Hayallerimiz Ellerimle Şekillendirdim

Hayallerimiz Ellerimle Şekillendirdim
, Söyleşiler
Case Cake'in sahibi olan Sibel Tuncer'i işletmesine giderek röportajı gerçekleştirdik. Kendisiyle kadın bir yönetici olmanın koşullarını ve çalışmaları hakkında konuştuk.

Sibel Hanım birçok güzel sunumuyla karşılıyor bizi. Çaylarımızı yudumlarken kendisine çalışma hayatını ve Case Cake'nin doğuşunu sorduk. Bize çalışmalarını anlatırken ortaya çıkarttığı ürünleri işten ziyade sanat olarak gördüğünü de keşfettik. Bir müşterinin önüne gelen sunumun aslında ne kadar titiz bir çalışmadan geçtiğini de Sibel Hanım gözler önüne serdi. Bu röportajla okuyucularımıza kısa sürede Düzce'nin önemli yerlerinden biri haline gelen Case Cake'in serüvenini aktarıyoruz.

Sibel Hanım bize kendinizde bahseder misiniz?

Bursa’nın Karacabey ilçesinde doğdum. İlk, orta ve liseyi Karacabey'de tamamladım. Karacabey ben orada yaşarken küçük bir ilçeydi ama zamanla nüfusu 100 bini geçti. Oranın imkanları ile güzel küçük bir kasabada yetiştik. Eğitim bazında Bursa'nın merkezindeki şartlar gibi eğitim imkanı bulamadık. Karacabey’de aldığım eğitimle üniversite sınavına girdim. Ege Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’ne kabul edildim. 4 yılda eğitimimi tamamladım. 1 Ocak 2000 tarihinde iş hayatına başladım. O gün bugündür çalışıyorum. Sadece İstanbul'dan Düzce'ye geldiğimizde 1 yıl ara vermek zorunda kaldım. Okuldan mezun olduğum zaman ilaç sektöründe çalışmak istiyordum. O zamanlar en iyi gelecek vaat eden bölüm diye düşünüyordum. Bursa'da tekstil sektörü de oldukça iyiydi. Babam Bursa'da fabrika sahibi arkadaşlarının yanında güzel imkanlar sundu. Ancak ben şansımı denemek için İstanbul'a geldim ve ilaç şirketinde işe başladım. Çalışmaya başladıktan sonra farklı firmalara iş başvurusu yapmaya devam ettim.  Kurumsallaşmış bir firmada çalışmak istiyordum. Şişli'de bir fabrikada çalışıyordum şartları güzeldi ancak kurumsal bir firma değildi. Bu şekilde 2000 yılı içerisinde GlaxoSmithKline'na başlamış oldum. Glaxo şirketi benim bütün beklentilerime cevap verdi. Kurumsal bir firmaydı. Görev tanımları netti. İş yerinde ikili ilişkiler arasındaki sorunlar çok daha basit ve az karışıklık içeriyordu. Yöneticimden memnundum. Orada çok güzel bir avantaj yakalamıştım. Genel müdürümüz, yöneticim ve üretim müdürü kadındı. Kadınların yönetici olarak çalıştığı bu işyerinde uzun yıllar çalıştım ve çok değerli tecrübeler edindim.

Kadınlarla çalıştığınız belirttiniz. İletişiminiz nasıldı?

Birebir muhatap olduğum yönetcim çok çok iyi ve son derece işinde başarılı bir kadındı. Bizi güzel yetiştirdiler. Standart operasyon prosedürü nasıldır? Bir kerede doğru sonucunu nasıl alırsın? Yanlış yaptığında getirisi götürüsü nasıl olur? Belgeleri üzerine uzmanlaştım. 22 yaşındaydım ve çok güzel bir öz disiplin sağlamış oldum. Hedefleri olan, beklentileri yüksek olan bir firmadaydım. Özgüvenim arttı. Mutlu bir şekilde yıllarca çalıştım. Müdürlerimiz motivasyonumuzu artırıyordu. Sıkılmadan mücadele ederek analist olarak girdim. Çalışmalarımın sonucunda da Kalite Güvence Departmanında önce uzman sonrada yönetici oldum. 10 yıl boyunca İstanbul'da ilaç sektöründe çalıştım.

Düzce'ye gelme sebebiniz neydi?

