Sıradışı Vali

Sıradışı Vali
, Söyleşiler

1-Sizi yakından tanımak isteriz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

01 Kasım 1970 tarihinde Bolu iline bağlı Gerede İlçesi Nuhören Köyünde doğdum.  İki Kardeşiz.  Benden 4 yaş büyük bir abim var. 

İlk ve ortaokulu Gerede’de, lise eğitimini Bolu’da tamamladım. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun olduktan sonra kısa bir süre Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalıştım. 1994 yılında Bolu Valiliği Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine başladım. Kaymakam Adaylığı stajı sırasında 8 ay süreyle İngiltere’de (Bournemouth) dil eğitimi ve mesleki incelemelerde bulundum. 

Daha sonra Kayseri-Felahiye ve Malatya-Yazıhan ilçelerinde kaymakam, Malatya Valiliğinde vali yardımcısı olarak çalıştım. 2003 Yılında şube müdürü olarak atandığım İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve genel müdür olarak görev yaptım.

Son olarak 16 Şubat 2015 tarihli ve 2015/7295 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Düzce Valiliği görevine atanarak, 09 Mart 2015 tarihinde Düzce Valisi olarak göreve başladım

2-Aileniz nerede yaşar ne iş yaparlar?

Esnaf  bir ailenin çocuğuyum. Babam uzun yıllar Gerede’de Bakırcılar Çarşısında esnaflık yaptıktan sonra emekli oldu. Annem ev hanımı. Allah’a şükür her ikisi de hayattalar ve Gerede’de yaşıyorlar. Fırsat buldukça onları ziyaret ederek, hayır dualarını almaya çalışıyorum.  

Abim Gerede’de bir süre baba mesleği olan bakırcılık yaptıktan sonra, şu anda bir kamu kurumunda işçi olarak çalışıyor.

3-Kaymakam ya da Vali olmak gibi bir hayaliniz varmıydı?

Evet kaymakamlık benim istediğim, idealimdeki meslekti. Daha lise yıllarından itibaren, üniversite bölüm seçiminde kaymakam olmayı isteyerek tercihte bulundum. Kişinin sevdiği, istediği mesleği yapma imkanı bulmasını bir insanın hayattaki en büyük şansı olarak görüyorum. Bana sevdiğim, hayalimdeki mesleği yapmayı,  önce Kaymakamlık sonra Vali olarak bu aziz millete hizmet etmeyi nasip ettiği için Rabbime sonsuz şükrediyorum. İdarecilik zor ve yorucu ama manevi karşılığı yüksek olan bir meslek.  

 

4-Hobileriniz var mı?

Gençlik yıllarından itibaren sporun hep içinde oldum. Özellikle futbol oynamayı ve izlemeyi seviyorum. Haftada bir kez de olsa futbol oynamaya çalışıyorum. Fırsat buldukça yürüyüş yapıyorum. 

5-Düzce’ye Vali Olarak atandığınızda ilk duygularınız nelerdir? 

Biliyor ve inanıyoruz ki nerelerde, ne kadar süreyle çalışacağımız takdiri ilahi. Kaderimizde olanları yaşıyoruz. Kaymakamlık mesleğine ilk adım attığım yıllarda staj yaptığım, kısmen de olsa tanıdığım bildiğim bir yere Vali olarak atanmaktan dolayı mutluluk duydum tabiki

Bu vesileyle beni bu onurlu göreve layık gördükleri, bana çok kıymetli Düzce’li hemşerilerime hizmet etme imkanı verdikleri için Devlet Büyüklerimize de teşekkür etmeyi bir borç sayıyorum. 

Düzce’ye gelince ilk önce güler yüzlü, misafirperver Düzce halkı ile karşılaştım. Bu yörenin bir çocuğu olarak biliyorum ki güzel bir şehirde, güzel bir bölgede yaşıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ki bu güzelliğin kıymetini bilmeliyiz. 

6-Düzce denince aklınıza neler geliyor?

Düzce farklı kültürleri bünyesinde barındıran çok özel bir şehir. Farklı kültürlere sahip insanlar bu şehirde uzun yıllardır huzur içinde ve kardeşçe yaşıyorlar. Düzce birçok bakımdan avantajlara sahip, dinamik ve potansiyeli olan bir şehir. Türkiye’nin en önemli iki büyük kentinin ortasında, ana ulaşım hatlarının üzerinde bulunuyor. Düzce’de sanayi var,  tarım var, turizm potansiyeli var.

