Hakemliğin Cinsiyeti Yok!

Hakemliğin Cinsiyeti Yok!
, Söyleşiler
Düzce’de 9 yıldır sahalarda 22 erkeğin kurallara uygun hareket etmelerini sağlayan bir kadın Ayşe Yaman. Erkek mesleği olarak bilinen hakemlikte karşımıza çıkan Ayşe Yaman, gösterdiği çaba ile gün geçtikçe başarısı katlanan ve bu yolda emin adımlarla ilerleyen bir isim. Düzce’nin tek kadın hakemi. Toplumun kabul ve taktir ettiği, severek izlediği Ayşe Hakeme mesleği ve mesleğinde kadın olmanın zorluklarını sorduk.

Ayşe Hanım hem öğretmenlik hem de antrenman yaptığı için müsait olduğu bir zamanda ofisimizde bizi ziyaret etti. Kadın bir hakem olarak Düzce’de tabuları nasıl yıktığına dair sohbetimize başladık. 9 yıldır bu işin içinde yer alan Ayşe Yaman çıktığı bu serüveni bizlerle paylaştı, bizler de sizlerle. Şimdi bulunduğu konumdan memnun olsa da ilk zamanlarda birçok sıkıntı yaşamış, hem mesleğin zorluğundan hem de kadın olmaktan dolayı. Her şeye rağmen mesleğinden bahsederken gözleri parlıyor ve yapmayı sevdiği, bırakmayı hiç düşünmediği hakemliğe dair heyecanla anılarını anlatmaya başlıyor. 

 

Ayşe Yaman kimdir biraz kendinizden bahseder misiniz?

Düzce'de doğdum. Süper Liseden mezun oldum. Sonra Bolu Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü kazandım. Düzce'de yer alan hakemlik kursuna başvurdum ve bu meslekte 9 yıldır yer alıyorum, 4 yıldır da öğretmenlik yapıyorum. Şuan Fatih Koleji'nde çalışıyorum. Çocuklar sadece futbola yönelmesinler diye diğer branşlara yönlendiriyorum. Çocukların %90'nı futbolcu olmak istiyor. Bu doğru değil sporda birçok alan var. Bunlarında önem kazanması, çocuklara tanıtılması ve sevdirilmesi lazım.

Neden hakem olmak istediniz?

Aslına bakarsanız benim planlarımın arasında hakem olmak yoktu. Üstelik futbol hakemliği. Ben sadece aileme çok düşkün olduğum için Düzce'ye sık sık gelebileceğim bir sebebim olsun istedim. Bu yüzden daha önce futbol oynamasam da hakemlik kursuna yazıldım. Eski hakemlerde, klasman hakemi Ali Şirin vardı, şuan yurtdışında. O beni çok yönlendirdi ve hakemlik kursundan bahsetti. Toplumumuz açısından hem hoş karşılanmayacak, hem de beklenmeyecek bir meslek. Düzce’nin erkek egemen bir toplum olduğunu biliyoruz. Bir kadının orada 22 adamı yönetmesi izleyenlere de oyunculara da zor geliyor. Benim hakemlik serüvenimde sırf Düzce'de 3 gün kalmak için kursa başvurduğumda başladı. Şimdi ise vazgeçemeyeceğim bir meslek oldu benim için.

Aileniz bu durumu nasıl karşıladı?

Babama ben hakem olacağım dediğimde, sen öğretmen olmayacak mıydın dedi. Sonra ben maçlara gitmeye başladım. Babam 9 yıldır hala “Ben bugün maçta dayak yedim. Hakemliği bırakıyorum” diyeceğim günü bekliyor. İlk etapta babam çok garipsedi. “Ben gelip senin maçını izleyemem. Küfür ederler” dedi. Sonra bir gün babam gelip maçımı izledi. “Aferin seni tebrik ediyorum” dediğinde çok mutlu oldum. Babamın arkadaşları yanına gelip çok iyi bir hakem olduğumu anlatıyorlarmış. Annem ise her zaman destekçim oldu. Hiçbir zaman erkek işi demedi. Annem maçlarımı izlemeye çok gelmiştir.  

Çıktığınız ilk maçta unutamadığınız bir olay yaşadınız mı?