Eşim Beyin Cerrahı. Eşimin mecburi hizmet görevi Düzce'ye çıktığı için her şeyi bırakıp yeni bir hayata başlamak için buraya geldik. Taşındığımızda yıl 2010'du. O dönem ikinci bebeğimi bekliyordum. 10 da hamileydim ve iki kere düşünmeden eşimle beraber Düzce'ye geldik.

İlaç firmasında çalıştığınızı belirttiniz. Peki gıda sektörüne geçişiniz nasıl oldu?

Çalışmayı seven biri olduğum için bana Nobel Farma ilaç firmasını önerdiler. Düzce'ye geldiğimde özel hayatımda ve bakış açımda değişiklik olmuştu. Belki de bu yüzden iş başvurusunda bulunmadım. Eşimle önce istişare yaptık. O beni destekler ve güvenir. Elimi attığım işi de yapabileceğimi bilir. Bir süre ben ne yapmalıyım diye düşündüm. İlk önce çocuklarla ilgili ihtiyaçlarıma cevap bulamadığım için çocuk konseptinde bir iş formatı belirlemek istedim. Ancak hobi olarak başladığım ve yetenekli olduğumu bildiğim pastacılık sektöründe şansımı denemeye karar verdim. İstanbul'da yaşadığım yıllarda hobi olarak kullandığım etkinlikler vardı. Bir süre yemek kurslarına katılmıştım. Arkadaşlarımdan bu konularda övgü alıyordum. O sıralar başka da bir hobim yoktu açıkçası. Bir de farklı olarak tenis oynuyordum. İşletmemi açmadan önce Butik pastacılık, dondurma, cheese cake, çikolata vb. eğitimleri aldım. Bu eğitimlerim 6 ay sürdü. Bu süreçte hangi malzeme ne kalitededir? Nerede kullanılır ve nereden alınır? Fiyatları nasıldır? şeklinde araştırma yaptık hocalarımla. Satın almanın ne kadar önemli olduğunu bildiğim için bu konular üzerinde oldukça durdum. Ardından işletmenin yerine karar verdim. Bu arada KOSGEB eğitimine gittim. Uygulamalı girişimcilik eğitimi adlı sertifikayı aldım. Tüm bu işlerden sonra geldim konsept belirlemeye. 2 ay boyunca menümü belirledim. Ekipman ihtiyaçlarını hazırladım. Satın almalarımı yaptım. Seçilen mekana uygun altyapı çalışmaları yapıldı. İlk açıldığımızda şimdi ki halinden daha küçüktü ama mutfak hep aynıydı. Geçen zamanda mutfak ekipmanlarımda çok büyük değişiklik yapmama gerek olmadı. Bugüne kadar bizi taşıyacak ekipmanları sağlamıştım. Konsept de belirlenince dekorasyon tamamlandı. Son olarak da çalışacağım ekibi tamamladım. Bir buçuk yıl boyunca çok çalıştım. Gündüz yetmedi gece çalışmaya devam ettim. İşlerimi toparladım ve asla çıktığım yoldan vazgeçmedim. Belli bir zaman sonra yatırımımın karşılığını da aldım. Çalışmalarımdan sonra da işletmemi büyütmeye başladım. Müşterimizin talepleri doğrultusunda genişlettim. Şimdi bakıyorum kendi kendime bu işi bilen birisi gibi çalışmışım. Menülerimizi genişletme çalışmalarımız her zaman sürüyor. Pastada kendimizi çok geliştirdik. Yemek olarak halen geliştirmeye çalışıyoruz. İçecek olarak Düzce'nin talebi neyse ona yöneldik. Önce müşterimizin beklentilerini nasıl cevap vereceğimizi anladık. Kendi düzenimizi malzemelerimizi temin ederek beklentilere cevap verdik. Bunun sonucunda da bence biz mekanın dışına çıktık. İsmimiz ve markamız iyi durumda şu an. Aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odasında 31 meclis üyesinde ilk ve tek kadın üyeyiyim. Yaklaşık iki buçuk yıldır orada hizmet veriyoruz. Onun dışında sosyal yardımlaşma konulu faaliyetlere katılıyorum. Bu faaliyetlere hem maddi hem manevi destek vermeye çalışıyorum. Kadın temalı konularda olmak için elimden geleni yapıyorum. 

