Mehmet Bey Bana "Evdeki Muhalefet" Der

Mehmet Bey Bana
, Söyleşiler
‘Her başarılı erkeğin yanında güçlü bir kadın vardır’ denir. Düzce Belediye Başkan’ı Mehmet Keleş artık gösterdiği başarı ile tanınmaktadır. Peki Başkanın bu şekilde çalışkan ve başarılı olmasında en büyük pay kime aitti? Biz bu düşünce ile Belediye Başkanının eşi Gönül Hanımı ziyaret ederek sorularımızı yönlendirdik.

Bir Pazar günü Gönül Hanım bizi İstanbul’da bulunan evine davet etti. Röportajımızı yapabilmek adına erken saatlerde yola çıktık. Akşam saatlerinde evinin zilini çaldığımızda en küçük oğlu olan Yasin karşıladı bizi. Salona geçtiğimizde hemen Gönül Hanım katıldı aramıza. Samimiyeti ve güler yüzü ile röportajın nasıl bittiğini anlayamadık. Ona Mehmet Bey ile nasıl tanıştığından, siyaset sırasında aile olarak neler ile karşılaştıkları hakkında birçok soru sorduk ve cevapları tüm içtenliğiyle verdi bize. Bazı konulardan yakınsa da Gönül Hanım konuşma boyunca sergilediği güçlü duruşuyla Mehmet Bey’in başarısının kaynağı olduğunu adeta kanıtlıyordu.

Gönül Hanım biraz sizi tanıyalım

Ailem Avrupa'da Almanya'daydı. Ben ve iki kız kardeşim orada doğduk. Almanya'dan 6 aylıkken Türkiye'ye geldim. Burada anne anneannem ve dedem ile 10 yaşıma kadar kaldım. Ailem kesin dönüş yaptıktan sonra onlarla beraber yaşamaya başladım. Ben o zamanlar çok ele avuca sığmaz bir çocuktum. Gümüşova Lisesi’nde futbol oynardım. O yıllarda bir kızın böyle davranması tuhaf karşılanırdı ama dediğim gibi söz dinlemezdim. Eğitimimi Gümüşova Lisesi’nde devam ettim. Lise 2 de haksız bir durumdan dolayı okulu bırakmak zorunda kaldım. Öğretmenimden haksız yere tokat yemiştim ve diğer öğretmenlerim çok yalvarsalar da inat uğruna liseye devam etmedim. Bu durumdan ben zararlı çıktım tabi ki, öğretmen çekti gitti. Sonra dışarıdan Açık Liseye devam ettim. Hakan'ın doğumundan sonra ona baktığım için kredimi tamamlayamadım.

Başkan Bey ile nasıl tanıştınız?

Ben çok haşere ve aksiydim. Herkes benden çekinirdi. Evlenecek biri gibi gözükmüyordum aslında. Mehmet Bey beni bir düğünde görmüş ve beğenmiş. Ardından Mehmet Bey beni ve ailemi ikna etti. Böylece evlendik.

Mehmet Bey size siyasete gireceğini söylediği an tepkiniz ne oldu?

Ben siyasete çok uzak olmadım hayatımda. Benim dedem Gümüşova'nın ilk Belediye Başkanı'ydı. İlk döneminde 5, ikincisinde ise 10 yaşındayım. Üstelik ailem Avrupa olduğu için ben hep dedemlerin yanındaydım. Dedemin toplantılarında hep yanında bulundum. O zamanlar siyaset bugün kü kadar zor değildi. Mehmet Bey siyasete girmek istediğinde, bu isteği çok yabancı gelmedi. Fakat böyle olacağını bilseydim kesinlikle karşı çıkardım. Benim siyaseti öğrendiğim zaman siyaset bu kadar ayaklar altında değildi. O ilçenin, ilin ileri gelen, söz sahibi, belirli kitlesi olan insanlar vardı. Şimdi bakıyorsunuz bilen bilemeyen herkes siyasette. İnsanlar bildiği işi yapmalı. Neye talip olduğunu bileceksin ve Mehmet Bey bence bu konuda kendini çok iyi yetiştirdi. Mehmet Bey ilk memuriyete Sivil Savunma Müdür Yardımcılığı ile başladı. Tayyip Bey'in döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne girdi. 3 yıl Personel Müdürlüğü sonrada 4 yıl İtfaiye Müdürlüğü yaptı. Mehmet Bey her akşam okur ve kendini geliştirir. Onun kendine ait çalışma odası var ve her akşam odasına çekilip çalışır. Avrupa'da bu işler böyle oluyor. Bizde ise üniversite kazanamamış insanlar sevmediği mesleği yapabiliyor. Mesela aile isteği ile doktor olan insan işinde ne kadar verimli olabilir. İdealist doktorlar görüyorum, onlar kendi istedikleri için seçmişler mesleklerini. Sen mecbur kaldığın için iş yaparsan verimli olamazsın. Mehmet Bey siyasetten öte hizmeti seviyor. Hangi alanda olursa olsun hizmet etmekten haz alıyor ve boş durmayı hiç sevmiyor. Hiçbir şey yapamazsa kitap okur. Köye gittiğinde de ya odun keser ya da tarlada çalışır.

