüştürebiliyorsun. Diğer sektörlerden farklı bir sektör. Birileri illaki çok iyi paralar kazanıyor.

3-4 YIL EVDE  SAKLANABİLİR

Fındık evde de rahatça korunabilir, muhafaza edilebilir. Taş yerinde ağırdır. Fındık gibi ürünler 3-4 yıl bozulmadan kalabilir. Ben tabi ki almak isteyeceğim çünkü işim bu. Benim burada koruyabileceğim malın miktarı  belli. Ben en fazla bin ton fındık saklarım. Geri kalanını mecbur bende başka bir yere verip elimden çıkaracağım.

FINDIK BAKIMIYLA İLGİLİ BİLGİLERİMİZ EKSİK VE YANLIŞ

Fındığı profesyonel şekilde toplamadığımız zaman dala zarar veriyoruz. Mesela en basiti dalı eğerek topluyoruz. Aslında yapılması gereken fındığın yere dökülmesini beklemek ve döküldükten sonra yerden toplamaktır. Çünkü dalı eğdiğiniz zaman dala zarar veriyorsunuz. Bir sene sonra aynı dalın verimi düşüyor. Bunun yanı sıra dalın nasıl kesileceğini bilmiyoruz. Hangi dallar kesilmeli, hangileri kalmalı bir bilgimiz yok. Kafamıza göre dal kesimi yapıyoruz. Doğal olarak bir sonraki sene en çok verim alacağımız dalı belki de kesiyoruz.

FINDIK BİZDEN NE İSTİYORSA ONU VERMELİYİZ

Yine gübrelemeyi bilmiyoruz. Hangi gübre fındığın verimini arttırır, hangi gübre hangi mevsimde ve nasıl atılır hiçbir bilgimiz yok. Daha çok büyüklerimizden nasıl gördüysek öyle yapıyoruz bahçe bakımını. Bilinçli yapmıyoruz sonrada bahçeden istediğimiz verimi alamıyoruz. İnsan gibi doğa da yaşıyorsa, dal büyüyorsa, ürün veriyorsa, bu ürün bizden ne istiyorsa onu vermeliyiz.

ADAM DAİRESİNİ SATIP FINDIK ALIYOR

Fındık sektörü acayip bir sektör. Çok para var sanılıyor. Düşünün adam dairesini satmış, arabasını satmış fındık almış. Neden fındık 20 TL’ye çıkacak, kar edecek aklı sıra.  Sonra fındık akşamdan sabaha 8 TL’ye düşüyor, adam zararda evi de gidiyor, arabası da. Böyle şey olmaz.

HERKES TATİLE GİDERKEN FINDIKÇI FINDIK TOPLUYOR

Zahmeti ve eziyeti çok olan bir ürün fındık. En basitinden herkesin tatile gittiği bir dönemde fındıkçılar bahçede çalışıyor. Fındığı topluyor, kurutuyor, harmanlıyor. Yazın büyük bir bölümünü fındığın başında geçiriyor. Bunun kıymetinin bilinmesi lazım.

 

HOLLANDA KONYA KADAR BİR YER

Fındıkta söz sahibi bir ülke olmamız gerekiyor ancak, söz sahibi biz değiliz. Çünkü fındığın kıymetini bilmiyoruz, değer vermiyoruz, iyi bakmıyoruz. Tarım politikaları çok geçerli değil. Çözüm üretmek lazım. Hollanda Konya kadar bir yer ama tarım gelirine bakın. Neden Türkiye’nin tarım geliri çok daha fazla olmasın. Bu gelirin büyük bir kısmı neden fındık olmasın. İnsanların yaptığı iş ile iyi ilgilenmesi lazım.

 

FABRİKA YERİNE TÜCCARA VERİYORLAR

Fabrikada fındık 12,5 TL, tüccarda 12 TL.  Adam gidip fındığını tüccara veriyor. Niye yarın ondan bir beklentisi var. Yıl içinde toplamadığı fındığın parasını kullanacak çünkü. Yani fındığı dalda iken daha satacak. Düzce’de koca fabrika varken adam gidip tüccara malını verebiliyor. Bir de tabi fabrikaya verecekse kendi aracıyla götürüp teslim edecek. Fabrikalar tüccar gibi üreticinin ayağına gidip fındık almıyor. Gerçi biz, bize fındık vermek isteyen üretici arayınca gidip alıyoruz ancak bir çok  fabrika bunu yapmıyor.

 

VATANDAŞTAN DA TÜCCARDAN DA ALIYORUZ

Biz vatandaştan da fındık alıyoruz, tüccardan da.  Tüccara 13 diyorsak, vatandaşa kendi arabamızı, kendi elemanımızı gönderiyoruz bunlarda bir maliyet. Bir hizmet varsa bedeli olacak. Biraz daha düşük oluyor. Ama çok bir fark yok.

 

MANAVI KASABI FINDIK ALIYOR ARTIK

Şimdi fındık fiyatı artacak diye herkes fındık alıyor. Sadece tüccar değil, fındık fabrikaları değil. Manavı da kasabı da herkes fındık alıyor. Neden? Çünkü fındığın kilosunun 20 TL olacağı konuşuluyor. Adam 13 TL’ye alıyor fındığı, 20 TL’ye satmanın hayalini kuruyor. Kendince kar edecek ama Fındık piyasasında akşamdan sabaha çok şey değişebiliyor. Kar edeceğim diye çıktığın yolda büyük zararlar edebiliyorsun.

ALLAH VERİYOR, AMA DALDA TUTAMIYORUZ FINDIĞI

Türkiye’de fındığın geleceği ile ilgili bir sıkıntı var. Allah veriyor, ama dalda tutamıyoruz fındığı. Dolusu var, donu var bunlara yapacak bir şey yok. Ama gerekli önlem alınmalı. Bir üretici her türlü tedbiri almış,  her türlü bakımını yapmış, bir önceki seneye göre fındığında bir azalma olmamış. Diğeri hiç bir önlem almamış, fındığının gerekli bakımlarını yapmamış,  o fındık yok diyor.

 

GÜBRE BİR MARTTA BİR HAZİRAN DA ATILMASI LAZIM

Nasıl insan yaşamak için gıda alıyorsa ya da devlet herkese özel bir doktor veriyorsa, toprağa da karşılığı verilmeli. Bahçe nefes alamadığı zaman üretim az olur. Gerekli önem verilecek. Geçimimiz tarım ise gerekli önem verilmeli toprağa. Temizliğini yapacağız, bakımını yapacağız, gübresini atacağız. Mesela gübre bir Mart ayında bir de Haziran ayında atılmalı. Ama bizde öyle değil. 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...