Her Şeyi Başarırız Yeter ki İsteyelim

Her Şeyi Başarırız Yeter ki İsteyelim
, Söyleşiler
Düzce Belediyespor'un Başkanı Hatun Albayrak Şengüloğlu. Sadece bu ünvan ile Hatun Hanımı tanımlayamayız. O hem bir sporcu hem milli bir antrenör hem de bir anne. Kendisini yoğun mesaisinden vakit ayırdığı an ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Bulunduğu mevkide bir kadın olarak neler yaşadığını konuştuk.

Hatun Hanım samimi bir karşılamayla bizi odasına kabul etti. Yoğun bir iş günü yaşadığı için kendisi ile kısa sürede röportaj yapmaya çalıştık. Düzce’de bulunan tüm çocuklara sporu sevdirmek istediğini belirten Hatun Hanım özellikle bu yöndeki çalışmaların gerçekleşeceğini belirtti. Kadınlar hangi meslek grubunda olursa olsun, istediklerinde ve emek verdiklerinde başarılı olmalarına hiçbir şeyin engel olmayacağının altını çizen Hatun Hanım merak ettiğimiz soruları cevapladı.

Hatun Hanım sizi tanıyalım.

1975 Düzce doğumluyum. Spor ile ilk tanışmam 1988 yılında karateye gitmem ile oldu. Sonrasında ise Milli Takıma kabul edildim ve birinciliklerim oldu. İstanbul'dan 1995 yılında Düzce'ye gelerek Albayrak Spor Salonunu açtım. O sıralar böyle salon bulunmuyordu. Bende Düzce'nin spor alanında da yer almasını ve gelişmesini istedim. 2014 yılında da Düzce Belediyespor Kulübünün tekrar başkanı oldum. Voleybol takımını kurup 2. lige çıkaran bendim. Spor basınında ve spor çevresinde "Seni bazen başarılı buluyoruz ama yeri geldiğinde düşmanın da çok” diyenler oluyor. Ama ben bunun çok olduğunu sanmıyorum. Özellikle Düzce'deki spor basınının emekleri var üzerimde. Hep yanımda oldular. Teşekkür ediyorum. Spor bambaşka bir şey, işimi gerçekten çok severek yapıyorum.

Karateye nasıl başladınız? Başka bir spor dalı seçseydiniz bu ne olurdu?

11 yaşımdayken erkek kardeşimin karateye gitmesi sonucu başladım. Daha küçüktü ve kendi gidip gelmesin istedim. Eğer karate ile başlamasaydım büyük bir ihtimal voleybol oynardım ki bu spor dalıyla da yakından ilgilendim. 1989 yılında Milli Takıma girdim. Şimdi her şey çok daha kolay. O zamanlar buralardan kalkıp yurtdışına gitmek ve Milli Takım ruhunu yaşamak karateye daha çok bağladı beni. 

Çocukların sporla ilgilenmesi güzel bir şey. Buradan bu vesile ile velilere seslenmek istiyorum. Çocuklarını mutlaka spora yönlendirsinler. Belediyespor ailesi olarak her ortamda böyle bir nitelik eklemeye çalışıyoruz. Spor yapan çocuk gelecekte çok daha iyi yerlere geliyor. Fark edilmek onu her alanda başarılı yapıyor. Özellikle de kürsü gören bir sporcu. Avrupa Şampiyonası'nda derece yapan iyi sporcularımız var. Bu sene özellikle önümüzdeki haftalarda çocuklarımızın bayan basketbol ve voleybolda veya satrançta iyi yere gelebileceklerini Düzcelilere göstermek istiyoruz. Yaz okullarında da spor branşları konusunda tarafsız olmaya özen gösteriyoruz. Bir branşa bakmıyoruz ve çocukları yeteneklerine göre diğer branşlara da yönlendiriyoruz. 

Aynı zamanda iki çocuk annesisiniz. Çocuklarınıza vakit ayırabiliyor musunuz?

Evet, iki çocuk annesiyim. Biri 8 diğeri 5 yaşında. Bazen ben de bu konuyla ilgili kendi kendimi sorguluyorum. Ne gerek var bu kadar koşturmaya diyorum. Ben bu işlere vakit çok ayırıyorum. Ailemi de boşlamamak için onlara da vakit ayırıyorum. Bunun sonucunda az uyuyorum. Eve girer girmez çocuklarla ilgileniyorum. Çok düşkünüm çocuklarıma. Gündüz onlar da okullarına gidiyorlar. Akşam 3-4 saat gibi ayrı kalıyoruz geç gittiğim için. Dışarıdaki işi evime taşımayı tercih etmiyorum. Eşimin de bana büyük bir desteği var tabi.  

Kadın olmanın dezavantajını işinizde yaşadınız mı? Özellikle sporcularla iletişiminiz nasıl?

Sporda hep erkek olacakmış, sanki bu alan onlara aitmiş gibi geçmişten bu yana böyle gelmiş. Ama işin içine girdiğiniz de öyle olmadığını görüyorsunuz. Kadın isterse her branşta yer edinebilir. Ben Milli Takımdan sonra spora devam edebilirdim ama İstanbul Anadolu yakasındaydım. Mekan olarak çok otobüs güzergahı yoktu. Gece geç saatlere kaldığımda korkuyordum. Bu yüzden Düzce'ye gelmek istedim. 1995'te Düzce'de salonu açtım. Şu an Düzce'de birçok salon var. Şimdi salonların sahibi olan çocukları görüyorum gurur duyuyorum. Çoğu elimizden geçti. 

Hayatımda hiçbir zaman salonu açtığıma ve bu işi seçtiğime pişman değilim. Milli Takım Antrenörlüğü de yaptım bu süreç içerisinde. İşinizi düzgün yaptıktan sonra kadın olmanın bir zorluğu olmadığını hatta avantajları olduğuna inanıyorum. Ben yönetime girdiğim zaman Milli Takımlar bizde 6 erkek 6 kadındır. Benden önceki dönemde çok fazla kadın yazılmıyordu. Şimdi kadınlar daha çok yer alıyor. Kadınların takımların başında olması çok önemli. 

132 defa Milli Takım forması giymiş oyuncum var. Normal şartlarda 2. lige gelmemesi gereken bir oyuncu. Geçen gün konuştuk. Sırf benim için geldiğini söyledi. Bu işi sevdiği için yapan insanların bulunmadığını söyledi. Bunlar motivasyonu artırıyor. Yeri geliyor eksikliklerimiz oluyor ama en azından şunu biliyorlar; hiçbir zaman eksiğimizle değil tamamlamak için birbirimize desteklerimiz oluyoruz. İletişimde çok fazla problemimiz olmuyor. Kadın ve erkek olarak değil sporcu olarak konuşuyoruz. Kendi dilimizden konuştuğumuz için daha iyi anlaşıyoruz. 

Bu sene Belediyespor Kulübü olarak bine yakın çocukla çalışıyoruz. Salonlarımızı da çoğalttığımız zaman daha güzel olacaktır. Bu sene spor için iyi olacak. Proje yazmıştık ve projemiz kabul gördü. Projemiz, annesi babası vefat etmiş veya ayrılmış çocuklara yönelik bir çalışma. Sosyal anlamda da her zaman şunu söylüyorum; asıl hedefimiz çocuklarımıza spor alanları açmak olmalı. Belediyespor olarak her ortamda dillendiriyorum. Belediyelerin öncelikli hedefi spor alanlarını oluşturmak ve gençlere spor yaptırmak. Gelecekteki spor yapacak çocuklara öncülük etmek istiyoruz. Spor yapmak hepsinden daha güzel.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...