Tarihi ve kültürel zenginliği, bozulmamış doğal güzellikleri, denizi, yaylaları, şelaleleri Düzce’ye çok önemli bir turizm potansiyeli sunuyor. Binlerce yıllık tarihe sahip,  Batı Karadeniz’in tek antik kenti olan Konuralp ayrı bir zenginlik kaynağı oluşturuyor. 

Tabi ki bu potansiyelin kullanılması için gerek tanıtım anlamında, gerek altyapı çalışmalarının tamamlanması anlamında daha yapmamız gereken birçok iş, almamız gereken önemli bir mesafe olduğunu da ifade etmek isterim.

Düzce doğa sporları anlamında da önemli imkan ve avantajlara sahip. Biz özellikle bu sene Düzce’de sportif faaliyetlerin geliştirilmesi, Düzce’nin bir doğa sporları merkezi olması adına başlangıç için önemli sayılabilecek organizasyonlar gerçekleştirdik. Kaynaşlı’da motor sporları, Gölyaka’da havacalık festivali gerçekleştirdik. Yığılca ilçemizde Hasanlar Barajında yelken ve kano yarışları gerçekleştirildi.

Akçakoca ilçemizde su sporlarına yönelik var olan potansiyeli kullanmak amacıyla bu alanda da etkinlikler gerçekleştirilmesi için çalışma başlattık. Bilindiği gibi Cumayeri ilçesinde Rafting önemli bir potansiyele ulaşmış durumda. Buna ilave olarak Cumayeri ilçesinde bir Motokros Pisti yapılmasına yönelik çalışmalar başladı. 

Merkez de amatör spor kulüplerinin ve gençlerin rahat kullanımı bakımından Şıralık tesislerini geliştirmek ve burayı bir spor merkezi haline getirmek için çalışmaları başlattık. 

Gerek Düzce merkezde gerekse diğer ilçelerimizde spor alanında başka ne tür etkinlikler ve tesisler gerçekleştirebiliriz bunun arayışı içerisindeyiz. Bu alanı çok önemsiyorum.

7-Kitaplarla aranız nasıl en son okuduğunuz kitap?

Kitapla ve okumayla aramın hep iyi olduğunu söyleyebilirim. Üniversite sonrasında da yüksek lisans ve doktora yapmak suretiyle eğitimden kopmamış oldum. Doktora çalışmam henüz tamamlanmadı, tez aşamasındayım ama buna vakit ayıramıyorum şuanda.. 

Yoğun iş temposu kitap okumamı olumsuz yönde etkilese de kitaplardan kopmamaya özen gösteriyorum. Şuanda Bosna halkının efsane lideri, büyük devlet adamı merhum Aliya İzzetbegoviç’i anlatan “Bilge Lider Aliya İzzetbegoviç” isimli kitabı okuyorum. 

8-Sinemaya gidermisiniz?

Hafta sonlarını da içine alan yoğun bir tempoda Düzce için çalışmaya gayret ediyoruz. Bu yoğun tempo nedeniyle Düzce’de henüz sinemaya gitmeye fırsatım olmadı. Ama Ankara’da çalıştığım dönemde fırsat buldukça sinemaya giderdim.

9-Tuttuğunuz bir takım varmı? 

Gençlik yıllarımdan beri Galatasaray’lıyım. Ancak ilin Valisi olarak Düzcespor’un durumunu da çok yakından takip ediyorum. Programlarım elverdiği ölçüde zaman buldukça buradaki maçlarına gidiyorum. Düzcespor’muzun bulunduğu ligde başarılı olmasını ve daha üst liglere yükselmesini yürekten arzu ediyorum. 

10-Düzce’lilerle aranızda kurduğunuz sıcak ilişkiyi nasıl sağladınız.