Düzce’yi yöneten bir eşe sahip olmanın zorlukları var mı?

Seçim zamanı bana soruyorlar. Ne yedirip ne içiriyorsunuz Mehmet Bey’e diye. Çok enerjik ve sevdiği işi yapıyor. Sevdiğiniz işi yapmak sizi yormaz. Onunda başkanlıkta yorulduğunu düşünmüyorum. Ben her hafta sonu gezelim dolaşalım desem tabi ki kafası dağılır ve kendini işine veremeyebilir. Biz ailece bu mesleği kabul ettik. Bu yola çıktıysan zorluklarına katlanacaksın. Ben en çok haksız dedikodulara dayanamıyorum, yıpranıyorum. İlk dönem daha çoktu bu. İnsanlara ne yaparsan yap yaranamıyorsun. Ara sıra hizmetin karşılığını Allahtan bekleyeceksin. Yorumlara bakıyorum bazen, yapılan her hizmete bahane bulunuyor. Bir tanesinde de iyi olsun. Bu hizmet yapan insanı kötü yönde baltalamaktır. Konuşan insanların ile hiç bir katkısı olduğunu düşünmüyorum. Bazı insanlar sırf muhalefet için yapıyor. Kim olursa olsun, hizmet getiren insanın şevkini kırmamak için takdir etmek lazım. Sende insansın sonuçta ben ne için uğraşıyorum diye düşünür. Ailece bu kadar yıpranıyoruz. Biz 1995’te İstanbul’a gittik. 1995’ten bu yana aile hayatımız yok denecek kadar az. İstanbul Belediyesi’ne gittiğinden beri çok yoğunuz. 9 senedir biz yaz tatiline çıkmıyoruz. Bir ilin yönetimine talip olmuşsun ama insan arada bir saygı görmek hoş tutulmak istiyor. Senin seçtiğin bir Belediye Başkanı, yanlışlarını ben bile söylüyorum arada çünkü her şeye de doğru denmez, ama bu sürekli muhalefet için olursa doğru olmaz. Yanlışı söylerken doğruyu da söyleyeceksin. Eleştiriyi yaparken bir fikrin olmalı. Muhalefet olan insanın karşılığında yapıcı bir fikri de olmalı. 

Muhalefetle birlikte eleştiri de çok oluyordur. Bu konu hakkında ne söylemek istiyorsunuz?

Örneğin şehri güzelleştirmek açısından bazı şeyler yapılıyor. Sanata açık bir insan Mehmet Bey. Belediyecilik sadece yoldan sudan ibaret değil. Sen ev yaptığında evi bittikten sonra bahçe düzenlemesini yapıyorsun. Badana boya yapıyorsun, evin camı kırılıyor değiştiriyorsun. Her şehir bunu yapar. Niye biz evimizin en güzel yeri olarak salonumuzu gösteriyoruz. Çünkü misafirlerimizi o odada ağırlıyoruz. Bir şehrin merkezi de misafir odasıdır. Şehrin merkezine getirirsin insanları. Şehre yapılan sanatsal değerler eleştiriliyor. Bugün boş gelen bir şey yarın bu şehrin objesi olabilir. Bizim merkezde Anıt Meydanı’dır. orada buluşabilirsiz. Mitingi herkes orada yapıyor. Anıt Meydanı’ndaki taşlar döşenirken çok eleştirilmişti ama şimdi şehrin simgesi haline geldi. Herkesin zevki farklıdır. Her insanların görüşüne ve zevkine göre yapamazsınız. O yüzden beğenmeyen de olacaktır. Artık eskisi gibi takılıp kendimizi üzmüyoruz.