Çok yoğun bir çalışma programınız var. Bu yoğunluğun arasında ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Bu çalışmaları gerçekleştirirken ev işlerini yapmak için hep bir yardımcım oldu. Ev işleriyle ilgilenemedim ama çocuklarımla ilgilendim. Onlarla kurabiye, kek yaparız. Hatta mutfakta özel önlükleri ve boneleri var. Vakit buldukça çalıştık. Çalışan bir anne olmak sadece bizim sektörde değil her sektörde zor. Çocuklar için zaman çok özel. İlk bir buçuk yıl annem ve bakıcımın desteği de oldu. İş konusunda sıkıntılar oluyor ancak planlı hareket ediyoruz. Şimdi 3. sınıfta büyük oğlum, küçüğü de anaokulunda. Onlar bu işletmede büyüdü. 

İşinizle ilgili gelecek planlarınız mutlaka vardır. Bunları öğrenebilir miyiz?

Bulunduğumuz noktada verdiğimiz bir hizmet var ve gelecekte verebileceğimiz hizmet içinde altyapı oluşturmalıyız. Şu anda altyapı oluşturma aşamasındayız. Düğün, nişan, söz için özel butik pasta ve çikolata hizmetleri veriyoruz. 400-500 kişiye kadar yemekli toplantı, şeker büfeleri, doğum günleri konsept çalışmalarına başladık. Bundan sonra aynı çalışmayla hizmet vermeyi planlıyoruz. Konutlar Bağlantı yolunda, Yunus Marketin yanında iki katlı pasta imalathanesi kurduk. Baharda orayı da açacağız. Koçyazı ve İnönü Parkı üzerinde iki şube olarak devam edeceğiz. Siparişlere, organizasyonlara daha iyi cevap vereceğiz. Paket servislerimiz var olmasına rağmen alan olarak sınırlı ama zamanla Konutlar ve Metek Toki'ye hizmetimiz hızlanacak. Kurumsal kimlik olarak da kendimizi yeniliyoruz. Web sitemizi sürekli güncel tutuyoruz. Çalışmalarımızla daha iyi, daha gelişmiş, daha vizyonlu bir Case Cake olarak devam edeceğiz. Şöyle de bir gerçek var; biz, destek olmasa bu günlere gelemezdik. Yaptığımız çalışmaları güzel yaptık ama değerini de bilen müşterilerimiz oldu. Desteklerini bizden hiç esirgemediler. 5 yıldır bu desteği alıyoruz ve ayaktayız. Yoksa istediğiniz kadar en güzelini yapın destek yoksa istikrar olmaz. Düzce'ye ve Düzce halkına da verdikleri destek için teşekkür ediyorum. 

İş yeri sahibi olarak kadın olmanın avantajı veya dezavantajı oldu mu?

Kadın olmak bana kendi işimle ilgili çok fazla pozitif katkı sağladı. Kek, krema, pasta kadınların yakın olduğu faaliyetler. Bunun yanında sosyal anlamda kadının yeri biraz daha zor. Yönetsel faaliyetlere kadın geçtiği zaman kişi bu konuda zorlanıyor. Yetiştirilme şekli veya toplumsal baskılarla bu böyle gelmiş olabilir ama artık zaman değişiyor ve kadınlar da çok iyi mevkilerde yer edine biliyorlar. Bende kadınların yüksek konumlarda olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında burada önemli olan dengeyi sağlamak. Kadının bir erkeğe göre daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor. Çünkü çalışan biri olmanın yanı sıra anne olmak, eş olmak gibi farklı sorumlulukları da var ama kadınlar bunu başarabilir. O yüzden çalışmamız gerekli. İdeallerimiz ve hedeflerimiz olmalı. Doğru hedef ve yollardan yürümeliyiz. Türk kadını üretken ve emekçi bir yapıya sahip. Sadece kadın olarak düşünmemeliyiz. İş sahasında üretken olabilmek, emekçi olabilmek çok önemli. Özgüven ve doğru destek mutlaka olmalı. Bunlar sağlanırsa kadınların yapamayacağı iş yok. Ben kendi adıma bu günlere gelebilmek için çok uğraş verdim. Kadın istihdamına önem veriyorum. Şu anda da işletmemde 19 kişi çalışıyor bunun 12'si kadın çalışan. Mutfakta kadın çalışma arkadaşlarına ihtiyaç duyuyorum. Kişilere de gerekli imkanları sağlıyorum. 3-4 yıldır çalışan 6-7 arkadaş var. Ben onlardan memnunum, onlarda benden memnun ki bu kadar süre beraber çalıştık. Yeni açılacak yerde de 30-35 kişilik istihdam sağlayacağım. İşletmemde kadın istihdamına öncelik veriyorum.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...