Ben Hakemliğe başladım. İlk maçıma çıktım, hiçbir şeyden anlamıyorum. Üniversitede Beden Eğitimi Öğretmenliğini kazandım ama futbolla çok alakam yoktu. Futbol dışında bütün branşları severdim ve oynardım. Mesela babam evde futbol izlemez. Ama ben lise zamanlarında takım tutmak yüzünden erkek çocuklarla kavga etmişimdir. İlk maça çıktım, bir bayrak tutuşturdular elime. Herhalde bu bayrak lazım bana dedim o an o kadar yabancıyım yani duruma. Bir de ilk maçlarım hep daha zor oldu. Şansıma hep zor maçlar denk geldi. Neyse maç sırasında o zaman Numan Hoca var. Arkamdan durmadan “Şimdi bayrağı kaldır”, “Bayrağı önüne tut” gibi komutlar verdi. 90 dakikayı o şekilde geçirdim. Bir de o maçın başında hala arkadaşlarla hatırladığımız da güleriz. Süper Lig maçı ve oldukça önemli bir maç. Tribün ağzına kadar dolu ve o kadar yüksek sesle tezahürat ediyorlar ki, ben öyle bir ses hayatımda hiç duymadım. Maç başlamadan önce yardımcı hakemler kale filelerini kontrol eder. Topun geçebileceği bir delik olup olmadığına bakar. Eski hakemlerden Muhammet Bey “Kalelere gideceksiniz unutma” dedi. Kafamı eğdim koştum bir baktım kalenin içerisindeyim. Ağları kontrol ediyorum. Seyirciden bir uğultu geldi. Kafamı kaldırıp bir baktıysam minyatür kalenin içerisindeyim. Bende kendi kendime güldüm. Gittim normal kaleyi de kontrol ettim. Sonra orta hakemin yanına gittim ve tüm kaleleri kontrol ettiğimi söyledim. Benim için dakika bir gol bir oldu ama şimdi bu duruma her anlatıldığında gülüyorum. 

Mesleğiniz sizi erkekleştirdi mi?

Bana göre hakemliğin cinsiyeti yok. O esnada önemli olan doğru karar verebilmek. Benim aslında çok sert bir mizacım yok. Güleç yüzlü bir insanım ama babam biraz erkek vari yetiştirdi beni. Ben saha içinde ve dışında iki Ayşe olduğumu düşünüyorum. Saha içerisinde benim kişiliğim değişiyor. Gülüyorum ama hiçbir zaman futbolculara karşı naif davranmıyorum. Hatta bana çok sert bir hakemsin diyorlar ama eğer sahada kendimi ezdirirsem bir daha dediklerimi dinletemem. Yeni başladığım zaman taraftarın “Burada ne işin var git evinde bulaşık yıka” dedikleri zamanı da biliyorum. Zaman geçtikçe Ayşe Hoca olarak kabul ettiler tabi ki. Bu da kolay olmadı. Mesela bir gün bir eksiklik oluşmuş yardımcı hakem olarak Gölyaka’da maça çıkmam gerekti. Düzce’de maçlar çok tehlikeli, ne zaman olay çıkacağını bilemiyorsunuz. Başka bir pozisyonu dikkatle izlerken burnuma bir top geldi. O top bir erkek hakemin de yüzüne gelse yıkılırdı. Ben yıkıldım, düştüm. Öyle bir vurdu ki tam beklemediğim bir anda oldu. Normalde o maça devam etmem imkansızdı ama gözlerimden yaş aka aka o maçı bitirdim. İnsanlar bunu gördükçe gerçekten bir hedefin olduğunu anlıyor. Maç bittikten sonra hastaneye gittik ve burnumun çatlak olduğunu öğrendim. Mayıs’ta bunun için ameliyat olacağım. Ne kadar dikkat edilmiyor diye düşünsek de olan olaylar insanlar tarafından dikkat çekiyor. Verdiğin emeği, gösterdiğin kararlılığı saygıyla karşılıyorlar. Bir süre sonra maçlara Ayşe Hoca gelsin diyorlar. Bunu diğer kadın hocalarımla da görüşüyoruz. “Kadından hakem olmaz”, “Hakemden kadın olur mu?” diye konuşmaları hepimiz yaşadık. Hakemliğin kadını erkeği olmaz. Bu işi yapan herkesin yeteneği olmalı. Beni sokakta bir adamın durdurup maçı çok iyi yönettin dediğini de biliyorum.

Hakem camiasında nasıl karşılandınız?

