Kadınlar Cesaret Etsin Yeter

Kadınlar Cesaret Etsin Yeter
, Söyleşiler
Röportajımızı yapmak için Düzce Belediyesi'nde İmar ve Şehircilik Müdürü olan Mesude Özcan'a konuk oluyoruz. Bir kadın olarak büyük ve önemli bir birimin başında olmasının zorluklarını ve kadın olmanın çalışma alanında nasıl bir etki oluşturduğunu öğrenmek için röportajımızı gerçekleştirdik.

BAŞARDIM DUYGUSU İNSANI MUTLU EDİYOR

HİÇBİR ŞEYE HAZIR KONMADIM

BULUNDUĞUM MEVKİİYE HIRSIM SAYESİNDE GELDİM

 

Mesude Hanımı tamda doğum günü olduğu gün 12 Şubat'ta ziyaret ediyoruz. Yoğun bir iş çalışması olmasına rağmen bize sorularımızı sormak için vakit ayırıyor ve samimiyetle odasında karşılıyor bizi. Duruşundan konuşma tarzından kendine güvenen, güçlü bir kadın olduğu anlaşılıyor Mesude Hanım'ın ve işini yapmayı ne denli sevdiğini anlıyorsunuz konuşmaya başladıktan sonra. İşinde cinsiyet ayrımı yapmadan otoriter bir çalışma gösteren İmar ve Şehircilik Müdürü unvanına sahip Mesude Hanım'a çok geçmeden sorularımızı yönlendiriyoruz.

Mesude Hanım kendinizi biraz tanıtır mısınız?

12 Şubat'ta Düzce'de doğdum. İlkokulu Uzun Mustafa İlkokulu’nda tamamladım, liseyi ise Anadolu Lisesinde okudum. Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümünü kazandım. İstanbul'da okumak çok zordu o dönem. Küçük bir yerden İstanbul gibi büyük bir şehre okumak için gitmiştim. O süreç benim için baya zordu. Harita mühendisliğini en iyi üniversitede okudum övünmek gibi olmasın. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin yeri ayrıdır. Okurken hem arazide çalıştık, hem de eğitimi bire bir aldık. Hocalarımız çok iyiydi. Okul biter bitmezde Gümüşova Belediyesi'nde çalışmaya başladım. İşe başladığımda çok zorluk çekmedim. Bir inşaat mühendisi, bir mimar bilmiyorken biz İmar Kanununu ezbere biliyorduk. İş konusunda da biraz hırslı bir kadınım sanırım. Bir konuda sıkıntıyla karşılaştığımda es geçmem, arar sorarım. Oturur dergileri karıştırırım, internete bakarım. İlla ki sonucu bulmaya çalışırım. Kendimi sürekli güncel tutuyorum. Güncel tutunca da sürekli basamak basamak yukarı çıkıyorum. 

Kadın olmanızın iş alanınızda yararları ve zararları nelerdir? 

Bizde İmar Yönetmeliği, İmar Kanunu diğer yönetmeliklere göre sürekli değişiyor bu yüzden resmi gazetede bunları takip etmeliyiz. En ufak değişiklik akışı değiştirebiliyor. Yönetmeliğin şu maddesine göre işlem yapıyorsun bir bakmışsın o kalkmış. Biz memuruz onun için bu konularda oldukça titiz davranmamız gerekiyor. Düzenli ve tertipli çalışmak gereken bir alan. Biz kadınlar da titiz çalışan, ince eleyip sık dokuyan insanlarız. Bu özelliğimin iş hayatında bana oldukça yararı oldu. 

Bunun dışında ise size işte yaşadığım bir anımı anlatayım. Vatandaşın biri kaçak inşaat yapıyor. Bende bunu fark ettim ve zabıta arkadaşları zabıt tutmaları için yönlendirdim. Adam, tek tek zabıtı kimin tutturduğunu sorarak benim yaptırdığımı öğrenmiş. O günde odada tek başınayım. Adam geldi kapıdan içeri girdi. Bir omzu düşük tehditkâr bir yapısı var. Hapisten yeni çıktığını söyledi. “Bir daha hapse girmeyeyim, benim yapım kaçak değil” dedi. Önce durdum şimdi odada tek başınayım bir şey yapmaya kalksa kimse de yok. Sonra “Hapisten yeni çıktıysan yeniden girmemeyi de bilirsin” dedim. Adam bu tavrımı görünce düşük omzu düzelti ve hemen yumuşadı. Baskı ve dayatmayla bana iş yaptırabileceğini sanmıştı. Adamın düşük omzunu düzeltmesi çok hoşuma gitmişti. Yani zaman zaman bu tür olaylar olabiliyor. Erkeksi davranışlar kadından beklenmiyor. 