İlin en üst yöneticisi olarak benim öncelikli görevim ilimizdeki kamu kurum ve kuruluşlarının işbirliği içerisinde, etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarını, vatandaşlarımızın en güzel şekilde hizmet almalarını sağlamaktır. Biz halkımıza hizmet etmek, onların bütün dertlerini, sıkıntılarını çözmek için buradayız. Bunu sağlamak içinde onlarla doğrudan ve sağlıklı bir ilişki geliştirmenin önemli olduğuna inanıyorum. 

Bu nedenle ilçeleri, köyleri, işyerlerini, esnaflarımızı ziyaret edip, vatandaşlarımızla hasbihal etmeye çalışıyorum. Elimden geldiğince sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere katılmaya, yerel basınla ve sivil toplum örgütleriyle diyalog kurmaya gayret gösteriyorum. İnşallah dediğiniz gibi sıcak bir ilişki kurabilmişimdir. Şayet öyleyse bundan mutluluk duyarım. Ben olduğum gibi görünmeyi, doğal davranmayı önemsiyorum ve bunu yapmaya çalışıyorum.  

11-Çok enerjik ve dinamiksiniz beslenmede dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir.

Beslenmeyle ilgili uyguladığım özel bir metot yok. Aslında bu alanda biraz daha dikkatli olmam gerektiğine inanıyorum. Belki şunu ifade edebilirim kahvaltıyı önemsiyorum ve çok istisnai durumlar haricinde kahvaltı yapmadan güne başlamıyorum. Eşimin tıp doktoru olması da benim için bir avantaj. Sağlıklı beslenmem için kendisi her zaman bana destek olmuştur.

12-En beğendiğiniz yemek hangisi?

Ben çok fazla yemek seçen birisi değilim. Anadolu’nun her köşesinde birbirinden lezzetli yemekler yapılıyor. Düzce’mizde de farklı kültürlere ait çok lezzetli yemekler var. Etli yaprak dolması ve kuru fasulyeyi daha fazla sevdiğimi ifade edebilirim. 

13- Sürekli koşturan, takip eden hareketli bir vali profili çiziyorsunuz (sergiliyorsunuz) Bu enerjiyi neye borçlusunuz?

Ben devletin yaptığı maddi yatırımlar kadar, gönüllere yapılan yatırımların da çok önemli bir husus olduğunu düşünüyorum. Devletle vatandaşımızı kaynaştırmamız gerekiyor. Makamına kapanan, kimseyle görüşmeyen bir vali profili çizmekten ziyade halkla beraber olmayı her zaman tercih ettim. Sorunları yerinde görmeyi, çözüm bulmak için çalışmayı seviyorum. Bütün bunların asıl kaynağı bu aziz milletimize olan saygımız ve insan sevgisidir. Düzce’mizin çok değerli insanları için burada olduğumuzun bilincindeyiz. Bunu unutmamamız gerekir. Halkımızın bizim yanımızda olması, bizlere destek vermesi çok kıymetli. Daha önce de söylediğim gibi mesleğimi severek yapıyorum. İnsanlara faydalı olmaktan, sorunlarına çözüm üretmekten mutluluk duyuyorum. 

14- Bu yoğun iş temposu içerisinde ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Yoğun iş temposu ve üzerimizdeki ağır sorumluluklara rağmen yeteri kadar olmasa bile aileme ve özel hayatıma vakit ayırmaya çalışıyorum. Tabi bu hususta meslek hayatım boyunca bana anlayış gösteren ve her zaman büyük destek olan eşime teşekkür ediyorum. Yaptığımız görev doğal olarak özel hayatımızdan bazı fedakarlıklar yapılmasını gerektiriyor. Eşimde bu sorumluluğun bilincinde olarak bunu anlayışla karşılıyor.    

15-Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir? 

Basın mensuplarımız halkımızın gözü, kulağıdır. Onların getireceği öneriler, eleştiriler bizim için önemli bir fırsattır. Her zaman bunları değerlendiriyoruz. Basın yayın organlarının desteklerini her zaman yanımızda görmek istiyoruz.

Yayın hayatına yeni başlayan derginizin hayırlı olmasını diliyor, çalışanlarına başarılar diliyorum. Derginizin Düzce yerel basınına renk getireceğine inanıyorum. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum, saygıdeğer Düzce halkının yeni yılını kutluyor, sağlık, huzur, başarı ve mutluluklar diliyorum. 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...