Diğer hakem arkadaşlarım hiçbir zaman bana ön yargıyla yaklaşmadı. Orta sahaya çıkıp maçı yönetebilmemin çok büyük payı diğer erkek hakem arkadaşlarımındır. Bana gösterdikleri destek sayesinde cesaretlendim. Gözlemci hocalarımızın dışında arkadaşlar da yardımcı oldu. Şurada şunu yap gibi tavsiyelerde bulundular. Kadın olduğum için dış planda bırakmadılar. Aksine öğretici oldular. Beraber maçlar izledik. Ben yan saha diye adlandırılan Nurettin Zafer Stadı’nda sabah 10'da gidip akşam 10'a kadar maç izlediğimi biliyorum. Sürekli hakem arkadaşımın nasıl davrandığını gözlemliyordum. Doğrularımı yanlışlarımı bu şekilde daha iyi görüyordum. Birde futbolda pozisyonlar çok yakın birbirine. Aynı hareket bir maç içinde 10 kere tekrarlanabiliyor. Ben hep onları izleyerek geliştirdim kendimi. Hakem arkadaşlarda içlerine kabul ettiler, beni dışlamadılar. Benim bu alanda yeteneğimin olmadığını düşünmüş olsalardı belki bu kadar destek olmazlardı. İyi bir ortamda iyi arkadaşlar edindim. İyi öğreticiler ve hocalarla bu günlere geldik.

Saha içinde futbolcularla iletişiminiz nasıl?

Futbolcularla ilk etapta sorun yaşadık, çok önyargılılar. Kadının orada olmasından ve kendilerini yönetiyor olmasından çok rahatsız oldular. Bir kadının onları yönetiyor olması onlara zor geliyor. Futbol erkek sporu olarak biliniyor. Erkek hakem futboldan anlıyor diye düşünüyorlar. Kadın olduğum için futbola hakim olduğumu düşünmüyorlar. Maç sırasında bana açıkçası çok yükleniyorlar, zorluyorlar. Bir erkek hakeme davranabilecekleri her şeyi bana da yapıyorlar belki daha fazlasını. Beni de eleştiriyorlar, bana da bağırıyorlar. Ben o esnada biraz dik durmasam, geri gitsem devam ettirecekler. Ben o esnada dik duruyorum. Verdiğim karardan geri dönmüyorum. Elim titremiyor, net oluyorum. Yakın oluyorum pozisyona. Artık yüklenmeyin diyorlar kendi aralarında. Doğru karar veriyor diyorlar. Uzun yıllardır futbol oynayıp bu işte pişenlerde var. Onlar da işi bilmişliğe vurup devam ettirdikleri oluyor. Ne olursa olsun ben verdiğim karardan vazgeçmiyorum. Oradaki 22 insanın bakış açısı çok farklı oluyor. Hepsinden ayrı ses çıkabiliyor. Saha içinde iletişim konusunda sıkıntı yaşayabiliyorum. Profesyonel oldukça maçları yönetmek daha rahat oluyor tabi. 

Gelecek zaman için yaptığınız bir planınız, hedefiniz var mı?

Hayat boyunca var olan hedefler hiç bitmiyor. Şu an kadın klasman hakemiyim bir üstüm Kadın FİFA Hakemliği. Hayatımda yer alan bazı problemlerden dolayı adım atmam hep gecikti. Hastalık, sakatlık gibi. Onlar bitti, çok güzel başlıyorum her sezona ama illa bir sorun çıkıyor. İnşallah bundan sonra sıkıntı çıkmaz. FİFA Hakemi olmayı hedeflediğim yıl 2014'tü iki senelik bir rötarım var. 2017'de de hedefimi gerçekleştirmeyi amaçlıyorum. 

Düzce’de ilk kadın orta hakem sizsiniz. Bu nasıl hissettiriyor?

Biz aslında hakemlik kursuna 3 kız başlamıştık ama zor bir süreç ve arkadaşlar bıraktı. Ben birazda dediğim dedik biri olduğum için bu zamana kadar sürdürebildim. Eğer ben hakkımda söylenenlere dikkat edip, takılsaydım bu kadar ilerleyemezdim. Ben daha bu işe girmeden önce Figen Hoca varmış yardımcı hakem olarak ama bırakmış. Şu an Düzce’de ilk orta saha hakemi benim ve evet bunu düşünmek güzel hissettiriyor. Bu aşamaya gelmek için çok çalıştım. Taraftar da futbolcular da kabul ettiler. Bir kadının isterse ve mücadele ederse yapamayacağı bir iş yok.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...