İş sırasında kadından çok kendinizi erkek gibi gördüğünüz oluyor mu?

Kadınlık kısmı kalmıyor işle uğraşırken, rakip arkadaşlar erkek olduğu için erkek gibi düşünmeye başlıyorsun. Kadınlığın verdiği ince detayları da kullanıyoruz tabi. Ondan dolayı diğerlerinden bir tık ileride olabiliyoruz. Bu durumu benim annem çok iyi fark ediyor. Sen bu işte çalıştığından bu yana çok sert mizaçlı biri oldun diyor. 18 yıldır bu işin içerisindeyim. Otomatikman sertleşmek gerekiyor. Bazen kızıma ve oğluma farkında olmadan sert olabiliyorum. Sonra kendi kendime soruyorum ve durumu düzeltmeye çalışıyorum. İster istemez işteki kimliğiniz, otoriteriniz özel hayatınıza da yansıyor. 

Ne zaman şu anda bulunduğunuz mevkiiye başladınız? Kadın olduğunuz için tepki aldınız mı?

Bu göreve 2014 yılının Nisan ayının başında başladım. Ben stajımı da Düzce Belediyesi'nde Ergün Çelikağ'ın yanında yapmıştım. O dönem ki arkadaşlarımın bazıları ile şimdi çalışıyorum. Staj yaptığınız yere böyle bir mevkii de gelmeniz çok güzel bir duygu. Bu zamana kadar hep çalışarak bir yerlere geldim ve çabalarımın karşılığını almak, başarma hissi çok güzel bir duygu.

Yeni başladığım dönem tabi ki o şekilde tepkiler aldım. Benim işi bilmediğimi, haberimin olmadığını sandılar ama ben daha önce Fen İşleri Müdürlüğü’nde çalıştım. Bir başka düşüncede şu oldu; bu işleri beceremez, sıkıntıya gelemez gibi düşüncelerle 6 ay boyunca uğraştım. 6 ay sonra her şey düzene girdi. Çünkü işi yapabileceğimi onlara çalışmalarımdaki başarı ile kanıtladım. Şimdi sürekli ararlar, sorarlar, fikrimi alırlar. 

Kadın olmanızın birime katkıları ne oldu?

İşe başladığım an yaptığım ilk işlerden biri de ofis düzenlemesi oldu. İlk başlarda temizlik için elemanımız yoktu. Memurlar kendileri yapabildikleri kadar temizlik yapıyordu. Tabi ki bu da yeterli değildi. Ali Bey'den rica ettim. Hemen temizlik şirketi ile anlaştık. Odaların içinde dolap sevmeyen biriyim. Her yer dolaptı odada. Hemen bütün dolapları çıkarttık. İçlerini temizledik. Önce İmar’dan başladım temizliğe sonra da Düzce’nin temizliğine de başlarız dedim. Bana geçen gün “Kadın müdürle çalışmak daha güzelmiş” dediler. Bu beni gerçekten mutlu etti. 

Düzce’de büyüdüğüm için Düzce’ye bir şey yapmak ve katmak için çabalıyorum. Benim dönemimde 17 tane okul yapıldı Fen İşleri Müdürlüğü ile yollar açıyoruz. İllimize bir şeyler katıyoruz ve bu çalışmalar benim hoşuma gidiyor.

İmar ve Şehircilik Müdürü olmanızın ardından ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

İmar ve Şehircilik Müdürü olduktan sonra aileme çok fazla vakit ayıramıyorum. 7 buçuk gibi evden çıkıyorum. Sabah erken ayrıldığım için çocukları doğru düzgün göremiyorum. Eve gittiğim zamanda çok çocuklarla ilgilenemiyorum. Yoğun bir iş tempom var. Bazen evde koltukta oturduğumda duvara boş boş bakıyorum. Oğlum artık 15 yaşında ama kızım daha küçük, sürekli oyun oynamak istiyor. Oğlum lise 1’de kızım ise ilkokul 4’te. Ödev işimiz var. Ben hem lise de okuyan oğlumun hem ilkokulda okuyan kızımın ödevlerine yaradım ediyorum. Mesela oğlum biyolojiden bir şey soruyor. Bilemediğimde ise “Sen nasıl bilmiyorsun?” diyor. Oğlum beni öğretmeninin verdiği ödevde “Evin en akıllısı annem” diye tanımlamış. Çünkü ne sorarsa cevaplıyormuşum öyle diyor.

 

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...