Peki siz iyi kötü gününde Mehmet Bey'in yanındasınız ve ilgilenmeniz gereken özel bir çocuğunuz var. Bu süreç sizi nasıl etkiledi?

Hakan gibi bir çocuğun bakımı çok kolay değil. Hakan 24 yaşında ancak yüzde 100 engeli var. 24 yıldır yaşantım Hakan'a ait. Boşta bir insan olsaydım günümü değerlendirmek için yarım bıraktığım eğitimime devam edebilirdim. Bunun yerine kendimi benim gibi durumda olan insanlara adadım. Sosyal projelerde bir dönem engellilerle ilgili bir şeyler yapmıştık. Bu dönemde Hakan'ın rahatsızlığına denk geldiği için belediyenin işlerine vakit ayıramadım. Solunum sıkıntısı yaşadı ve büyük bir operasyon geçirdi. Bir hemşire gözetiminde yaşıyoruz. Ondan kalan zamanda aileme vakit ayırıyorum. Sosyal projelere de vakit ayırmaya çalışıyorum bu beni çok mutlu ediyor. 

Özel bir çocuğa sahip bir anne olarak aklınızda bu konuyla ilgili bir fikir, proje var mı?

Bir engelliler köyü projem vardı. Geçen dönem yarım kaldı. Halen o hayali yaşatmak istiyorum. Ben yapamadım ama inşallah başka biri yapar diye düşünüyorum. Gerçekten çok önemli bir ihtiyaç. Avrupa'da görmüştüm ben böyle bir projeyi. Doğumundan ölümüne kadar orada yaşıyor çocuklar. Orada kendilerine ait özel odaları var. Çok ağır olanlar hastane ortamı gibi bir yerde kalıyor. Biraz eğitilmiş olanlar ise kendi evlerinde yaşıyor ama bakıcıların gözetimleri halinde. Bütün dünyanın nimetlerinden yararlanıyorlar. Benim bütün hayatımı Hakan kapsıyor. Kendi sosyal yaşantım yok. Kendime ait zamanım çok az. Benim gibi olamayan insanlar var. 24 saat çocuğunun başında olamıyorlar. Böyle bir merkez olduğu zaman orada dönüşümlü olarak da kalabiliyor. Devlet eskiden engellilerle ilgili destekleme yapmıyordu ama şimdi her çocuğun bakım ihtiyacını karşılıyor. Valilik kanalıyla gönüllü bakıcılarda bulunabilir. Her gün orada beklemektense dönüşümlü olarak beklenilebilir. Gönüllü bir aile olarak ben de orada durabilirim. Çünkü kendimiz de yaşadığımız için o çocukların nasıl bakılabileceğini biliyoruz. Bu projenin askıda kalması beni çok üzdü. İnsanlar sizin yaşadıklarınızı yaşayamadıkları için sizin gibi düşünemiyor. O kadar zenginin içinde Sabancı neden böyle engelliler için uğraşıyor çünkü kendi çocuğu da engelliydi. Diğer zenginlerde bunları çok fazla göremezsiniz. Siz eğer bu konuyla ilgili bir yaranız varsa o konuya daha iyi değinebiliyorsunuz. Ben dayımı kaybettiğimde dayımın kızını teselli ederken bana bir gün baban ölürse beni anlarsın demişti. Babamı kaybettiğimde onun dedikleri aklıma geldi ve ne demek istediğini anladım. İnsan başına gelmeden kesinlikle anlayamıyor. Bizler özel anneleriz diyorum çünkü hakikaten engelli bir çocuğu olan için ilk başta kabullenmek zor oluyor. Ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Ben kabullendikten sonra maneviyatıma sığındım. Benim evimde cennetin bir anahtarı var. O benim hem imtihanım hem armağanım. Benim için O Allah'ın bir lütfü. Onun sayesinde cennete girme imkanım olabilir. O çocukların cenneti garanti. Biz onlara iyi anne olursak şefaatçi olma durumumuz var. 

 

Mehmet Bey’in işi dolayısıyla birçok il değiştirdiniz. Bu değişimler hakkında neler söyleyebilirsiniz.

Sürekli il değiştirmek bize çevre edinme konusunda çok yardımcı oldu. Yanımızda bize destek olan ya da olacak çok insan var.

Facebook Yorumları

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...